Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Kırmızı don...

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:47

Belma Nur Kartal'ın “Kırmızı don...” başlıklı yazısı 31 Aralık 2012 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

2012’nin son yazısı... Şunun şurasında birkaç saat kalmış yeni yıla selam vermeye… “Koca adamsın, sokakta çocuklarla aşık oynamaktan utanmıyor musun?” sorusuna “Sizin gibi yalancılarla ‘hükümet oyunu’ oynamaktansa, çocuklarla aşık oynamak daha iyidir!” yanıtı veren Diyojen gibiyim. “Hayvanlardan en şiddetli ısıran hangisidir?” diye soranlara “Vahşi hayvanlardan insanın gıyabında konuşanlar ehli hayvanlardan ise dalkavuklar!” diyen, öğle vakti elinde fener “Bir adam arıyorum!” diye bağırıp Atina sokaklarında dolaşan Sinoplu Diyojen gibiyim.

Hükümet oyunu oynayan yalancıların iktidarında 31 Aralık gecesi, ister kırmızı don giy, ister aksırıncaya tıksırıncaya dek ye iç, ne yaparsan yap… Sabah uyandığında 2012’nin vahşeti geride kalmayacak, biliyorsun. Eski yılda kazık yediklerin yeni yılda da karşına çıkacak. 2012’de sol yanağına yediğin yumruğa, sağ yanağını uzatıp “Sen 2013’sün, göster farkını” demek de kurtarmayacak seni… Hiçbir şey değişmeyecek! Sen değişmediğin sürece…

Bu yıl da iktidardalar… Ezilenler ve yoksullar ölürken, yeni yıl sana da barış, sağlık ve mutluluk getirmeyecek. 2012’yi AKP’nin 4+4+4, sendikalar, yerel yönetimler, üniversiteler yasasıyla, Tayyip’in başkanlık düşü, savaş taşeronluğu, yargı-yasama-yürütmeyi sarımsaklasak da mı saklasak üç kağıdı ve gaz bombası, biber gazı, hapishanelerine rağmen bir türlü teslim alamadığı sokakların muhalefetiyle geçirdik. Bu gece, bu gerçek değişmeyecek.

“Sokaktayım, elim yüzüm üstüm başım gazete… Sokakta tank paleti, sokakta düdük sesi, sokakta tomson, sokağa çıkmak yasak!” Demek o ki, bu yıl kış daha zorlu geçecek. Gelen kışla birlikte bizim havamız da sertleşecek. İktidar saldırdıkça sokaklar isyan ederken sen dileklerin kabul olsun, şans ve uğur getirsin diye yılbaşı gecesi giydiğin kırmızı donunla daha ne kadar yan çizersin bilmem!

Diktatörün sözlerine kulak asma sokaklar isyan ederken kırmızı donuna bakma! Gücünü bilimden değil din bezirganlığı ve zorbalıktan alanların yalanına kanma değiş! Kendine sahip çıkmadın, bari “yine kitapları, türküleri ve bayraklarıyla gelen” ODTÜ’nün onurlu gençlerine, çocuklarına sahip çık. Zübük rektörlere, küçük faşistlere, Taliban’ın önünde eğilenlere değil, boyun eğmeyen talebelere sahip çık.

Değiş zalimin zulmünden korkmayanlara bak. Şişecam’ın Topkapı’daki fabrikası yeni yıla direnerek giriyor görüyor musun? Asgari ücrete karşı fabrikasını işgal eden işçileri, Devrim Stadyumuna “ODTÜ ayakta” yazan öğrencileri, Roboski’de katledilen çocukların ağıt yakan analarını, “Fermanları yırt at, ayağa kalk! Bir daha düşün Tayyip” diyen solcu liselileri, “Son NATO askeri gidene dek mücadelemiz devam edecek” diyen komünistleri, düzmece davalarla cezaevlerinde aslanlar gibi yatanları unutma!

“Başbakanım istesin cam bile silerim”,”Başbakanıma itaat ederim” diyenlerin, Amerikan emperyalizminin taşeronluğunu yapanların, efendilerinin Ortadoğu’daki çıkarları için memleketini savaşa sokup parsel parsel satanların, savaş füzelerini dikenlerin füzelerine binip gideceğini, bir gün mutlaka bizim ülkemize de gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan ekmek, gül ve hürriyet günlerinin geleceğini kırmızı donuna bak da bir daha düşün!

Artık değiş, göster farkını!.. Savaş ve ölüm yatırımı 2023 ve 2071 projelerine değil 2013’e, barışa, geleceğine ve kurtuluşuna sahip çık! Yağcılara, yandaşlara, liboşlara değil boyun eğmeyenlere yoldaş ol! İşkenceler, katliamlar ve darbecilerle geçip giden cumhuriyetin ne ilkinin kayıplarını unut, ne de ikincisinin ayıplarını…

Her şeye rağmen, başını ve aklını açık tutanlar olduğunu unutup da vicdanının gözünü kendi ellerinle kapama. “Hayat üç buçukla dört arasındadır ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın” diyen Neyzen’in yüreğini gör de değiş! Değiş ki bu acılar, bu sancılar bitsin. Bu yürek, bu buz gibi sokaklar, yarınsız insanlar, insansız geceler ısınsın ellerimizin, aklımızın, yüreğimizin ateşiyle...

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları