Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Çivi…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:44 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:44

Belma Nur Kartal'ın “Çivi...” başlıklı köşe yazısı 10 Aralık 2012 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

‘’Propagandada beyinlere her gün 1 cm. çivi çakacaksın, 40 günde 40 cm. girecek, girdiğini kimse hissetmeyecek, böylece yalan gerçek olacak. ‘’ Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in bu sözü, başımıza gelenlerin özetidir. Zengin bir avuç badem bıyıklı, yoksulların beynine çivi çakmaya devam ediyor. Biri dinle kandırıp zenginleşir, diğeri dinle kandırılıp yoksullaşırken kervan yolda düzülüyor.

Böyle böyle bitirdiler 1. Cumhuriyeti… Yeni sahipler, şimdi elde kalan ne varsa can çekişen, taşlıyor. Yavaş yavaş can verişini izliyor. Recm ediyor! Soraya’yı Taşlamak filmindeki gibi… Taşlaya taşlaya öldürüyorlar. Soraya’nın patlayan alnındaki kan, çıkmamaya azmetmiş can gibiyiz. Bedenlerimizi, bilincimizi, hayatlarımızı recm edenlere karşı...

Recmciler, ellerinin değdiği her yeri teker teker karanlığa gömerken şimdi de çocuklarımıza el attılar. 10 yıldır çocuklarımıza insanca yaşamayı yasak edenler, çocuklarımızın kılığını kıyafetini serbest bıraktılar. 10 yıldır binlerce insanı cezaevlerinde çürütüp tutsak edenler, giysileri özgür bıraktılar.

Çaldıkları her minareye kılıf dikenler, çıkardıkları yönetmelikle gericiliğe “özgürlük kılıfı” diktiler.

Bakan Dinçer’in “Kuran-ı Kerim dinlemenin adap ve usulü vardır. Biz de o derste Kuran-ı Kerim’in adap ve usulüne uyacağız. Onun dışında türban serbest değil. Diz üstü etek ve yırtmaçlı etek de yasak.” sözlerine, “Türban sadece o derste değil tamamen serbest olsun” diye tepki verenler de oldu, “Yoksul- fakir ayrımını ortaya çıkaracak” diyenler de… Bir de “AKP’ye karşı çıkacağım diye militarist tek tip kıyafeti savunmak akıl tutulmasıdır” diyenler vardı.

Belediye başkanı adayıyken üstünde kendi fotoğrafıyla hadis-i şerifli ‘çıkartma kart’ bastıran, İsmailağa cemaatinden oy isteyen, Hızır Reis Türbesi’nde dua eden, 8 Mart’ta başörtüsü dağıttırıp “Eşarp, kadınların severek kullandığı bir giysi. Tüm kadınlar kullanıyor, kimisi fular, kimisi başörtüsü, kimisi de türban olarak kullanıyor.” diyen, “Üniversiteye türban bizim sayemizde girdi” diyen Kılıçdaroğlu solcularının şimdi hop oturup hop kalkmaması gerekir. Çünkü, Goebbels’in sözünü ettiği “beyinlere her gün 1 cm. çakılan çivi”lerde genel başkanlarının da payı vardı.

Ne Kılıçdaroğlu solcularını ne de “Militarist tek tip kıyafeti savunmak akıl tutulmasıdır” diyen solcuları anlayan beri gelsin. Badem bıyıklılar gibi, dün kara çarşafa rozet takıp iki oy için dini siyasete alet edenlere de militarizmle komünistleri, solcuları aynı cümlede kullanıp “akıl tutulması” vaazı verenlere de söyleyecek çok sözümüz var.

Uzun yıllardır gericiliği tehdit olarak görmeyip, bunu bir özgürlük meselesi görenlerin bu süreçte ayılmalarını umut ediyoruz. Meselenin kılık kıyafet tercihi değil siyasi baskının bir simgesi olduğunu söyleyenlere karşı, halen özgürlüğü savunduğunu iddia edenler oturup, özgürlüğün tanımını bir kez daha düşünmelidirler.

Ülkemizde kadına yönelik şiddetteki muazzam artışla dinselleştirme arasındaki paralelliği herkes bir kez daha görmelidir. Bu ülkede toplumsal gericiliğin halkımıza yaşattığı acıları ve geleceği topyekun karartılmak istenen çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzu herkes hatırlamalıdır. Görmelidir ki, yaşanan ve yaşanacak gericileşmeye karşı utangaçça sessiz kalmaktan vazgeçsin. Tek tipçiliğe karşı olmak, AKP’nin tipine ses çıkarmamak değildir.

Tarihimiz, aydınlıktan ve bilimin ışığından yana olanların, gerici karanlığa prim vermeyenlerin tarihidir. İşçi sınıfının iktidarı mücadelesi verenlerin tarihinde dinci gericiliğe meşruluk kazandıran tek bir örnek yoktur. Bugün de liberalizmin tuzağına düşmeyeceğiz. İşçi sınıfını gericiliğe yem etmeye çalışanlara, piyasacılara, emperyalistlere çocuklarımızı teslim etmeyeceğiz. Bu sürece susarak ortak olanlara da “ Kendinize sahip çıkmadınız, bari çocuklarınıza sahip çıkın!” demeye devam edeceğiz.

Eşitliği mümkün kıldığımız, gericiliği toplumsal baskı unsuru olmaktan çıkarttığımız bir ülkede elbette çocuklarımız ülkemizin bütün güzel renklerinde giyinecekler. “Artık yeter” diyenlerle yeter diyeceğiz, “isyan” edenlerle ‘İsyan Et’meye devam edeceğiz!

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları