Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

En azından üç dil bileceksin!..

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:22 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:22

“Şikayetim var cümle yasaktan, dillerimi hakim bey bağlasan durmaz. Gelsin jandarma, polis karakoldan… Fikrim firarda, mahpusa sığmaz eyvah…”

Tam 12 gün kaldı sandığa… Dere tepe dolaşıyor adaylar, ikna turları atıyor. Vaatler havada uçuşuyor, seçmenin kafası binbeşyüz… Samsun işsizlikten mi kırılıyor, ne gam!.. “Samsun’a iş yağacak” diye sallıyor AKP’li biri... Adam mı kalmamış memlekette? Bilmem kaç metrelik “Adam gibi adam” afişli bir aday sırıtıyor size… Hele mevzubahis taşeronu kaldırmaksa gerisi teferruat!.. CHP’si, MHP’si hepsi kaldırıyor. Öyle bir anlatıyorlar ki, Türkiye Komünist Partisi milletvekili adayıyım benim bile “Yaşa, varol!..” diyesim geliyor. Sonra aklıma Batıgül Tunç gibi yüzlerce taşeron işçi geliyor, piyasacı tüzükleri müzükleri geliyor, kendime geliyorum. Ben de adayım ya, esnaf ziyaretleri yapıyoruz partili diğer aday yoldaşlarımla… Alışmış esnaf düzen partilerinin adaylarından direkt soruyor: “Siz ne vereceksiniz?” Onurunuzu diyorum, onurunuzu… Boyun eğmeyin!..

Dik yürümek bünye için sağlıklıdır, dik duranların sırtı ağrımaz, yürüyüşleri de daha bir afillidir. Dik durup oranızı buranızı, en önemlisi de boynunuzu eğmezseniz, benim gibi birbuçuk metre boyunuz, olur beşbuçuk… Boyun eğmemek iyidir, dünyada ne kadar insana dair şey varsa hepsinin sahibi boyun eğmeyenlerdir. Dünyanın herhangi bir yerinde iyi, güzel, insanca ne yaşanıyorsa bilin ki “bir boyun eğmeyen” altına imzasını çakmıştır. Bunların bir kısmı tarihe geçmiştir, binlercesi adsız kahramanlardır. Kim yaptı demez onlar için, ne yaptı diye sorar tarih baba “boyun eğmedi” diye yanıtlar ezilenlerin vicdanı…

Velakin, her güzel şeyin bir bedeli vardır. Boyun eğmeyenlerin taşıdığı baş belalıdır. O belalardan pınarbaşlarında yarpuzlar utanır, ormanda köknarlar… İhaneti kanlı bir gelinlik içinde yeryüzünün yatağında doyururlar. Sonrası vurgun, soygun ve talan… Sonrası gözyaşı ve kan… Dururuz düşünürüz sularla birlikte, dağlarla - ormanlarla - bulutlarla birlikte… Martılarla - turnalarla - güvercinlerle birlikte… Nehirlerle - denizlerle - okyanuslarla birlikte… Dururuz düşünürüz işçilerle, emekçilerle birlikte…

Dururuz düşünürüz AKP'nin TEKEL direnişinden ve direnişe destek verenlerden intikam saldırılarını… Dururuz düşünürüz İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı tam 500 otobüs şoförü hakkında, 4 Şubat 2010'da yaptıkları iş bırakma eylemi nedeniyle tam 16 ay sonra soruşturma başlatılmasını… Dururuz düşünürüz İzmir Büyükşehir Belediyesinin de, eyleme katılan işçilere "toplu ulaşımı aksattıkları gerekçesiyle" "yevmiye cezası" vermesini…

Dururuz düşünürüz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 1 Nisan 2010’da TEKEL işçilerinin 4/C statüsüne geçirilmesine karşı düzenlenen eyleme katılan 111 kişi hakkında dava açanları…

Dururuz düşünürüz Samsun Sigara Fabrikası'nda işten atıldıkları için direnişe geçen işçilere defalarca saldıran polisleri, 120 tütün işçisi ve onlara destek veren devrimcileri gözaltına alan, darp eden, tutuklayan, sonra da haklarında “işten çıkarıldıkları halde fabrikayı terk etmeyerek fabrika içinde yasadışı grev yapmaları, eylemlerinin suç olduğu, haklarında fabrika müdüriyetinin şikayetçi olduğu bildirilmesine rağmen şüphelilerin eylemlerine son vermemeleri üzerine kolluk görevlilerinin fabrikaya girerek müdahale etmek istemeleri üzerine bazıları işçi olmayan şüphelilerin fabrikanın giriş kapısında kendilerini zincirle bağlayarak kilitledikleri, kolluk görevlilerinin fabrikaya girmesine engel olmaya çalıştıkları, görevli polis memurlarına görevlerini yaptırmamak için görevli memurlara karşı cebir ve tehditte bulundukları” gerekçesiyle dava açanları…

Düşünür dururuz o tütün işçilerinden biri olan TKP Samsun Milletvekili adayı Kahtalı Mahmut Çelik’i ve suçu sadece direnişçi işçileri desteklemek olan 11 Nisan’dan bu yana Samsun- Bafra cezaevinde tutuklu EHP üyesi sevgili İbrahim Keskin’i…

Yarın yürüyüşümüz var 19 Mayıs ilçesine… Yarın fabrika önünde direnişe destek olduğu için 11 Nisan’dan bu yana tutuklu İbrahim’in, bizim vekilimiz tütün işçisi TKP’li Kahtalı ve üç işçi arkadaşımızın, bir de iki Halkevleri üyesi kardeşimizin duruşması için 19 Mayıs Adliyesinin önünde olacağız.

Bugün mü?.. Bugün tam 124 gündür “İşyerimiz hastanedir, terk etmiyoruz, işimizi geri istiyoruz” şiarıyla hastanelerinin bahçesinde direnen taşeron sağlık işçisi kardeşlerimizin yanında olacağız, 124 gündür olduğu gibi… Dün sadece Bakan Mustafa Demir’le görüşmek istediler, emir demiri kesti, 124 gün boyunca defalarca gözaltına alınan, sadece iş, ekmek, güvenceli yaşam talepleri olan kardeşlerimiz dün, gün içerisinde iki kez gözaltına alındı, tartaklandı, çadırları yıkıldı. “Bu hastanede hukuk yok, bu hastanede yasalar işlemiyor, bu hastanede kölece bir çalışma sürdürülüyor, işçilere baskı uygulanıyor. Biz Devrimci Sağlık-İş üyesi işçiler hak mücadelemizde yasaları hiçe sayanlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” deyip boyun eğmediklerini bir kez daha beyan ettiler. Dev Sağlık-İş yönetici ve üyeleri de Samsun’da saldırıya uğrayan işçileriyle dayanışma için İstanbul Taksim Meydanı’nda bir protesto eylemi düzenledi. “İşte AKP’nin İleri Demokrasisi! / Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nde Direnişçilere Gözaltı!” yazılı pankartlarını açtılar.

Bu kent, tarihinde gördüğü iki büyük direnişle anılacak. Biri sigara fabrikasındaki tütün işçilerinin direnişiyle diğeri de taşeron sağlık işçilerinin direnişiyle… Biz bu kentin boyun eğmeyenleri, bu direnişlerin konukları değil evsahibi olmaktan onur duyuyoruz. Bu topraklarda tek bir güvencesiz işçi kalmayıncaya dek onların mücadelesi bizim mücadelemizdir. Ne gözaltılar, ne polis şiddeti, ne de işsiz bırakarak açlıkla ve yoksullukla terbiye etme girişimleri, ne işçileri ne bizi insanca yaşam mücadelemizden vazgeçirecektir.

Bugün Dev Sağlık-İş üyesi kardeşlerimizin yanı başında, yarın biri de vekilimiz Kahtalı 4 tütün işçisi ve EHP üyesi İbrahim kardeşimizin duruşmasında, 3 Haziran’da da bizim duruşmamızda Ankara’da olacağım. “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma davasından” Ankara bizi çağırıyor, 111’lerin davasından yargılanacağız!.. Bu dava bizim davamızdır!.. Ne büyük onur piyasacılara boyun eğmeyenler için… İki oğlum var, torunlarıma anlatacağım birkaç sene sonra… “Babaanneniz TEKEL işçileri, piyasacılara, gericilere, işbirlikçilere boynunu bükmesin diye yargılandı, babaanneniz boynunu bükmedi çocuklarım, siz de dik durun!” diyebileceğim.

“En azından üç dil bileceksin, en azından üç dilde canımın içi demesini, kırmızı gülün alı var demesini, nerden ince ise ordan kopsun demesini, atın ölümü arpadan olsun demesini, keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini, insanın insanı sömürmesi rezilliğin dik alası demesini… Ne demesi be!.. Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin!..”

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları