Belma Nur Kartal
Her şey bitti!
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48
Belma Nur Kartal'ın “Her şey bitti!” başlıklı yazısı 21 Ocak 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Alman Patriot bataryaları bugün Türkiye’de… Hatay’ın İskenderun Limanı’ndan Kahra-manmaraş’a götürülüp Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş’a konuşlandırılacak. Patriot başına da bin yabancı asker! Suriye sınırında NATO operasyonlarına katılmak için…
Dün Türkiye ayaktaydı. KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla her yerde “ABD Emperyalizminin Taşeronu Olmayacağız! Ortadoğu’nun Geleceğine Halklar Karar Versin! Suriye’de Emperyalist Müdahaleye Hayır!” eylemleri yapıldı.
Her şey bu yüzden! Hâlâ teslim olmayanlar, diz çökmeyenler yüzünden!.. Başbakan ve iktidarı bunca saldırısına, baskı ve zulmüne rağmen korkunç planlarına bu halkı korkutarak ikna edemiyor. Hâlâ boyun eğmeyenleri gördükçe de daha çok zalimleşiyor. Geleceğini emperyalizme taşeronlukta gören AKP iktidarı, geleceğini tam bağımsız Türkiye’de görenlere tüm öfkesi ve şiddetiyle saldırmaya devam ediyor.
İktidara boyun eğmeme suçundan siz de gözaltına alınırsanız bir gün, bu gidişle sizi savunacak avukat da bırakmayacaklar artık dışarıda… Çünkü, bu kez savunma hakkına kirli ellerini attılar. Çağdaş Hukukçular Derneği şubeleri ve Halkın Hukuk Bürosu talan edildi. ÇHD’li 11 avukat, Grup Yorum üyeleri, Yürüyüş dergisi çalışanları gözaltında… 64 kişi İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde…
Avukatların bugün mahkemeye çıkması bekleniyor. Aklın alamayacağı bir hukuksuzluk ve saldırıyla yaşanan gözaltılarda dava dosyalarına, F Tipi Film’e, Güler Zere’nin hayatının anlatıldığı filme, tutsakların gönderdiği mektup ve oyuncaklara, Lenin’in ve Stalin’in kitaplarına el konuldu. Avukatları yerlerde sürükleyerek gözaltına alırlarken operasyona karşı çıkanları da darp ettiler.
Binlerce siyasi tutuklunun, işçilerin, kayıp yakınlarının gönüllü avukatlığını yaptığı için avukatları gözaltına alanlar, avukatı müvekkilinden koparmaya çalışanlar, kutsal denilen savunma hakkını da gasbetmişlerdir.
Her şey Suriye için… Dört ay önce polis servisi bir haberde, “DHKP-C’nin Suriye ile bağlantılı ve yakın ilişkide olduğu” iddia edilmesinden aylar sonra ÇHD’li avukatlar, “taşeron bir sol örgütün avukat yapılanması içerisinde yer almak ve başka ülkeler için ajanlık yapmak”la suçlandı. Tezgah da komplo da ortadadır.
Ajan kim? Suriye’ye ajanlık yapmak suçsa ABD emperyalizmi için ajanlık yapmak yurtseverlik midir? Terörist kim? Silahlı bir eyleme katılmadığı halde mesleğini yaptığı için terörist damgası vurdukları avukatlar mı, haksız hukuksuz, her istediğini yaka paça içeri tıkan zindan bekçileri mi? Bu yaptıklarının adı demokrasi ise faşizm nedir? Barış ortamı bu ise savaş nedir? Sonra ne olacak, bütün bunları yaptıktan sonra ne olacak? Bu ülkeye, halka yapabilecekleri her kötülüğü, ezayı cefayı yaptıktan ve artık yapacak hiçbir şey kalmadıktan sonra ne olacak?
Avukatların bile güvenliğinin olmadığı bu ülkede yarın sırada kimin olduğu, neyle sorgulanacağı ve yargılama olmadan hangi toplama kampına gönderileceği artık bilinmezdir. Bildiğimiz tek şey, bizi teslim alamayacaklarıdır! Kaç tane avukat alırlarsa alsınlar, susturamayacaklar! Halkın avukatları bitmez! Bu ülkenin yurtseverleri, sosyalistleri, komünistlerinin her biri halkın avukatıdır! Boyun eğmeyenler avukatsız kalmaz!
Kaybedenler Kulübü manşetiyle başlamıştık gazetemizin ilk gününe… Grup Yorum’un “Her şey bitti” marşı Kaybedenler Kulübü’ne gitsin.
“onlar için her şey bitti / her şey bitti onlar için / su değil içtikleri / el değil sıktıkları / ekmek değil yedikleri / onlar için her şey bitti, her şey…
anaları yok onların / aşkları, özlemleri / bekledikleri yoktur / kime diyecekler güzelim diye /
kime diyecekler gözümün nuru / kime diyecekler bir tanem diye / kime diyecekler ömrümün varı / bitti, bitti artık her şey bitti / onlar için artık her şey bitti…
bu törenler, bu cayırtı, bu altınlar, bu yaldız, bu koşum saltanatı yalan / yalan, hepsi yalan /
korkudur bayrakları korku / ne yaslanacak duvar / ne tutunacak bir dal var /
değil mi ki kırdılar bu fidanları / değil mi ki ağlattılar bu anaları / bitti, bitti artık her şey bitti onlar için artık her şey bitti!”