Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Elveda Ey Şehr-i Ramazan... BELMA NUR KARTAL (Samsun)

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

Ey müminler, ey cemaat-i müslimin!..

Bugün aziz ve mübarek Ramazan Bayramı... Bazı densizler, 1300 küsur yıllık Ramazan'ı 'Şeker' diyerek laytlaştırmaya cür'et etmiştir. Şaban'a, Recep'e, Ramazan'a dokunan elleri Allah çarpar! En son Recep'e dokunmayı niyet eden şuursuz Ergenekoncuları Allah çarptı, çarpılanları da hükümet topladı, çıkardı, böldü, parçapinçik etti ama hala bazı şuursuzlar akıllanmadı. Şimdi de bu kitapsız münafıklar gül gibi Ramazan Bayramımızı Şugar Bayramı ettiler. Allah'tan çevrecinin ve de her bir şeyin daniskası Başbakanımız, "Bu dört dörtlük bir Ramazan Bayramı ulan, ne Şeker Bayramı!.. Buna kültürel erozyon denir. Bunlara fırsat veremeyiz" dedi de kamuoyu bilgilenmiş oldu. Yoksa cahil cühela bilmeden yanlış bir şekilde bayram edecekti. Rabbime şükürler olsun ki, başımızda Ergenekon'dan ve erozyondan kurtaracak bir Başbakanımız var.

Gerçi, ulemaya göre bu ne Şeker ne de Ramazan Fıtır Bayramı'ymış. Fıtır'ın meali, Arapça "yemeye dönmek" demekmiş. Ramazan ayı bittiği için artık, "Durmak yok, yemeye devam.." mealinde idrak etmeliymişiz. Her gün yeni şeyler öğrenip kültürleniyorum bu ilim irfan sahibi hükümet sayesinde... Çok mutluyum, huşu içindeyim, sadece bugün değil, her gün bayram coşkusu içindeyim. Deli miyim neyim? İnsan bir kere kafayı kırınca, artık her günü Alice Harikalar Diyarında kıvamında olurmuş. Olsun, bana ve tüm mümin kardeşlerime bu devamlı mutluluk halini yaşatan hükümetime Allah zeval vermesin...

Büyük bir ihtişamla gelip ülkemizi ve şehrimizi nurlandırıp şereflendiren 'Onbir ayın sultanı', artık gidiyor. Sahurlara, teravihlere, mukabelelere, ramazan çadırlarına, gümbür gümbür davul seslerine vedâ etmek üzereyiz. Ne güzeldi ramazan... Herkeste bir heyecan, taşıyordu camiler... Teravihler, hatimlerle coşuyordu müminler. Bağlanmıştı şeytanlar... Ne kadar da rahattık, ne vesvese ne evham melek gibi insandık. Hep iyilik, hep hayır hasenat peşinde koşturduk bir ay...

Hep iyilik, hep güzellik... Ekonomimiz zaten iyi. Biz batmayız, gemilerimiz su alsa bile yan yatmayız, hacıyatmazlar yatar mı?
Yatırımlarımız şu kadar, kişi başına düşen milli gelir bu kadar iken... Denizlerimizde yüzen milli gemimiz, gemimize yol gösterecek deniz fenerimiz bile varken kim tutar bizi!... Para vermeden düdük çalabiliyoruz. Tuttuğumuz da altın oluyor. Aman Allahım, ne kadar mesudum! Memleketin en akıllı, zeki ve de çevik yöneticileriyle aynı kentteyim. Onların yaptıkları hizmetleri ve iyilikleri düşündükçe hislenip gözlerim doluyor. Hele ramazanda görecektiniz siz onları... Bu ne cömertlik, bu ne yardımseverlik! Oturup böğüre böğüre ağlardınız valla... Cebimizde paramız yoktu, işsizlikten kırılıyordu Samsun ama onlar bize parayla saadet olmayacağını gösterdiler. Hepsi bizden daha açtı ama onlar yemediler yedirdiler, giymediler giydirdiler! İnsanın önce gönlü zengin olacak...

Ramazan boyunca bir gün olsun evlerinde iftar açmadılar. Hiç unutmam, bir akşam iftar yemeğinde Atakum Belediye Başkanı, "Daha önceki dönemlerde ihmal edilmiş olabilirsiniz ama biz sizleri hiç ama hiç ihmal etmedik. Çünkü birlikte yaşıyoruz. Çünkü, biz büyük bir aileyiz" demişti de hüngür hüngür ağlamıştım. Anne, ben bu amcayı çok sevdim, ona baba diyebilir miyim deyince gerçi annemden dayak yemiştim ama olsun... Biz ayrı dünyaların insanıyız Necla, dediğim annemin, beni "Pis işbirlikçi!" diyerek azarlamasını esefle kınadım tabii. Ne kadar iyi adamlardı ya... Samsunlu belediye başkanlarının hepsi birbirinden iyi ve hayırseverdi. Ramazan boyunca gazeteci ordusu peşlerinde o mahalle senin, bu mahalle benim telef oldular telef...

Ne yapsak da ramazanın manevi ikliminde Samsunlularla birlikte iftar açsak diye her fırsatı değerlendirdiler, Allah'ın bildiğini de kuldan saklamadılar. Bir keresinde mesela gazetecilere, İlkadım Belediye Başkanı, ''Her koşulda halkla bir araya gelmek için bahane arıyoruz'' demişti de gazeteci de sormuştu: "Niye?.." Başkan da "Ne demek niye? Çünkü, iftarlarımızda halkımızın hem dertlerine ortak hem de sofralarına misafir olmak istiyoruz. Vatandaşımız da kendi evinde iftar yapmaktansa ramazanın manevi atmosferinde kalabalık bir ortamda iftar yapmanın keyfini yaşamak istiyor. Biz de bu keyfi ve heyecanı yaşatarak toplumsal birlikteliği sağlıyoruz'' demişti. Kimin aklına gelir? Sen tut, Çat Mahalle İftar Sofrası diye bir proje geliştir, her gece bir mahallenin tepesine çadır kur. Hizmete bak abi!..

Bir de bazı münafıkların yanlı basın dediği gazetelerin birinde okuduğum şu haber çok derinden etkiledi beni. Bu yıl ABD'nin New Jersey Clifton Park'ında ilk kez kurulan ramazan çadırında 300 mümin kardeşimiz toplanmış, iftar sonrasında sohbet ederken ramazan çadırlarından söz açılmış. Biri, "Bu kadar kalabalığın olduğu başka bir ramazan çadırı var mıdır acaba?" diye sormuş, diğeri de demiş ki "Bu da kalabalık mı? Türkiye'de binlerce insanın bir araya geldiği ramazan çadırları var." Tabii doğal olarak en büyük ramazan çadırının Türkiye'nin hangi şehrinde olduğu merak konusu olmuş. Bunun Samsun'da kurulduğu söylenince orada bulunan mümin kardeşlerimiz hem şaşırmış, hem de bravo Samsun'a demişler.

Hakikaten, Samsun'da her akşam 5 bin kişiye iftar yemeği verdi İlkadım Belediyemiz. Çadırı dolduran binlerce vatandaş, dünyaca ünlü hafızları huşu içinde dinledi. Teravih namazından sonra çadıra akın eden binlerce Samsunlu, dünyanın ve de Türkiye'nin en güzel Kur'an-ı Kerim kıraat eden hafızlarını 2.5 saat boyunca gözyaşları içinde dinledi. Kur'an ziyafeti, Ankaralı Mahmut Şevket Bayram, Afganlı İlyas Rezai, İranlı Ali Ramazani, Samsunlu Cihan Kodal ve Kur'an Okuma Dünya Birincisi Mustafa Özcan Güneşdoğdu tarafından verildi. Bu duygu yüklü gecenin sponsoru olan Albayrak Yapı İnşaat Malzemeleri sahibi işadamı Ercan Albayrak, AKP'li milletvekilleri, belediye başkanları, işadamlarının bu iyi kalpliliği suç mu?

İlgililerin beyanına göre Samsun'daki Türkiye'nin en büyük ramazan çadırının masrafları hayırsever sponsor firmalar tarafından karşılanıyor. Bu hayırsever sponsor firmalarla hayırsever belediyelerimizin işbirliğinin altında buzağı aramanın dinen caiz olmadığını ve bu ateist ve servet düşmanı münafıkların ayıp ettiklerini buradan tüm İslam alemine ve Samsun kamuoyuna ve anneme duyuruyorum. Binlerce insanla yemek kuyruğuna girmenin, hep birlikte oruç açmanın, günün manevi havasını da şarkılı türkülü bir konserle noktalamanın neresi kötü? Yiyen memnun, yediren memnun kardeşim! Sponsor kazanıyor, belediye kazanıyor. Onlar kazanırken onurumuzu kaybediyormuşuz. Samsun'daki işsizlik ve yoksulluğun resmiymiş bu devasa iftar çadırı. Fikirlerinizle ortak aklımızı bulandırmayın.

Koskoca milletvekilleri, belediye başkanları yüksünmeden kendi elleriyle şef garson gibi yemek servisi yapıyorsa, daha önceden belirledikleri garip gurabaya ramazan çekleri, erzak paketleri dağıtıyorsa asla ve kat'a kendileri için bir şey istediklerinden değil, Allah içindir.

Bu kadar fitne fücur olmayın kardeşim! Yolumuz Ak, partimiz AK , şak şak şak...

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları