Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Düdük…

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:57 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:57

KENTİN SESİ - SAMSUN Yazıları

İki gündür Beytüşebap’tan Zinar beni arıyor. Zinar, benim öğrencimin oğlu… Babası Ali, benim Şırnak-Beytüşşebap Lisesi’ndeki öğretmenlik yıllarımdan öğrencimdi. Üniversiteye giremeyen Ali, lise sonrası uzun yıllar Irak’a gidiş geliş yapan bir kamyonun şoförlüğünü yapmış, sonrasında savaş çıkınca bu işi de yapamaz olmuştu. Tam 22 yıldır beni terketmeyen bu güzel insanın ve ailesinin yaşadıkları hepimizin hikayesidir. Paylaştıkları, kardeşliğimizin belgesidir. Bu çocuğumun çocuğu, şimdi 8. sınıfı bitirmiş, beni arıyor “Hocam yardım edin, ben ne yapayım?” diye soruyor. 374 puanla Zinar ne yapsın? Zinar’a eğitimde fırsat eşitliği masalını anlatsam inanır mı? Yoksa parayı verenlerin çaldığı düdüğü mü anlatsam?

Ya parayı veremeyip de düdüğü çalamayanlar? Düdüğü çalamayanların geleceği çalınıyor. Gericiliğe teslim ediliyor. Teslim olmamak uğruna ana katili olan Adanalı Rabia’yı anımsıyorum. Okuldan alınan Rabia'nın SBS'ye girmesine de izin verilmedi ve Rabia annesini öldürdü. İki ablası ve üç ağabeyi sabah namazı için evde abdest alırken o sabah , ''Seni sınava değil, cemaate göndereceğim'' diyen anasını, babasına ait silahla vuran Rabia’nın çantasında SBS Giriş Belgesi bulundu. Rabia polis gözetiminde SBS'ye girdi. Rabia'nın ailesinin Hizbullah cemaatine bağlı olarak çalışma yaptıkları ve Rabia'yı da bu nedenle okula göndermedikleri basına yansıdı.

Sadece Adana'da değil, birçok kentte gerici cemaatleşme nedeniyle okuldan alınan ve Kuran kurslarına, cemaat evlerine gönderilen çocuk sayısı bir hayli fazlalaştı. Bu durumun özellikle yoksul mahallelerde yaşanması tesadüf değil...

Bu yıl 6 ve 7'nci sınıflardan toplam 1 milyon 982 bin 347 öğrencinin katılması gereken SBS'ye 500 bine yakın öğrenci kayıt yaptıramamış. SBS'ye 1 milyon 254 bin 218 öğrencinin öğrenim gördüğü 6'ncı sınıflardan başvuran öğrenci sayısı 991 bin 537 olurken, 1 milyon 215 bin 743 öğrencinin öğrenim gördüğü 7'nci sınıflardan başvuru sayısı 990 bin 774 olmuş. MEB kayıt yaptıramayan öğrencilere de bir "şans" tanıdı ve sınava girmek için başvuru yapabileceklerini açıkladı ama ne zaman? Sınavdan sadece bir gün önce… Hem de okulların tatil olduğu, öğrencilerin okullarda olmadığı, yani öğrencilerin ve velilerin bundan haber alamayacağı bir zamanda tanıdı bu "şans."ı… Ben öğrencinin özelini ve zenginini severim diyenlere bu skandalın hesabını sormak gerek: 500 bin öğrenciyi ne yaptınız? Parayı veren düdüğü çaldı, halkın çocuklarına da çalacak düdük kalmadı.

Bir televizyon reklamında, öğrenci tahtaya yazı yazarken, sınıftaki öğrenciler, “Kardelen Ayşe Kardelen Ayşe… N’apıyorsun bize söyle?” diye soruyor tahtadaki kız öğrenci, “Hayalimi yazıyorum, öğretmen olmak istiyorum” şeklinde cevap veriyordu. Reklam filminin devamında, yedi yıl sonra bu defa genç bir öğretmen tahta başında dururken öğrenciler bir kez daha aynı soruyu sorduğunda, “Bugün öğretmen oldum ben, sınıfımda kardelenler…” şeklinde cevap veriyordu. O reklamdaki Elif öğretmen de eğitim fakültesini bitirerek öğretmen olmuş ancak MEB’in atama yapmaması nedeniyle, güvenceli kadro bekleyen 300 milyona çalışan yüzlerce öğretmenden biri olduğu ortaya çıkınca Eğitim-Sen, Elif öğretmene “ Kardelen Ayşe Kardelen Ayşe, kadron nerde, güvencen nerde?” diye sormuştu.

Eğitimi şirketlere havale edip kamu eğitimi anlayışını piyasa koşullarına satan, eğitimi yapboz tahtasına çeviren zihniyetin Seviye Belirleme Sınavı da piyasanın ayıplı malıdır. Özel okul öğrencilerini avantajlı hale getirmeyi amaçlayan bu sınavın gerçek şampiyonu ise AKP’dir. Altın çağını yaşayan dershanelere giden öğrencilerin oranındaki 2 kat artışla SBS’ler dershane sektörünü ve özel okulları palazlandırmaktan başka neyin seviyesini ölçüyor? ABD/AB/Dünya Bankası dayatması yeni ilköğretim programını ve onun seviye(!) ölçme sınavlarını bize aynen neden dikte ettiriliyor? Özel okul furyasında cemaat okulları nasıl yaygınlaşıyor, cemaat okullarına kaynak aktarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışanlar kim? Öğrenci sayısı düşmeyip artarken, 2002’de açık okul sayısı 35 binlerdeyken 2009’da 33 binlere nasıl düşürüldü? İstanbul’da 22 okulu satıp yerine turizm alanları ve iş merkezleri açmaya kalkmak hangi vicdana sığar?

Bunun adı çü-rü-me-dir! Ve Samsun, Karadeniz çok daha hızla çürümektedir. Samsun OYS(Ortaöğretim Yerleştirme Sınavı)’de kırk altıncılıktan elli ikinciliğe, ÖSS(Öğrenci Seçme Sınavı)’de ise yirmi yedincilikten otuz yedinciliğe gerilemiştir. Bunun adı tek kelimeyle çö-küş-tür! AKP Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, bu kötü sonuca üzüldüğünü söyleyerek ”Demek ki bir yerlerde arıza var. Bu arızayı mutlaka bulacağız” demiş. Vekil Yeni arızayı değil, Kars Valisini arasın, arasın da sorsun Kars’ta okuryazarlık sertifikası verilen törende hala okuma yazma bilmeyenlerin bulunmasının devletin ayıbı olduğunu belirterek “Utanıyorum” deyip kürsüye çıkmayı reddeden o onurlu valiye sorsun. Neden utanıyorsun?

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları