Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Buralarda biz varız!..

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:18 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:18

“Derine... Hep derine kazıyoruz. Nerde çağımızın o altın kalbi? Çağımızın altın kalbini arıyoruz. Madencileriz biz…”

Üç ay önce vurduk ilk kazmayı… Çağımızın altın kalbini bu kentte aramaya tam üç ay önce, bir 6 Kasım sabahı başladık. Denizlerin, o güzel insanların o güzel atlara binip gittiği günde, 90 yıllık şanlı tarihimizin sayfalarında, TKP saflarında, devrim ve sosyalizm kavgasında tüm yitirdiklerimiz için saygıya dururken başladık çağımızın ve kentimizin altın kalbini aramaya…

Karadenizli Mustafa Suphi ve yoldaşları, Alucralı Harun Karadeniz, Laz İsmail, Nazım Usta, tütün işçisi Zehra Kosova, Behice Boran ve binlercesi yolumuzu aydınlatırken en eski madencimizden en gencimize… O gün birlikte bir çağrı yaptık dostlarımıza… “Geçmişi anlamlandırmanın tek yolunun geleceğimiz olduğunu biliriz” dedik. “Bugün Türkiye’nin sola, kitlesel bir sosyalist harekete ihtiyacı ekmek kadar, su kadar yaşamsaldır” dedik. “Bu, yitik bir kentin ve ülkenin kurtuluş savaşıdır” deyip “safları sıklaştıralım” çağrısı yaptık dostlara…

“Doğru hareket edebilmek için doğru düşünmek gerekliydi. Doğru düşünebilmek için de gerçeklikle kendi arasındaki bütün süzgeçleri, perdeleri, alıcıları, vericileri, komisyoncuları kaldırmalı, önyargılardan kurtulmalıydı. Çünkü, bir görüşün önemsenmemesine giden yolda önyargılar, ilerlemenin en büyük engellerinden biriydi. Onu yıkmalıydı, aşmalıydı…” Biz de bunu yapmaya çalıştık.

2011, egemenlerin elimizde kalan o tek şeyi, umudu teslim almaya çalıştıkları bir yıl olacaksa ya teslim olacağız, ya direneceğiz. Bu çürük düzene ayrı ayrı mevzilerde diklenmek yetmez artık. Direnenlerin, teslim olmayanların birbirini anlaması, dinlemesi ve aynı masaya oturup konuşması, konuşmak da yetmez birlikte yola düşmesi gerek artık dedik. Dedik ama aynı cephede olanların örgütleri, “İlan ediyoruz ki, artık bu coğrafyada ezilenler, işçiler, emekçiler, kadınlar, öğrenciler, teslim olmayanlar birlikte yürüyecektir” diyemedi henüz bu kentte…

Partilerle, sendika ve derneklerle yapılan görüşmelerin çoğu, merkezlerinde yanmayan yeşil ışığa takılıp kalırken Samsun’da Trabzon’da başka bir şey oldu. Trabzon Emek ve Özgürlük Meclisi kuruldu ÖDP, EMEP, TKP, BES yöneticileri yanlarına Trabzonlu iyi bir yazar, İHD eski başkanı, aynı zamanda meslektaşım Gültekin Yücesan’ı, bir de sevgili İhsan Hacıbektaşoğlu’nu alarak yola koyuldular.

“İktidarların emperyalist tekellerin ihtiyaçlarına göre uyguladığı tarım politikaları, ülke tarımını yok olma noktasına getirirken, özellikle yöremizde tütün, fındık ve çay üretimini de ortadan kaldırıyor. Emek ve özgürlükten yana olan, emeğin ve özgürlüğün sözünü söyleyen, sömürüye hayır diyen, insanın insan olmasından doğan hakları için çaba gösteren herkesi, Trabzon Emek ve Özgürlük Meclisi’nde birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye, birlikte mücadeleye çağırıyoruz” dediler. Gündemlerinde HES'ler, Trabzon'da kurulması olasılık dahilinde olan füze kalkanı gibi yerel başlıklar da var. Bir kazma da Zonguldaklı madencilerden geldi, ki en iyi onlar bilir canları pahasına maden aramayı… Onlar da çoktan başladılar cepheleşme yürüyüşlerine...

Trabzon’la Zonguldak arasına, Karadeniz’in orta yerine ne yakışır? Samsun Meclisi!.. Yakışanı yapıp biz de kurduk meclisimizi dosta düşmana duyurulur. Ülkenin tüm devrimci, ilerici, birikimini ortak hareket etmeye çağıran “Cepheleşmeye çağırıyoruz” başlıklı açıklamaya imza koyanlarla başladık işe… Bu açıklamanın ardından Samsun’da yerel meclis kurulması için yan yana geldik. Samsun'daki akademisyenler, öğrenciler, sendikacılar, kadınlar, işçi ve emekçilerle yaptığımız ilk toplantıda yerel meclis oluşturulması için ortak irade oluşturup bir deklarasyon yayınlamaya karar verdik.

Deklarasyonumuzda işsizlik, yoksulluk, güvencesizlik, gericilik, özelleştirme, ulaşım sorunu, HES’ler ve bunları başımıza bela edenlerin karanlığına karşı mücadele kararlılığımız yer alacak. Yürütmesini de şimdilik belirleyen Samsun Meclisimiz, gecenin karanlığına karşı bu akşam toplanıyor. Kapısı dostlara açık, ister örgütlü yapı olsun isterse Vatandaş Mustafa… Onca umutsuzluk ve teslimiyetin rağmına, bu kente umut olmaya çalışan dostlarına kapısını kapatmadan alt meclislerini, komitelerini örmek için kente çağrı yaparak 27 Şubat’ta geniş bir salon toplantısı düzenleyecek.

Ancak, deklarasyonu yayınlamaya bile fırsat bulamadan toplantımız basıldı! Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu temsilcisi geldi, 13 Şubat saat 13.30’da yapacakları basın açıklaması ve yürüyüşle ilgili “Yüzbinlerce işsiz öğretmenin umudu AYÖP yine alanlarda! Koşulsuz atanmak için sokağa çıkıyoruz! Katılımınızı bekliyoruz” yazan çağrı metnini masamıza bıraktı.

Fatsalı Terzi Fikri pratiğinden bilir bu Karadeniz halk meclislerini… Terzi Fikri halka gidelim der, her mahallede bir mahalle meclisi ve bu meclislerin görevlendirdiği mahalle komiteleri oluşturulur. Her mahalle temsilcisi ve DKÖ temsilcilerinden oluşan bir kent meclisi kurulur. Halk meclisi ve komiteleriyle öncelikle kentin çamurdan, rüşvetten ve karaborsadan kurtarılması ve yöntemleri belirlenir.

Terzi Fikri’nin Meclisi, en acil sorunları olan çamura son kampanyası başlatmıştı, bugün bizim de en acil sorunumuz çamurdur! İşçileri, emekçileri gerici, piyasacı, işbirlikçilerin zulmü altında inim inim inletenlerin çamuruna son! Bu kenti de memleketi de onlara bırakmayacağız! Teslim olmayanların sesi olacağız…

Sizin oralarda çamur yok mu? Bütün yollarınız stabilize mi yoksa? Daha ne duruyorsunuz?

“Derine... hep derine kazıyoruz. Çağımızın altın kalbini arıyoruz. Madencileriz biz, patlarız volkan gibi... Çağ yenmeyecek bizi, yorgun değiliz... Geçit yok, isyan var, sorulacak bir hesap var, hesap vakti geldi… Yakılan hayatların söyleyecekleri bitmedi daha, bitmeyecek… Buralarda biz varız”

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları