Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Bizim Çocuklar…

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - SAMSUN Yazıları

Anne yarın 6 Mayıs diyorum, heyecanla doğruluyor yattığı yerden... Kimbilir kaçıncı kez dinlediğim anılarıyla anıyoruz bizim çocukları... O bizim Che Guevaramızdı, diyor. Yaşasaydı, bıraksalardı benimle aynı yaşta olacaktı, diyor. Gözleri buğulanıyor kederle...

Karadenizliliğini boynunda hep muhteşem bir kolye gibi taşıyan bu kadın, onurla anlatıyor.

Mustafa Suphilerden bu yana Karadeniz'den kimler çıkmadı ki... Harun Karadeniz köylümdü, ya Samsun-Çarşambalı Mahir Çayan? Rize İkizdereli Deniz... Ne yiğit çocuklardı. Baban Çarşamba'da TÖS'ün yönetimindeyken Ulaş Bardakçı'yla TÖS'e gelmişlerdi de orda görmüştü baban Mahir'i... Çok yakışıklıydı bizim çocuklar. Onların ölümünden sonra bize, "Denizleri gezmiş bile başaramadı, siz mi başaracaksınız?" diyen anneannene nasıl da kızardık.

Sen o zaman, daha ilkokula yeni başlamıştın. Çarşamba'dan Samsun'a anneanneni görmeye gelir giderdim. Bir keresinde anneannenin parasını hırsızlar çalmışlar. Ben de Cumhuriyet Meydanı'nda inmişim, aklım anneannenin çalınan parasında ya, meydanda boy boy asılı afişler... Altlarında aranıyor yazılı bu afişleri incelerken nasıl daldıysam, yanıma bir polis geldi. "Niye o kadar inceledin tanıyor musun yoksa bu banka soyguncularını?" diye sorunca bana, bankada param yok, annemin parası çalınmıştı bir hafta önce, ben de o hırsızları arıyorsunuz sanmıştım deyiverdim. Çok fazla konuşuyorsun sen, diyerek beni uzaklaştıran polise o gün korkudan diyemedim. Evet, tanıyorum onları! Bizim çocuklar bunlar. Biri Hüseyin, biri Yusuf, biri Deniz!...

Annemin parasını çalan hırsızları bulamadılar ama bizim çocukları Gemerek'te buldular. O çocuklar idam olmasın diye bizim Mahir çok mücadele etti. Daha önce "Aynılar aynı, ayrılar ayrı yerde" diyen Mahir, "Denizlerin idamı Türkiye devriminin prestijidir" demesini de bildi o gün. Devrimin prestijini korumak için başka örgütten olan Denizlere sahip çıkıp bu uğurda canını verecek kadar samimiydi. Hesap kitap adamı değildi.

1972'de Ünye Radar Üssü'nden denizlerin idamını engellemek için üç İngilizi kaçırmadan önce Çarşamba'da konakladığını duymuştuk biz. Bir bildiri yayınladılar ve şöyle seslendiler:"1972'nin Türkiye'sinde tek bir yurtseverin oligarşinin ipiyle hayatına son verilmek istenirse, bu Ingiliz ajanları da halkın devrimci öncülerinin kurşunlarıyla yok olacaktır"

İnönü, "Ülkemizde çalışan Ingilizler ulusun şerefinin teminatı altındadır. Onları öldürmek bütün ulusu leke ve töhmet altında bırakacaktır" dedi ve 1972 30 Mart'ında Kızıldere köyünde Mahirler öldürüldü. 6 Mayıs 72'de de Denizler idam edildi. Bu çocuklar, darağacındaki bu fidanlar tek bir cana kıymadan ölümleri giydiler.

Tek suçları, tam bağımsız bir ülke istemekti. Deniz, Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenlediğinde sen dört yaşındaydın. Samsun halkına "Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, tam bağımsız gerçekten demokratik Türkiye için" yürüyüşe katılma çağrısı yaptı. Mahir, "Nasıl silahını yitiren ordu, orduluk niteliğini yitirirse, yurtseverlik coşkusunu taşımayan devrimci de devrimcilik niteliğini yitirir" dedi.

"Bugün ülkemizde işgalci düşmanın ziyafet sofralarından kalan artıklarla beslenen bir avuç hain, bir avuç köpek bu alabildiğine iğrenç düzeni sürdürmek, Amerikan emperyalizmine uşaklık etmek için kurdukları zulüm çarkını insafsızca çeviriyorlar. Soygun ve talanlarına karşı duran her yurtsever meydanlarda kurşunlanıyor. Işçilerin ve köylülerin, ekmek ve toprak isteyenlerin sesi kan ve zulümle susturulmak isteniyor. Yarattığımız ve ürettiğimiz zorla elimizden alınıyor" diyen Mahir'den bugüne ne değişti? İşgal de, soygun da, talan da daha çok derinleşti.
Denizlerin dün taşıdığı emperyalizme karşı yurtseverlik bayrağını yere düşürmeyin. Denizler gibi ülkenin sahipsiz olmadığını gösterin. Denizleri anmanın hala suç olduğu ülkemde yurtseverim demekten korkmayın, bağımsızlık yürüyüşünüz durmasın, derlenip dürülmesin bayraklar... Ta ki, kurtuluşa kadar!

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!"

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları