Belma Nur Kartal
Hepimiz Kızılderiliyiz!..
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - SAMSUN yazıları
&ldquoBeyaz adam, anası olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne alınıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki,  toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir&rdquo Kızılderili Şef Seattle 
Kızılderililerden beter haldeyiz, çünkü hem onları katleden Washington&rsquodaki büyük şeflerin, hem de bizim beyaz adamların saldırısı altındayız. Bize, yaşam kaynağımız topraklarımıza ve tüm değerlerimize yapılanlara bakınca, aslında &lsquoHepimiz Kızılderiliyiz.&rsquo Ezenlerin her yerde beyaz adam, ezilenlerin her yerde Kızılderili olduğu bu dünyanın bir yerindeyiz. Amerikalı beyaz adam olmuşsun ya da Türkiyeli işbirlikçisi AK adam&hellip Kızılderili olmuşsun ya da Türkiyeli bir emekçi tüm kazanımları yağmalanan ne fark eder? Sömürünün dili, coğrafyası ve araçları değişse de anlatılan bizim hikayemizdir.
Samsun&hellip Doğu Karadeniz kıyılarını esir alan dağların içe çekilerek armağan ettiği Çarşamba ve Bafra ovalarıyla ve bu ovalara yaşam veren Yeşilırmak ve Kızılırmak&rsquola su ve toprağın muhteşem buluşmasının kudreti yeşerirdi bu ovalarda&hellip Topraklarının yüzde ellisi tarım alanı olan bu bereketli topraklarda yetişen tütün, buğday, pirinç, şekerpancarı, mısır, fındık, ayçiçeği Samsunlu Kızılderililerin yaşam kaynağıydı. Tıpkı Kızılderililer gibi toprağı ana bellemeleri bu yüzdendi. Toprak ananın bağrındaki hiçbir şeye saygısızlık etmediler. Ne ırmaklara, ne ağaçlara ne de hayvanlara&hellip Ta ki, beyaz adamlar gelinceye dek&hellip
&ldquoSahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bunlar,  zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemiz, toprağın  kendilerinin olduğunu söylüyorlar. Baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyorlar&rdquo
Toprak ananın bereketine, ırmakların gücüne, Kızılderililerin masumiyetine düşman oldular beyaz adamlar ve AK adamlar olup istila ettiler Kızılderililere ait TİGEM&rsquoi, Et Balık Kurumu&rsquonu, DMO&rsquoyu kapattılar. Çünkü, Kızılderililere ait ne banka bırakacağız, ne fabrika, ne de işletme. Hepsini satacağız!&rdquo demişti beyaz adamların soluk benizli Ekonomi Şefi Unakıtan. İşgalci beyaz adamlar, bir kenti yokolma aşamasına getirdi.
Tütünün, fındığın, çeltiğin ırzına geçenler, borç batağına giren Samsunlu Kızılderilileri ektiği toprağından kopardılar, göçe zorladılar. Sonra sıra topraklara geldi. Çünkü, beyaz adam için toprak, &lsquoalıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey&rsquodi. Tam da bu noktada, işsizliğe ve açlığa mahkum ettikleri Kızılderilileri size iş sahası açacağız diye kandırıp toprakları satın almaya başladılar. Ve o toprakları zehir tacirlerine sundular: Buyurun, kurun santrallerinizi!..
Önce sosyal demokrat bir Kızılderiliyken, kabilesini terk edip beyaz adamların Büyükşehir Belediye Başkanı olan Yılmaz, ülkenin hemen her yerinden kovulan Cengiz ve AKSA&rsquoyı, &lsquoher türlü yardımı yapma&rsquo vaadiyle Samsun&rsquoa davet etti. Tekkeköy ilçesine iki mobil santral kurdurttu. Yıllarca zehirlenen Tekkeköylü Kızılderililer kanserden öldüler. Suya, toprağa ve havaya karışan zehirden dolayı bu bölgede yetiştirilen ürünleri kimse satın almadı. Samsun Barosu, Elektrik Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası, TTB&hellip gibi Kızılderililerin sesi örgütler amansız bir mücadeleyle bu santrallerin çalışmasını durdurduysa da mobil santraller artık verimli arazileri yok etme noktasına getirdi.
Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır. Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır&rdquo Ve nitekim, öyle de oldu. Artık Çarşamba ve Terme ilçesi sınırlarında 5 ayrı santralin kurulması planlanıyor. Beyaz adam Yılmaz&rsquoın mobil santrallere açtığı yol, başka santral serüvenlerine de yol oldu. Gördüler ki artık Kızılderililere kömürle çalışan termik santralleri yutturamayacaklar bu kez santralin doğal gazlı versiyonuyla geldiler Samsun&rsquoa.
Beyaz adamın adı bu kez Borasco&rsquoydu. Önce Çarşamba ilçesine bağlı Durusu köyünün Kızılderililerini kandırmaya çalışırlarken, onlara en çok AK vekil adamlar yardımcı oldu. Durusu&rsquoya Borasco&rsquonun dikeceği santralin borusundan, çok &lsquodoğal&rsquo bir gaz çıkacağını anlatarak Kızılderilere gaz vermeye çalıştılar. Ama, Borasco&rsquonun borusu Durusu&rsquoda ötmedi. Durusulular, &ldquoGidin soluk benizli Çevre Bakanı şefinize söyleyin, o boruyu kendi köyüne diksin&rdquo dediler. Doğal gazlı santralinin borusu elinde kalan Borasco, başka bir yoksul Kızılderili köyü aradı ve buldu bu kez. Samsun&rsquoun Terme Akçay mevkisinde 900 megavatlık santralini kurmak için köylülerin topraklarını satın almaya başladı. Akçay ve Hocaoğlu mahallelerinde tapu pazarlıklarını sürdüren Borasco, geçenlerde Kızılderililerden çok polisin olduğu Kızılderilileri &lsquobilgilendirme&rsquo toplantısında çevrecilerin sorularından bunalınca dedi ki, &ldquoBiz de bu ülkenin insanıyız!&rdquo Ulen biz Yontma Taş Devri&rsquonin insanı mıyız? Bizim niye yatırım yapacak 500 milyon euromuz yok?
Samsun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanının ve köy muhtarlarının bile haberinin olmadığı toplantıda Çevre Birlikteliği Sözcüsü Kızılderili dostu Metin Telatar &ldquoNeden bu kirli yatırımları kurmak için Samsun'a hücum ediliyor? Samsun'da ne var?" diye sordu. Sevgili Telatar, Samsun&rsquoda ne olacak şiş var, döner var! Döner kebap dönmez olsun!
Samsun Halkevi&rsquonin yiğit temsilcisi Nuray Erçağan&rsquoın &ldquoBu santral için kaç ağaç kesilecek? 17 yıl boyunca insanlara ve ağaçlara ne yapacaksınız?" sorusuna verilen cevap ise şuydu: Cevap vermiyorum!
&ldquoEn son ağaç kesildikten, en son ırmak zehirlendikten, en son balık yakalandıktan sonra&hellip Ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğini anlayacaksın... Kartal mesajı getirdi/ Güneşin çocuklarına / güzel günler yakında / Hayalet Dansı&rsquona gelin / Comancheeler Gelin / Karaayaklar  Gelin /
 Biz tekrar yaşayacağız&rdquo