Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Devlet Dersinde Öldürüldük BELMA NUR KARTAL

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - SAMSUN yazıları

Tıp oynardık biz çocukluğumuzda. 1, 2, 3 derdik ve susardık, ilk konuşan yanardı. Herkes birbirini kollardı ilk kim konuşacak? Susmak komik gelirdi, susanlara gülerdim ve yanardım her defasında... "Ama çok saçma!.." derdim her yanışımda. Susmak bir oyundu ve ben hiç sevmezdim. Bizim zamanımızda çocuklar oynardı, şimdi koca koca adamlar oynuyor bu oyunu. Yeni versiyonu, Adli Tıp Oyunu!.. 76'lık Hüseyinleri üzmemek için bedeni ve ruhu yağmalanmış çocuklara sağlıklıdır raporu vererek oynanan bu oyun, vicdan, merhamet ve adaletin susturulduğu, adli ve tıbbi bir oyundur artık.

Sokaklar, evler, mahkemeler devlet dersinde öldürülmüş çocuklarla dolu... Çocuk cesetlerinin üstüne basa basa yürüyorlar, "Durmak yok yola devam!" diye diye... Çocuk bedenlerimizi ve onurumuzu talan ediyorlar bütün kurumlarıyla. Kanımıza giriyorlar, daha çok kadın, daha çok çocuk istiyorlar bu sömürü, bu zulüm sürsün diye. Peygamber efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlendi deyip, üç çocuk, üç de yetmez beş çocuk doğurun diyorlar.

Dervişin fikri neyse zikri de o olurmuş ya, dervişin fikri Hüseyinleri üzmemek olunca zikirleri de susmak oluyor, ki asıl içimizi acıtan da, Üzmez gibi sübyancıların yargılanmasını engellemeye çalışan kara zihniyet oluyor. Adli Tıp'ıyla, mahkemesiyle, evlenme yaşını 14'e indirmeye çalışan Meclis'iyle tecavüzcüyü ödüllendirenlerin bu memleketi tacizinden bizi kim koruyacak?

Türkiye Cumhuriyeti felaketin eşiğinde demiştik. Eşiği de atladık, uçurumun başına geldik artık. Ekonomisi, siyaseti, kültürü ve değerleriyle tüm kazanımlarımız AKP eliyle tek tek talan edilirken, kadınlar ve çocuklar da bu yağma düzenine kurban ediliyor. Adalet Bakanlığı bünyesinde toplantılar yapılırken, 'Tecavüzcünün tecavüz ettiği kişiyle evlenmesi durumunda cezadan kurtulması' hükmünün yeniden getirilmesi, 104. maddedeki 'cinsel tacizin suç sayılması için şikayet koşulunun 14 yaş için de geçerli olması' ve 'evlilik içi tecavüzde 2 yıldan 7 yıla kadar olan cezanın indirilmesi' önerileri tartışılırken tahliye ediliyor Hüseyin Üzmez.

Çocuk ölümleri, tecavüz, taciz Samsun'da da almış başını giderken, dün bir açıklama yaptı Eğitim-Sen Samsun Şubesi... Hüseyin Üzmez'in tahliyesini, "Bu tahliyeyi, iktidarın kendi koruması altında bulunan bir çocuğa yaklaşımının olduğu kadar, kadına yönelik şiddeti önleme ve cinsiyet eşitliğini sağlamaya ilişkin yasal reformlar yapmakla övünen AKP'nin iki yüzlülüğünün ve Adli Tıp dahil her alana yayılan kadrolaşmanın olabilecek en çirkin ve iç bunaltıcı göstergesi olarak değerlendiriyoruz" diyerek kınadı.

Kadrolaştıkça çürümenin ilk ve son örneği değil elbette Üzmez'in tahliyesine sebep olanların vicdansızlıkları. Üzmez olayındaki Adli Tıp faciasının bir benzeri de 2005 yılında Samsun'da yaşanmıştı. 10 yaşındaki üvey kızına defalarca tecavüz ederek hamile kalmasına neden olan E.K'ye Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi önce 24 yıl hapis cezası vermiş, fakat Yargıtay'ın isteği üzerine yeniden yargılanan Karatekin'in cezası, 18 yıl 9 aya indirilmişti. Çünkü, İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu, bu tecavüz ve hamilelikten dolayı 10 yaşındaki kız çocuğunun ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin rapor vermişti. İlişki sonrası hamile kalan çocuğun psikolojisinde bozukluk olmadığı çok 'adil' bir şekilde Adli Tıp Raporu'yla belgelenmiş ve üvey babanın cezasında da beş yıl indirime gidilmişti. İşte, Hüseyin Üzmez gibi sübyancılara cesaret veren bu çürümüşlüktür.

Cinsel şiddete uğramış mağdurların hemen ruhsal hastalık geliştirebileceği gibi bazen de uzun süre sonra travma yaşayacaklarını, çocukluğunda istismar yaşamış ve hastalık belirtisi göstermemiş kadınların evlendiklerinde ruhsal hastalıklar yaşadıklarını bile bile eli titremeden 'gayet sağlıklıdır' raporu döşeyen vicdansızlar oldukça Üzmezler biter mi?

Samsun'da hüküm giymiş bir tecavüzcünün, tecavüz ettiği 14 yaşındaki kızla evlenmeyi kabul ettikten sonra gözaltından serbest bırakılıp, yedi senelik hapis cezası erteleniyorsa, o kız çocuğu mahkemeye, tecavüze uğradığı için çok utandığını, köyünde dolaşamadığını ve kimseyle konuşamadığını söylüyorsa, utanması gerekenler hala durmak yok, yola devam diyorsa bu iş burada bitmiştir. Sözün bittiği yerde, Sinoplu Diyojen gibi gündüz vakitlerinde elimizde fenerle adam aramaya çıkma günlerindeyizdir.

Başbakanlık raporu, töre ve namus cinayetine kurban gidenlerin sayısı 2003'te 150 iken, son 5 yılda bini aştığını açıkladı. Raporda, "Son yıllarda insan hakları alanında ve özelde de kadın hakları alanında mevzuatta sağlanan ilerlemelere ve yapılan çok sayıda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine rağmen töre ve namus cinayetlerinin sosyal bir olgu olarak varlığını artan bir şekilde sürdürmesi meselenin yılları aşan ekonomik, sosyal ve kültürel boyutları içeren çok boyutlu yapısallığını ve bu alandaki zihniyet değişiminin sağlanmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır" tespitine yer verildi. Uzun lafın kısası, "Biz beceremedik" dediler. Zihniyet değişimi mi dediniz? Kokuşmuş düzeninizin zindan karası zihniyetini değiştirmek tüzük değil, yürek ister yürek!.. O yürek de biz de var.

Çocuk bedenlerini yağmalatanlardan, kadınları pazarlarda satanlardan sorulacak hesabımız var. Samsun'da ve her yerde!... "Bu karar, AKP'nin ülkemizde yaratmaya çalıştığı gericileştirme operasyonunun bir parçasıdır. Her ne yapılmak isteniyorsa, biz emekçi kadınların midesi kaldırmıyor. Bu haber etrafında tartışılan düzlemi de, 14 yaşında defalarca tacize uğrayan kız çocuğu için 'ruhen ve bedenen sağlıklıdır' raporu veren hekimleri de, AKP'yi de midemiz kaldırmıyor" diyerek, sübyancı Üzmez hakkındaki tahliye kararının iptali için imza kampanyası başlatan Yurtsever Cepheli Emekçi Kadınlar'ın öfkesinde boğacağız onları. Anaların öfkesi zalimleri boğacak!

Buraya bakın, burada bu kara mermerin altında/ Bir teneffüs daha yaşasaydı/ Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür/ Devlet dersinde öldürülmüştür.

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları