Belma Nur Kartal
İçimiz çölse biri geçmiştir
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:19 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:19
Üç gün önceydi… Samsun'da özel halk otobüsü, minibüs ve kamyonetin karıştığı trafik kazasında 2 yolcu hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. Artık adı var, kendi yok TEKEL Kavşağı'nda bir minibüs dolmuş, önce yolcu otobüsüyle sonra kamyonetle çarpıştı üç gün önce… Can pazarında minibüsteki yolcular yola savruldu. O yaralılardan biri de 35 yıllık tiyatro sanatçısı Cemal Dönmez’di. Ağır yaralanan Cemal OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşam savaşına yenik düştü. 51 yaşında, 4 çocuk babası Cemal’imizin cenazesi, dün yıllarını verdiği Gazi Sahnesi'ne getirildi. Tiyatrocu arkadaşlarının alkışlarıyla Bafra'nın Dededağ köyüne uğurlandı.
Cemal, 1987 yılında Samsun Belediyesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü'ne girdi. Öğrenciliği sırasında 'Reis Bey, Nalınlar, Türklerin Dili, Vatan Kurtaran Şaban, Karaların Mehmetleri, Ellerimin Arasındaki Hayat' gibi birçok oyunda sahne aldı, yönetmen yardımcılığı yaptı. 1992'de mezun olduktan sonra öğretim görevlisi olarak Türk Tiyatro Tarihi derslerine girdi, 1996'da Gazi Belediyesi Tiyatro Topluluğu'nu kurdu.
1996 yılında Samsun’da tiyatro tarihçesini araştırıp 35 yıl önce üç yerleşik sahnesi olan bu kenti, o anki sahnesiz durumundan kurtarıp kamuoyu oluşturmak için “1960’lardan Günümüze Tiyatro” konulu Fotoğraf, Kostüm, Aksesuar sergisi açan ve 1960’lardan günümüze kadar tiyatroya emek vermiş tiyatro emekçilerine plaket verdirerek onları onurlandıran da oydu…
Bölüm başkanı olarak görevini yürüten Cemal, 1997'de TOBAV'ın düzenlediği 13. Denizli Uluslararası Amatör Tiyatrolar Festivali'nde Amatör Tiyatrolar Birliği tarafından Karadeniz Bölge Sorumlusu seçildi. Bölüm başkanlığı döneminde “Cin oyunu”, “Evin kadınları”, “Hayvanlar okulu”, “Yaşasın kavuniçi”, “Kuş”, “Sessiz kalemlerin öyküsü”, “Hadi öldürsene canikom”, ”Sevimli palyaçolar”, ”Düdüklüde kıymalı bamya”, “Hüzün mahallesi otobüsü”, “Akide şekeri”, “Hamlet efendi”, “İbiş yeni evinde” ve “Boyacı” oyunlarını Samsun sevircisiyle buluşturup turnelere gitmesine öncülük etti.
Birçok oyunu turnelerle seyirciyle buluşturan Cemal, 1998’de Karagöz gölge oyunu üzerine araştırma yaparak amatörce gösteriler yapmış, 2000 yılında Karagöz sanatını geliştirerek profesyonelliğe adım atmış, 2004 yılında UNİMA (Uluslar arası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği) Türkiye Milli Merkezi Üyesi olmayı hak etmişti. Türkiye`de bu alanda önemli sanatçılar arasında gösterilen, Karagöz tasvirlerini de kendisi yapan, günümüzde tek UNİMA üyesi Karagöz sanatçısı olan hayali Cemal DÖNMEZ okul sezonlarında da Samsun ilköğretim okulları yanı sıra Karadeniz bölgesinde turneler yapmaktaydı.
Cemal, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Toplum Merkezi, Çocuk Esirgeme Kurumu, Yaşar Doğu Yetiştirme Yurdunun yanı sıra Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve birçok ilköğretim okulunda tiyatro ve yaratıcı drama kurslarında gönüllü öğretmenlik yapmıştır.
O, geleneksel tiyatromuzun mihenk taşı Karagöz gölge oyununun sadece Ramazan ayında hatırlanıp Ramazan pidesine çevrilmesinden duyduğu üzüntüyü anlatırdı. Karagöz'ün Türk ulusunu yansıtan bir karakter değil, bizzat kendisi olduğunu söylerdi. “Karagöz’ü oynatan Karagözcüler daha çok desteklenmeli, eğitimlere tabi tutulmalı, teşvik edici ödüllü metin yazma yarışmaları düzenlenmeli, Karagöz akademilerde ders olarak okutulmalı” derdi.
Çok severdi gölge oyunu tasvirlerini… Çocukları gibiydi sanki… Sitem ettiği günlerden birinde atölyesine gittiğimde çocuklar gibi mutlu olan, gülen yüzü aklımda kaldı şimdi… Eline aldığı bir tasvirle “Hoş geldiniz” deyişi kaldı hayalimde Hayali Cemal’imizin… Onları kendi elleriyle nasıl yaptığını, boyadığını heyecanla anlatışı…
Bu lanet kentten bir sanatçı göçtü gitti… Onu bu kentin tek tiyatro sahnesi Gazi Sahnesi’nden uğurladık dün… Sonrasında akşam saatlerinde Düşevi Oyuncuları Genel Sanat Yönetmeni sevgili Cem Kaynar’ın yanındaydık. Nasılsın diyorum, yüzünün halini göre göre, bile bile… “Kötüyüm, çok kötü…” diyen Cem’in henüz bir hafta önce Gazi Sahnesi’nde, Samsun Meclisi’nin halka açık ilk toplantısındaki konuşmasını anımsıyorum.
“Sanat muhaliftir. Sanatçı deli insandır, farklı olduğu için yol açar, ufuk açar. Yaşadığımız ülkenin genel sorunlarına bakmadan kente bakmak da mümkün değil, biliyorum. Bu tiyatro salonu bizim evimiz, her salı burada sahne alırız. İletişim önemli, birbirini tanımalı mücadele edenler. Samsun bir geçiş noktası ve bu kentin kimliğiyle ilgili herkesin sorunu var. Herkesin kıçı başı oynuyor. Samsun’da sanatçıların birliğini sağlamak istiyorsunuz, biz de birliği sağlamak için sanatçı kimliğimizle Samsun’u konuşalım” deyişini… Gazi Sahnesi’nin kapatılmasını şimdilik nasıl durdurduklarını…
Hafta sonu Atakum Kültür ve Eğlence Merkezinde sevgili Serkan Türk’ün şiirleri ve İlker Filiz’in şarkılarıyla sanatta da piyasacılığa, gericiliğe, yozlaşmaya boyun eğmeyeceğimizi göstereceğiz. "Şiirler ve Şarkılarla Her Şeyin Güzel Olma Nedenleri" programında olacağız. Şiirlerimizi, şarkılarımızı Cemal için söyleyeceğiz.
Müzisyen İlker Filiz İstanbul'dan, Ada Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, şair- yazar Serkan Türk Trabzon’dan yollara düşüp Samsun’a gelecekler. Sanatseverler, şiir dostlarıyla Serkan, "Okuma, Yazma ve Anlam" konulu bir de söyleşide bulunacak, kendi şiirlerinden örnekler sunacak, “Uzak Yaz”, “Rüzgârlı Camlar” ve “Her Şeyin Güzel Olma Nedenleri” adlı kitaplarını imzalayacak.
Her şeye, tüm çürümüşlüğe ve kötülüklere, kötü haberlere rağmen yine de her şeyin güzel olabilmesinin bir nedeni vardır. İçimizin o sonsuz acısını şenliğe dönüştürecek o güzellik hayata ve insana dair bitip tükenmeyen umutlarımızdır, direnme gücümüzdür. Ölüm ve yaşam… İçimizin ağrısı, dışımızın şenliği, düş olup giden Hayali Cemal’imiz bu gece ışıklar içinde yatsın, Serkan’ın Çöl ve Kir şiiri onun tüm yürek kırgınlıklarına merhem olsun.
”bıraktığım, sustuğum, sırt döndüğüm /ne varsa benimle geliyor
içeriye açılan kapılar vardır /orada dururum birinin önünde /bakarım dönecek anahtarlara
kilitlere /açılacak olana
tuhaf bir belirsizlik çöker akşamla /bir salyangoz yürür yeniden/aynı serin yaprakların arasında
hem ağrısısın içimin /hem istediği şenlik,
döndüm dersin /yakasını düzeltirken gömleğimin /kiriyle karşılaşmış kalbim sevinir
söz edersin tozundan kumundan ayaklarından
içimiz çölse biri geçmiştir”