Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Dokunma bize, yanarsın!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:44 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:44

Dünya Kadın Hakları Günüydü. Türkiyeli kadınların da Seçme ve Seçilme hakkının 78. yıldönümü… Dündü dünde kaldı ikisi de… Anısı mücadelemizde yaşayacaklardan biri oldu artık bu bezirgan saltanatında kadın hakları da…

Dünya Ekonomi Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu raporu yayınlanmış. 35 ülke içinde cinsiyet eşitliği açısından küresel, yani yuvarlak bir hesap yapıp bakmışlar bizim falımıza da… Geçen yıla göre iki basamak gerilemiş, 135 ülke arasında 124. sırayı almışız. Hemen altımızda ilk dörde yerleşen Umman, Mısır, İran, Mali’ye bakarak halimize de şükredebilirmişiz. Kadınların ekonomiye katılım fırsatı açısından 135 ülke arasında da 129. olarak Fas ve İran’la birlikte neredeyse sonuncu olmuş, dibin dibine vurmuşuz. 78 yıldır ‘özgürce’ kullandığımız Seçme ve Seçilme hakkı da böylece yalan olmuş.

Dün Başbakan ‘Ak Kadınlar Ormanı’nda fidan dikerken "Bunlar fidan olmaktan çıkmış, ağaç olmuş. 15 yaşındaymış, yakında evlendireceğiz..." diyerek fikri neyse bir kez daha zikrini beyan ederken aynı saatlerde badem bıyıklıların seçilmiş kadınlarından biri Samsun’da, "Kadınlarımızın her türlü özlük haklarının elde edilmesi toplumda, çalışan ya da çalışmayan tüm kadınlarımızın saygınlığının artırılması amaçlı çalışmalarımız verilerle ispatlıdır.“ dedi.

Yüzü kızarmadan utanmadan “kadının saygınlığını arttırmak için yaptıkları çalışmalar”ı anlatan bu kadınlar, bizim kadınlarımız değildir! Piyasacıların, gericilerin, işbirlikçilerin, tuzu kuruların imitasyon kadınlarıdır! Bu ülkenin gerçek kadınları Türkiyeli emekçi kadınlardır. Ve o kadınlara 10 yıllık iktidarları, sadece acı, gözyaşı, yoksulluk ve ölüm vermiştir. Kırılan onurumuz, aşağılanan bedenlerimiz, içler acısı halimiz ispatıdır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz almış başını gidiyor. Evde, sokakta, işyerinde şiddet, sömürü… “Ağır tahrik” indirimiyle korunan katiller… Kadına yönelik şiddet 7 yılda yüzde bin 400 artmış, 2002’de 66 olan kadın cinayeti, 2007’de bin 77'ye, 2009'da bin 126’ya ulaşmış. ‘Saygınlığını arttırdığınız’ kadınlar her gün beşer onar ölüyor, önleyemiyorsunuz bu mu başarınız, onur kaynağınız? Gördüğü şiddet nedeniyle delirttiğiniz kadınlar şakır şakır intihar ediyor, depresyon ilaçlarıyla ayakta duruyor, bu mudur gurur vesileniz?

Badem bıyıklı demokrasiniz sayesinde yüzlerce kadın cezaevlerinde… Başta Kürt kadınları olmak üzere sendikacı, gazeteci, işçi, öğrenci kadınların özgürlüğünü gasp ettiniz. “Kadın da olsa çocuk da olsa gerekeni yapan” iktidarınız gerekeni yaptı. Şiddetin, tacizin, tecavüzün, cinayetlerin en katmerlisini, işsizliğin, açlığın, fuhuşun en acısını yaşattınız. Çocuk demediniz gelin ettiniz, çocuk bedenlerinin üstünde namaz kıldınız. Dindar nesil yetiştirdiğiniz iktidarınızda fuhuş suçu 8 yılda yüzde 220, cinsel saldırı ve çocuk istismarları suçları 8 yılda yüzde 125 arttı. İşte başarınız!..

Kadını kul ettiniz geceleri aç yatırdınız, gündüzleri sömürdünüz. O da yetmedi, çocuklarına el attınız yoz- yobaz 4+4+4’ünüzü başımıza sardınız. Bedenimizi, kimliğimize, cebimize, onurumuza dokuna dokuna 10 yılı devirdiniz, hala doymadınız! Şimdi de seçilmiş vekillere dokunalım diyorsunuz. İçinde BDP’li kadın vekillerin de olduğu 10 milletvekiline de dokunalım diyorsunuz. Linç etmeye hazırlanıyorsunuz! Çok ileri giden demokrasiniz ne kadar da faşizme benziyormuş!

“Doğur” diye buyuruyorsunuz! Kürtaj yasak diyorsunuz, “ben verdim canını ben alırım” diyorsunuz, siz Allah’a bile iş bırakmıyorsunuz! Doğum şeklimizi seçiyorsunuz, “Sezaryen olmaz ki bağıra bağıra doğur!..” Acı çekmek özgürlükse özgürsünüz hepiniz de, diyorsunuz. “Emzir” diye devam ediyorsunuz. “Dindar sütünle besle!..”

Hayatımıza el koymak istiyorsunuz. Çocuk sayımızı belirlemek, doğurganlığımızı denetlemek istiyorsunuz. “Tecavüzcü devlet elini bedenimden çek!” diyordu kadınlar alanlarda… Ama, bedenimizden çekseniz elinizi işimize, evimize, geleceğimize dokunuyorsunuz.

Bu kadar dokunmanın sonu hayra alamet değil… Kadınlar da bir gün sizin iktidarınıza dokunacak! Gün gelecek, badem bıyıklı suratlarınızda patlayacak emekçi kadınların tokadı! Gerici, piyasacı iktidarınızı taciz edip ırzına geçeceğiz! Analar, bacılar faşizme karşılar! Çocukları için de savaşırlar!

“Koşmak istiyoruz eksozların, molozların, yağmaların kıyısından... Onca insafsızlıkların, onca haksızlıkların, manzarasızlıkların, parasızlıkların, allahsızlıkların kıyısından… Kimseye, hiçbir şeye değmeden, ciğerlerimizi yok edercesine koşmak istiyoruz! Firari acıların uzmanı olmuşuz. Bütün telsizlerde adımız okunur bizi bir korkak bile vurur!

Dokunma bize fişlenirsin! Dokunma bize, yanarsın!”

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları