Belma Nur Kartal
Devrime gebeyiz…
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:18 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:18
Midem bulanıyor, başım dönüyor… Midem bulanıyor, çekilin isyan kusacağım! Başım dönüyor, birazdan umuda düşeceğim. Devrime gebe tüm analar için…
Midem bulanıyor, isyan kusuyorum zulüm bir pençe gibi şakırdıyor kaldırımlarda… "Seçim bölgemiz Samsun'da halkımızla birlikte olmaya ayrı bir önem gösteriyorum. AK Parti döneminde kırsalda ve köylerimizdeki birçok sorunun çözüldüğünü görmek bizleri memnun ediyor" demeye yüzü olan AKP’nin vekiline… Samsun’un köylerinde bitirilen tarımla birlikte boşalan köylere bakarken, yılda 50 binin üzerinde Samsunlu başka şehirlere göç ederken, İŞ-KUR İl Müdürlüğü'ne 2010’deki 11 bin 100 yeni kayıtla il genelindeki kayıtlı işsiz sayısı 29 bin 300'lere ulaşırken midem bulanıyor, isyan kusuyorum.
İsyanımız var, Atakum'u ikiye bölüp üst geçit yapmadan sefere başlayan AKP’li Belediye Başkanı Yusuf Bey’n raylı sisteminde, 1 kilometreye çıkan durak aralarına üst geçit konulmadığı için o trenlerin altında can veren Saadet Tongel’in ölümüne…
İsyan kusuyorum, TBMM Genel Kurulu'nda faili meçhul cinayetlere ilişkin verilen araştırma önergesi görüşülürken iktidarları döneminde olayların üzerine ciddiyetle gidildiğini söyleyip öneri aleyhinde konuşan, “Cinayetlerin sorumluları bir bir açığa çıkarıldı, haklarında gereken soruşturmalar yapıldı”diyen AKP Samsun Milletvekili Ahmet Yeni’ye… Bize sahte düşler satarken kan ağlamayan yüreklere…
Midem bulanıyor, AKP İl Kadın Kolları Başkanı Zeynep Gürbüz, partili kadınlara "Seçim için çok çalışmalıyız" uyarısında bulunurken… "Ankara'dan bakıldığında çok başarılı duruyoruz belki ama bu süreçte çok daha çalışmamız gerekiyor. 8 yılda nereden nereye geldiğimizi, hükümet olarak gerçekleştirdiklerimizi vatandaşa hatırlatmak bile yeterli” derken o günlerde açlıktan ölen Kübra bebek gözümün önüne geliyor. Bizim bebeklerimize acımayan, kahrolmayan bu düzenin kadınlarına isyan kusuyorum. Ölen çocukların elleri yakanızdayken, kentte her altı çocuktan biri yoksulken ve anaları intihar ederken, siz anlatın yalanlarınızı, nereden nereye getirdiğinizi bu kenti ve ülkeyi… Son 5 yılda Samsun'da 55’i kadın 146 kişi intihar ederek yaşamına son verirken hükümetinizi düşündükçe isyan kusuyorum, ey bu düzenin kadınları…
Samsun’un Çarşamba ilçesinde HES inşaatında çalışan iki işçi yaşamını yitirirken, bu kentte ve her yerde işçiler ölürken santralin sahiplerinden AKP’li vekil Fatih Öztürk ve Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ın alyanaklarına baktıkça midem bulanıyor. Bazen bir HES kazasında, bazen akılsızca planlanmış bir tramvay altında kalan bizlere baktıkça isyan kusuyorum. Sadece bozuk düzenlerini sürdürmek için bizi süründürenlerin faşizmine isyan ediyorum.
Samsun Gazi Devlet Hastanesinin bahçesinde işlerinden atıldıkları için günlerdir direnen Devrimci Sağlık İşçileri Cemalettin ve Ali’yi açlığa ve yoksulluğa mahkum edenlerin 4-C kölelik sistemi, insanlık ayıbı midemi bulandırıyor, isyan kusuyorum.
Ataması Yapılmayan Öğretmenler bu kentte stant açıp 13 Şubat’taki büyük protesto yürüyüşünün duyurusunu yaparken Karadeniz Bölge Temsilcisi Nazlı Taş, "Kendimizin, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinden dolayı çok endişeliyiz. Son on günde 3 öğretmen arkadaşımız yaşadığı çaresizlikten dolayı intihar etti. Bunun sorumluları hesap vermeli, daha fazla acı çekilmeden bütün öğretmenlerin ataması bir an önce yapılmalı" derken isyan kusuyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu Samsun-Çarşamba Havaalanı'nda düzenlenen karşılama töreninde, Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay'ın Samsun İl Örgütü, milletvekilleri, belediye başkanları, il, ilçe ve belde başkanlarını hizaya sokmaya çalışırken sıra bozulduğu için öfkelenip "Disiplinli durun. Bir genel başkanı bile karşılamayı bilmiyoruz. Bizden iktidar olmaz" diyerek karşılama komitesini azarlaması midemi bulandırıyor. “Hazır olda değildik, rahat da durmayacağız” diyemeyen partililere isyan kusuyorum. İktidara giden yolun önce genel başkan karşılamayı öğrenme talimlerinden geçtiğini anlatanlara isyan etmeyenlere isyan kusuyorum.
AKP’li Suat Kılıç’ın CHP'li bazı vekillerin 'toplumsal direniş' çağrısını, 'gericilik' olarak nitelendirmesine, “Direnmek eşkiyalıktır” diyenlere isyan kusuyorum.
İşsizliğin kronikleştiği, kentin ekmek kapısı kamu işletmelerinin satıldığı, güvencesiz çalışma koşulları sonucunda her an işinden olma kaygısının yaşandığı bu kentte de, bu ülkede de biz bu demokrasi tiyatrosunun söz ve karar sahipleri değilsek isyan etmeye mahkumuz. Tiyatroya gitmeye mecbur, patronları alkışlamaya ve onların adaylarının adı yazılı listelerden birisini seçmeye mecbur ve mahkum değiliz. Hızır Paşa’ya bayrak açan Pir Sultan Abdal, Bolu Beyi’ne boyun eğmeyen Köroğlu kadar eşkıyayız. Ayağa kalkmak için ne bekliyoruz? Ezilenler birleşelim bakın ne olur, bizi ezenlere selam vermeyin bakın ne olur.
İsyanımız var, yürek ve inancımız, artık susamayız ve oturamayız … Sonuna kadar savaşmak için isyan ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.. İsyanımız var, hiçbir şey bizi durduramaz…
İsyan, çünkü bu dünya boktan, zincirlerimizi kırmak için isyan!.. İsyan, çünkü beterin beteri yok! İsyan, çünkü acı her zaman bize koyuyor! İsyan, çünkü çok yalan ve sır var, halkın isyanı kaynıyor, dünyanın dört bir köşesinde isyan evet isyan! Yarının direnişi, devrimin arifesinde… Halkın isyanı… Sokaklarımızda onca silahlı polislere isyan, masumların hep ateş ortasında olmasına isyan…
Midem bulanıyor, başım dönüyor… “Canın turşu da çekiyor mu?” diye soranı vururum. Midem bulanıyor, çekilin isyan kusacağım! Başım dönüyor, birazdan umuda düşeceğim, devrime aşeriyorum!