Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Karadeniz uşağı sermayenin uşağı olmayacak!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:01

12 Eylül’e beş kala, çatışmaların yoğun olduğu günlerdeyiz. Bir gece yarısı silah sesleriyle uyandık. Hemen her evden kurşun sesleri geliyor. Bir de Romanya’dan konuğumuz var. Elena… Korkuyla haykırıyor Elena:“Işıkları kapatın, yere yatın!” Mahalle basıldı diye barikat kuruyoruz evin kapısına… Annemin birkaç kişinin zor kaldırdığı mermer masasından barikatını yıkmak ne mümkün! Ancak babamı zaptedemiyoruz. Tutturdu dışarı çıkacağım diye… Annemle epeyce cebelleşip barikatı yıktıktan sonra sokağa çıkmayı başaran babam beş dakika sonra geri döndü. Meğer Ay tutulmuş, bunu gören mahalleli de cozutup, Ay’ı kurşun yağmuruna tutmuş.

İşte NASA da bizim mahallenin magandaları gibi aşka gelmiş geçenlerde. Nobel Barış Ödülü’nün, dünya barışına katkılarından dolayı Obama’ya verilmesinin şerefine o gün, NASA Ay'ı bombalamış. Ula kuduruklar, her yeri hallettiniz, sıra Ay’a mı geldi? İnşallah şu uzaylı masalları doğrudur da onlar da sizi ve Obama’ya barış ödülü veren tezekleri bombalar evrenin tüm uzaylıları birleşir de Zapatistaların, Kuzey Amerika yerlilerinin, Ortadoğu’nun ve tüm yoksul halkların acısını sizden çıkarır.

Bu ilk de değil üstelik… Son 50 yılda Ay yüzeyi defalarca bombalanmış. Niye? Güya su arıyorlarmış. Yalan!.. Sudan bahanelerle bu güzelim dünyanın içine edip gözünü Ay’a dikenler, bir meta aracı gördükleri su kaynaklarını özelleştirenler, en küçük yerel yöneticiye bile ulaşıp “yerelleşme-demokratikleşme” mavralarıyla çaldıkları minarelere kılıf uyduran IMF çocuğu piyasacılar, Dikili’de Osman Özgüven’e düşman, Ankara’da Melih Gökçek’e dost olurlar.

İstanbul’da gayrimeşru su forumu yaparlar gaz, elektrik, ulaşım, sağlık, eğitimde yaşanan piyasalaştırmaya suyu da eklerler. Barajları, gölleri, akarsuları sermayeye devredip bizim gibi yoksullara iki ölümden birini seçin derler: “Ya işsizlik ve açlıktan ölün ya da susuzluktan…” Bizim gibi işsizliğin çok yüksek olduğu ülkelerde işte bu yüzden, su ve enerji satılırken bazı şuursuz hemşerilerim alkışlar. “Derenize, toprağınıza piyasacıları sokmayın. Santralleri diktirmeyin” diyen yurtseverlere ve çevrecilere de “Hadi len sen de! Bize iş, ekmek verecekler” derler. Tıpkı Samsun’da olduğu gibi…

Borasco, Samsun’un Çarşamba ilçesi Durusu köyüne doğalgaz çevrim santrali kurmak ister. Ancak, hemen burnunun dibindeki Tekkeköy ilçesinde kurulan Cengiz Enerji ve AKSA’ya ait iki mobil santralle yıllarca mücadele eden, kanser oranının oldukça yüksek olduğu Tekkeköylülerin başına gelenlerden ibret alan Durusulular Borasco’yu köylerinden kovarlar. Durusu’yu kandıramayan Borasco bu kez biraz uzağa, Samsun’un Terme-Akçay mevkiine gider. Borasco Başkanı, santralin inşa edileceği toplam 30 bin 600 tapulu alanda, arazilerini satın almak için köylülerle görüşür. Dağıttıkları broşürlerle “Bize Katılın” çağrısı yapar. Broşürde, “İnşaat ve işletme süresince çalışacak vasıflı ve vasıfsız elemanlar alınacak. Yörede ikamet edenlere öncelik tanınacak” denir. Yoksulluğun teslim aldığı köylüler birer birer arazilerini satıp, santralin inşaatında çalışmak uğruna kendi mezarını kazmaya imza atar. Tam 300 ağaç kesilir bir anda bölgede… Artvin ve Rize'de termik santraller için kesilen binlerce ağaç gibi...

Neyse ki, santral lobilerinin “İşsizliği çözeceğiz” palavrasını yemeyenler de çok memletimde .

Tekkeköylüler “Mobil santral bizi ihya etti de biz mi farkına varamadık? Santraller kurulalı yıllar oldu ama bizim hala işimiz yok. Hepimizi kanser edecek olan bu santrallerde çalışmak akıl işi mi?” diyorlar. Bir de stikerları var arabalarına, evlerine yapıştırdıkları: % 100 dumansız hava sahası için termik santrallere hayır”

Samsun'a kurulacak altı santralden ikisinin yolu çoktan açıldı. ÇED raporları tamam. Biri neredeyse bir yıllık bebe ama bir halk örgütlenmesi olan Samsun Çevre Meclisi’nin öncülüğünde yürüyen Tekkeköy halkının direnişine rağmen Çarşamba- Selyeri’nde Cengiz Enerji’nin, diğeri ise Terme'de Borasco'nun... Bunlar yetmezmiş gibi, 2B yüzünden ormanlık arazi engeline takılan Cengiz Enerji’nin üç termik santrali de sırada bekliyor. Kapatılan iki mobil santralin yerine 3 yeni termik santralle belanın daha babası yolda…

Piyasacılar Karadeniz’in ırzına geçmeye kararlı… Termik, hidroelektrik santraller, maden işletmeleri, çimento fabrikaları, Sinop’ta nükleer santralle büyük bir talana hazırlanıyorlar. "Yazı da gelse tura da gelse hatta dik de dursa nükleer santral yapacağız" diyen AKP hükümeti, tarım kenti olan Samsun ve Karadeniz’i kirli yatırımların merkezi yapmak istiyor.

İşte bu ahval ve şerait üzerinedir ki, 24 Ekim’de Samsun Çevre Birlikteliği Karadeniz Bölgesi’ni kapsayacak şekilde Samsun’da "Karadeniz Enerji Çöplüğü Olmayacak" mitingi yapacak. Miting ve yürüyüşe Zonguldak, Bartın, Sinop, Amasya, Çorum, Tokat, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerinden katılım olacak. Çünkü, Samsun’da 6 termik, 4 HES, Zonguldak’ta 8 termik, 2 HES, Sinop’ta 3 termik, 4 HES, Bartın’da 1 termik, 2 HES, Çorum’da 3 termik, 1 HES, Amasya’da 1 termik, 2 HES, Tokat’ta 1termik, 5 HES, Ordu’da 8 HES, Giresun’da 19 HES, Trabzon’da 31 HES, Rize’de 20 HES ve Artvin’de 1 termik ile 26 HES için başvuruda bulunmuş ve lisans almış firmalar var.

Miting Samsun Çevre Birlikteliği içinde yer alan başta TMMOB, TTB ve KESK olmak üzere demokratik kitle örgütleri ile birlikte düzenlenecek. Bu nedenle TMMOB, TTB, KESK, DİSK Genel Başkanları da mitinge davet edildi. Başbakan Güneysu’da Karadeniz’e kurulacak santralleri protesto edenler için "işi gücü olmayanlar" demişti. O yüzden işi gücü olmayanlar da benim davetlimdir.

Demokratik açılım, insan hakları diye diye gezen ey başbakan! Bu da bizim açılımımız olsun sana… Bize rağmen ne sen, ne de piyasacılarının santrallerinin borusu ötmeyecek bu topraklarda. Karalahanamız, hamsimiz, mısır ekmeğimiz ve kara deryamız üzerine ant olsun ki çocuklarımıza zehir solutmayacağız! Parasızlığın onursuzluktan daha değerli olduğunu inat ve sabırla anlatacağız! Karadeniz uşağı sermayenin uşağı olmayacak! Haydi horona!

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları