Belma Nur Kartal
İyi ki doğdun Hamido!...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:05
KENTİN SESİ - SAMSUN Yazıları
16 Mart bugün… Bir şarkı duydum, kalbim acıdı… “Mart’ın onaltısında yedi can/ düştük gün ortasında yedi can…”
Sene 1978… 16 Mart günü öğle saatlerinde İstanbul Üniversitesi'nden çıkan kalabalık bir solcu öğrenci grubunun üzerine bomba atılır, 7 öğrenci ölür: Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Hatice Özen, Hamit Akıl, A. Turan Ören, Murat Kurt, Abdullah Şimşek… 3 sanığın yargılandığı dava, zaman aşımı süresi dolduğu gerekçesiyle 2008’de ortadan kaldırılır.
Deniz’le Yusuf da idamlarına giden yolda, Gemerek’te bugün ele geçirilirler. Bu halkın çocuklarının katline ferman okunduğu o gün doğar işte Hamdullah Uysal… 16 Mart 2010’da, bugün yaşasaydı Hamido, 40 yaşına girecekti…
Samsun’da TEKEL işçisi kardeşleriyle omuz omuza, o güzel işçilerin 11 Mart’ta kurduğu işçi komitesinde yerini alacaktı yaşasaydı Hamido... İşçi kardeşleri 12 Mart’ta raylı sistem açılışında AKP’li bakan ve vekili protesto ederken “Raylı sisteminize değil, işe aşa ekmeğe ihtiyacımız var” diye onlarla birlikte haykıracak, polis saldırırken “Hırsızlar orada!" diye isyan edecekti arkadaşlarıyla etten duvar olurken Hamido… “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz?” diye soracak ve sonra tıpkı arkadaşları gibi göğsünü gere gere “Biz haklıyız, biz kazanacağız” diye ses verecekti.
“Getma getma yanarim da, gedan guni sayarim / gedup geri bakmasan da çira gibi yanarim...
Getma sevduğum getma da dunya gelur dar bena..” O şekilde yaşamalısın ki, ölünce mezarcı bile ağlasın, der ya Mark Twain… Hamido öyle bir yaşadı ve gitti ki mezarcısını da ağlattı, işçi kardeşlerini de…
Hamidooo… Bugün, senin doğduğun gün, bitane kardeşim beyin ameliyatı oluyor Cerrahpaşa’da… Senin doğduğun gün Hamido… Senin bacına sarıldığımda görmüştüm acının acısını…. “Dağlar taşlar can versin! Abimi nasıl kefene sardınız gardaş?..” diye ağıtlar yakan Cennet’in gözlerinde... Ben artık Cerrahpaşa türküsü dinleyemez oldum Hamido… Dua et Hamido… Senin doğduğun gün, kardeşimin de yeniden doğduğu, 7 saat sonra güne ve hayat denilen bu kavgaya gözünü açtığı gün olsun Hamido…
Kısa bir öyküdür yaşamak… Uğruna upuzun acılar çektiğimiz… Bir türküdür yaşamak… Bir daha, bir daha söylemek için delirdiğimiz…
“Yapma bacım” der gülerdin belki… “Yakışır mı sana, yakışır mı TEKEL’cilerin bacısına ağlayıp sızlamak?..” Biz ağlarız, gözümüzün yaşını siler de, yine düşeriz yollara, meydanlara, alanlara… Ne seni ne kardeşlerini unuturuz. Bak arkadaşların Samsun’da yine alanlarda… Direniş komitelerini kurdular. Senin dönemediğin, canını verdiğin Ankara direniş çadırlarından selam ediyorlar sana…
Arkadaşların soruyor “16 Mart Hamdullah’ın doğum günü, ne yapacağız?” Ne mi yapacağız kardeşler?.. Kuracağız Cumhuriyet Meydanına direniş çadırımızı… Hamdullah Uysal Direniş Çadırımızı…
Hamdullah’ın doğduğu, Deniz’le Yusuf’un ele geçtiği, 7 üniversite öğrencisinin katledildiği ve benim kardeşimin ölüm kalım günü, kuracaksınız direniş çadırınızı… Başka yolu yok!... Sözümüz var Hamido’ya… Biz haklıyız, biz kazanacağız!... İyi ki doğdun Hamido… İyi ki direnişimizin kızıl gülü oldun!...
Eli kulağında bitecek cehennem dolanı, yunup arınacak karabasanından, bitecek halkımın özlemi… Süt, toprak, torna üretenin olacak… Bitecek yurdumun özlemi, sesini bulacak her karışı, sesini bulacak Beyazıt… Güvenin, sevginin sesini… Hepsini görür nasılsa,
nasılsa hepsini yaşar, havada kalmaz, mutlak bulacak avazım kendine bir yer… Çitler kesilir birer birer, cop ve bomba alt edilirler, biz ki gürleyen birer volkanız… Bin dallı yasemen oluruz hainin, işbirlikçinin, fesadın karşısında…