Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Patria, Minerva, Maria…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:44 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:44

Belma Nur Kartal'ın "Patria, Minerva, Maria" başlıklı köşe yazısı 26 Kasım 2012 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Mirabel kardeşler… Eşleriyle birlikte Trujillo diktatörlüğüne başkaldırıp Clandestine Hareketini kurdular. Trujillo diktatörlüğü için direnişin simgesi Mirabel kardeşler, 1960’ın Kasım ayı başında büyük bir tehlikeydi artık.

“Çocuklarımızın bu yoz, zalim sistemde yetişmesine izin vermeyeceğiz. Bu sisteme karşı savaşmak için gerekirse hayatımı da vermeye hazırım.” dedi Patria… Öyle de oldu, 25 Kasım’da cezaevindeki kocalarını ziyaret dönüşü 3 kız kardeş, diktatörün askerlerince tecavüz edilip katledildi. Onların katline duyulan öfke direnişe güç verdi, bir yıl içinde diktatörlük düştü.

Latin Amerikalı ilerici kadınlar, 1981’de faşist diktatörlüklere karşı 25 Kasım’ı mücadele günü ilan ettiğinde ise bizde 12 Eylül faşist darbesiyle kendini cezaevinde bulan birçok erkek gibi solcu kadınların da hayatı çoktan değişmişti. Bugün yan gelip yatarak yargılanan Kenan Evren’in 12 Eylül faşizmi, ülkenin tarihini değiştirip milyonlarca insanın hayatını karartırken Türkiye’nin Mirabeli kadınlarımız tacize tecavüze de uğradı, bedenlerine elektrik de verildi.
İKD’nin Kadınların Sesi dergisi sorumlusuydu annem… Kızıyla birlikte tutuklanan İKD’li kadın yoldaşını, “Konuşmazsan kızına tecavüz edeceğiz” tehdidiyle konuşturmak istemişti işkencecileri… İKD’lilerin suçu büyüktü çünkü… 20 Yılda Emeklilik, Evlat Acısına Son, Gündelikçi Kadınlar Sigortalanmalı, Kürtaj Yasalaştırılsın kampanyalarıyla ses getirmiş, sesi çıkmıştı. Ses önemlidir kimin sesi olduğunuz… Sesinize göre ayar verir iktidar…
Bugün olduğu gibi… 10 yıldır tepemize çöken AKP’yle birlikte kadına yönelik şiddet kat be kat artmış, direnen tüm kadınlara her türlü hakaret ve şiddet reva görülmüştür. Doğrudan kadınlık onuru, iradesi, kimliği hedeflenmiş analar, kadınlar ve genç kız kardeşlerimiz AKP polisinin vahşi şiddetine maruz kalmıştır.
Dün sesi çıkanlara askeri, bugün sivil soslu darbe yapanların Mirabel kardeşleriyiz! Sistemin statükosuna çomak sokanlarız evde, sokakta, karakolda şiddeti hak edenleriz! Düzenin ‘sırtından sopa, karnından sıpa’ eksik edilmeyenleri, eksik etekleri, saçı uzun aklı kısalarıyız. Günde 5 kadının öldürüldüğü bu ülkede “5 çocuk doğur” diyenlerin “çocuk gelin”leriyiz. “Yurtta savaş, cihanda savaş” diyenlere can verenler, töreye- berdele pazarlarda satılanlarız.
Savaşların ganimeti, kızlarını oğullarını kaybedenleriz. 400. kez “Asla vazgeçmeyeceğiz, asla affetmeyeceğiz” diyen Cumartesi Anneleri, “Çocuklarımızı bizden alan devlete hakkımızı helal etmiyoruz” diyen asker analarıyız! Yok sayılanlar, adı olmayanlarız. Ucuz işgücü, eşit işe eşit ücret alamayanlarız. Yokluğun, açlığın, işsizliğin, hayat pahalılığının, militarizmin ve kapitalizmin artan vahşetiyle onurları örselenen yaşayan ölüleriz.

Evde, sokakta, işyerinde, gözaltında tecavüze uğrarken katillerimiz “ağır tahrik”le affedilirken gerici iktidarın düzeninden her gün kadın cinayetlerinin kara haberleri gelmeye devam ediyor. Kapitalizm ve emperyalizmin kıskacındaki bu ülkede kadına yönelik şiddet artarak sürüyor. Sadece bu yılın ilk sekiz ayında 114 kadının öldürüldüğü, 171 kadının yaralandığı, 78 kadının tecavüz edildiği, 106 kadının taciz edildiği bu ülkede bizi korumak için buldukları tek çözüm ise elimize tutuşturdukları “panik butonu”dur.

“Ölüm değil çözüm istiyoruz!” Cezaevlerinde 68 gün süren açlık grevi direnişinin sloganıydı. Biz kadınlar da ölüm değil çözüm istiyoruz artık! Çözüm savaştan ve şiddetten beslenenlerin ne butonunda ne de köhne düzenindedir. Çözüm ne ruhuna fatifa okudukları 1. cumhuriyette ne de gerici savaş bezirganlarının 2. cumhuriyetindedir. Çözüm ellerimizde kadınların kardeşlik ve barış türküleriyle kuracağı sosyalist cumhuriyettedir.

Direniş bayrağını biz emekçi kadınlar Mirabel kardeşlerden devraldık. “Bunca acıyla dolu ülkemiz için yapılacak her şeyi yapmak bir mutluluk kaynağı kollarını kavuşturup oturmaksa çok üzücü” diyen Minerva gibi bunca acıyla dolu ülkemiz için yapılacak her şeyi yapacağız, bedeli ne olursa olsun! Hiçbir zulüm sonsuz, hiçbir savaş bitmez, hiçbir zorba gitmez değildir. Bitecekler! Gidecekler!

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları