Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

N'oluyor Memlekette Yahu? BELMA NUR KARTAL (Samsun)

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

Benim bildiğim, 7 Temmuz'da KEY ödemeleri başlayacaktı. Ama, sonrasında öğrendim ki, 7 Temmuz'da darbe yapılacağı için KEY ödemeleri ertelenmiş. Sarıkız mı Karakız mı, Ay ışığı mı Ampul ışığı mı derken, çok demokratik bir şekilde 13 ayda 58 kişiyi derdest ettiler.

AKP'yi devirme niyetinden suçlananların sayısı yeni gözaltılarla arttıkça ve daha bitmedi, devamı gelecek dedikçe birileri tırsmamak elde değil... Kıldığı her namazda AKP aleyhine dua eden dedem bile dut yemiş bülbüle döndü, ben de çocuklarıma günlük tutmayı yasaklayıp vatana, millete ne kadar zararlı bir edebiyat türü olduğuna çocuklarımı ikna ettim.

Nereye elimizi atsak altından Ergenekoncular çıkıyor. Az önce söyledi annem, korkudan büyümüş gözleriyle nefes nefese 1 Mayıs'ta Taksim'e de Ergenekoncular yüzünden izin vermemişler, 1 Mayıs'ın arkasında da Ergenekoncular varmış. İstanbul Valisi Güler açıklama yapmış, Güler'in açıklamasına gülünce, bir hayli sinirlenen annem "İstikrar ve demokrasi düşmanı seni! İstanbul Valisi'nden daha mı iyi bileceksin sen? Samsun'un 1 Mayısı dururken, Taksim'in 1 Mayısı'na gidip valiyi üzmeye ne hakkın var?" deyince tebessümüm yüzümde dondu.

6 Temmuz'u 7 Temmuz'a bağlayan gece, Ergenekon davası rüyama girdi. Rüyamda Hoca Efendi, elinde kocaman bir ampul, ekolu bir sesle "Bitmediii!.. Devamı geleceeek!." diyor, AKP'yi istemeyen yüzde 53'ün hepsi gözaltına alınırken, yüzde 47'di de 'Ortak Akıl Hareketi' pankartının arkasında alkışlıyordu. Kimler yoktu ki Müsiad, Marsiad, Askon, Memur-Sen, Hak-İş, Diyanet-Sen, Tüketiciler Birliği, Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı, Şanlıurfa Haliliye Kültür ve İlim Vakfı, Ribat Vakfı, Suffa Vakfı, Okuma Alışkanlığını Kazandırma ve Dayanışma Derneği, Vatan İçin Can Verenler Federasyonu, Bayrampaşa Yeşil Cami İlme Hizmet Vakfı, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, İHH İnsani Yardım Vakfı, Mazlum-Der, Benim Adıma Karar Verme Platformu, İlim Yayma Cemiyeti, Demokrat Hanımlar Derneği, Çağdaş Aile Derneği, Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, Sivil Düşünce Platformu, Mümtazer Türköne, Abdurrahman Dilipak, Hüseyin Hatemi, Mehmet Metiner...

Rüyamda, Ortak Akıllıların arasında, kolunda Dilipak, bana tebessüm ederek bakan Şanar Yurdatapan'ı görünce hislenip, onun yazdığı Arkadaş şarkısını mırıldanmaya başladım. "Evet arkadaş, kim olduğumu, ne olduğumu, nerden gelip, nereye gittiğimi sen öğrettin bana. Elimden tutup karanlıktan aydınlığa sen çıkardın" diyordum ki, Yurdatapan hışımla elindeki türbanı başına takınca kan ter içinde uyandım.

Bu kadar entelektüeli bir arada görünce rüyamda, aklıma Foreign Policy'nin düzenlediği "Yaşayan En Büyük 100 Entelektüel' anketinde dördüncü olan Nobel ödüllü Orhan Pamuk'u aramak geldi. Telefona çıkan Pamuk, "Fethullah Gülen birinci oldu, sen onu ara" dedi. Önerisini dikkate alıp Hoca efendi'yi aradım ve gördüğüm rüyamı anlatıp, "Hocam, ben çok şiddetli bir hale yakalandım, tam anlamıyla vesvesemi bilmiyorum ama çok acı verici kabuslar görüyorum, hep yangın hali gibi bir şey. Hocam duanızı bekliyorum" deyince Hoca Efendi, "Şuursuz! Senin hislerin felç olmuş. O bir kere kabus değil, hayırlara vesile bir müjdedir. Yoksa sen Fethullaştıramadıklamızdan mısın? Türkiye Müslüman'dır, Müslüman kalacaktır. Tekbiiir Allahüekber!.." dedi ve kapattı. Dahili görüşmeyi bitirip yurda döndüm.

İlk işim, eski TKP Genel Sekreteri Nabi Yağcı'yı aramak oldu. Yağcı'ya, rüyamı anlatıp son gelişmeleri sordum. Yağcı, "Türkiye bugün gecikmiş Rönesans'ını yaşıyor. Bu devrim de senin gibilerde travma yaratıyor. Türkiye'de fiili bir darbe tehlikesi var. Darbeye karşı çıkan 'kararlı demokrasi cephesi' kurulmalı. Bu blokta muhafazakâr ve liberal demokratlarla solcular toplanmalı. Türkiye kriz değil devrim yaşıyor. Sol, devletin tarafında olmaz. Eee, ilerleyemezseniz gerilersiniz ve işçi sınıfıyla devrim bildik sopalarına sarılırsınız tabii." dedi.

Hemen TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ı arayıp durumu bildirdim. İşçi sınıfıyla devrim sopasına sarılmaktan vaz mı geçsek, Yağcı kızıyor dedim. Okuyan, gayet sakin "Ben ona Yağcı olamazsın demedim, solcu olamazsın dedim. Söyle Yağcı'ya, ülkemizi Amerikancılara, AB'cilere, Sorosçulara, AKP'ye, Fettullahçılara, NATO'culara teslim etmeyeceğiz! Ne darbesi bacım, ABD darbecileri harcar mı? Türkiye'de NATO planı olmadan, sermaye onayı alınmadan darbe olmaz, olursa da bunun trajikomik sonuçları olur. Kenan Evren yargılandı mı? Ergenekon kadar başına taş düşsün!" deyip telefonu yüzüme kapattı.

Çok bozulmuştum. Sen misin telefonu kapatan, aklıma Ufuk Uras geldi. "Sizin çevreniz geniştir, darbe marbe olur mu Sayın Vekilim n'oluyor memlekette?" diye sordum. Uras sert çıktı: "Darbe girişiminde bulunanları cezalandıralım. Türkiye Muz Cumhuriyeti değil, Dingonun ahırı da değil! Kepaze işler bunlar" diyen Uras'ı esefle kınadım. Bu kadar özgürlük aşığı ve güzide meclisimizin tek sosyalist milletvekili olan Uras'ın Avustralya vahşi kopeği dingolarla alıp veremediği neydi, düşündüm doğrusu. Dingo Avusturyalı değil de Avrupalı olsaydı tepkiniz ne olurdu, diye soracak oldum. Ancak, elindeki darbeci arama önergesini görünce tırstım. O da fark etmiş olacak ki gözlerimdeki korkuyu "Havet soLcu bacım, darbe arayışlarını araştırmak için önerge hazırladım, demokrasiyi savunmak lazım. Çetelere bakıyorum, hayret ediyorum" diyen Uras'a ben de hayretle bakakaldım

AKP hakkında ne düşündüğü soruma, "AKP kapanmasın" dedi. Ama dedim, "çok korkuyorum, sanki ülke bir yerlere gidiyor" sözlerime "korkma Türkiye İran değil, Erdoğan da Humeyni..." diye karşılık verince içim rahatladı. İyi ki, demokrasi düşmanı kötü kalpli paşalardan, AKP'yi eleştiren gazeteci yazarlardan, ulusalcı "karanlık" akademisyen ve siyasetçilerden bizi kurtaracak böyle vekillerimiz vardı.

"Türkiye'nin iki yüzü var biri karanlık diğeri AK, AK yüzünü ön plana çıkarmalıyız biz" diyen Uras'a, "Bunun için mi türban oylamasında boş oy kullandınız?" diye sordum. Uras, güldü ve "Ben şahsen türbana karşı değilim, kravata karşıyım. Kravat Hırvatların getirdiği bir zulüm açınca ferahlıyorum. Kalıpları kırmak lazım" dedi. Benim daraldığımı fark etmiş olmalı ki, "Ben klarnet çalıyorum, o beni çok rahatlatıyor. Sen de çal" diye ekledi.

Klarnet çalmayı bilmediğimden ıslık çalıyordum ki, cep telefonumun sesiyle irkildim. Arayan 'Telekulak'tı ve bana soruyordu: "TaRaFlı mısın, TaRaFsız mı? "

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları