Belma Nur Kartal
Binaenaleyh, OMÜ Bir Üniversite Değildir BELMA NUR KARTAL (Samsun)
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Başım döndü, rektörün ziyaretçilerini izlemekten artık... Yeni rektör Hüseyin Akan'ın ziyaretçilerinin biri geliyor, biri gidiyor. Akan, bir ay önce atanma kararının açıklandığı daha o ilk gece, Samsun'da bir restoranda AKP'li milletvekilleri ve kendisini destekleyenlerle birlikte kutladı sonucu... AKP Samsun Milletvekili Birnur Şahinoğlu ile AKP Samsun eski Milletvekili Musa Uzunkaya'nın da bulunduğu kutlamada açıklama yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Akan, "Bu yeni dönemin üniversitemiz ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Birlikte çalışarak üniversitemizi bilimde ve eğitimde daha ileriye taşıma gayretinde olacağız. TÜBİTAK, DPT, AB gibi proje desteği alan araştırmacılarımıza, yurt dışı kongre desteği, ödül ve plaket verilmesini gerçekleştireceğiz. Her yıl 50 kişinin 3-9 ay süreyle yurt dışında ilgili bir merkezde çalışmalarını destekleyeceğiz" dedi ve "Ben üniversitenin siyasetle uğraşmasını istemiyorum sayın basın mensupları" sözleriyle plan ve projelerini ifşa etti. Üniversitesinin siyasetle uğraşmasını istemeyen rektörle AKP'li vekillerin yüzünde patlayan flaş ışıklarının beyazlığında ortaya çıkan fotoğraflar, rektörün sözleriyle yan yana getirilince o fotoğraflar fotomontaj hissi uyandırıyordu insanda... AKP'li vekiller olmasa o anda yanı başında, siyaset konusundaki hassasiyetini çözmeye çalışacaksınız belki ama manzara öyle garip ki... Hadi bakalım, sadece bu fotoğraflara bakarak bir haber yap denilse size, eminim alttaki gibi bir diyalog çıkarırsınız ortaya...
- Evet, ne demiştim ben üniversitemin siyasetle uğraşmasını istemiyorum.
- Hüseyin'ciğim, şu sigara böreğinden de ısırır mısın hatırımız için...
- Ama sayın vekilim, sonra ısırsam? Noolur, şu açıklama bitse önce?
- Hüseyin!.. Ne oluyor? Sen bize itiraz mı ediyorsun yoksa?... Gül'e söyleriz bak.
- Yok yok, estağfurullah sayın vekilim. Ne demiştim ben ki buraya YÖK'ün, Gül'ün ve Allah'ın inayetiyle rektör olmuşum, bundan sonra üniversitemde sigara, sigara böreği ve siyaset yasak olacaktır. Tiz elden duyurula!...
-Neden sayın rektör? Üstelik siz de siyaseten geldiniz buraya?
- Nedenini az önce söylemiştim, ben istemiyorum, o kadar!.. Bu geçerli bir neden değil mi?
Üniversitenin siyasetle uğraşmasını istemeyen Hüseyin Akan'ı rektörlüğe götüren akademik kariyeri, bundan iyisi Şam'da kayısı dedirtecek cinsten... Türbana özgürlük imzasının kendisine rektörlük olarak döndüğü Akan'ın bir ara İran'da eğitim aldığı, YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz'ün 'gizli' damgalı bir mektubu dönemin rektörü Prof. Osman Çakır'a gönderip, "Kurulumuza ulaşan bir duyuma göre, üniversitenizde görevli Hüseyin Akan'ın Hizbullah, İBDA-C vb. radikal dini örgütlerle iltisaklı (kavuşma, birleşme) oldukları iddia edilmektedir. Konunun tetkik edilerek sonuçtan bilgi verilmesini saygılarımla rica ederim" diyerek soruşturma açılmasını talep ettiği basına yansıyan bilgilerdir. Yine, bugün MHP Samsun Milletvekili olan dönemin rektörü Çakır'ın böyle bir bağlantının olmadığını YÖK'e bildirdiği de bilinmektedir.
Gül'ün 262 oy alan Prof. Dr. Murat Aydın'a rağmen 183 oyla Prof. Dr. Hüseyin Akan'ı tercih etmesindeki Kopenhag kriterlerini en çok da Murat Aydın merak etmiş olmalı ki, Gül'e, "Sayın cumhurbaşkanının sadece kişisel tasarruf hakkını kullanarak bu kararı almış olması, böylesi önemli bir makama yapılan atama için çok basit bir gerekçe olur. Umarım Sayın Cumhurbaşkanı atama sırasında hangi kriterleri kullanarak beni tercih etmediği konusunda kamuoyunu aydınlatır. Aksi takdirde, haksız nedenlerle atamamın yapılmadığını, tarafsız davranmadığını düşünmek kaygılarımı daha da artıracaktır" diyerek neden atanmadığını sormuştur ancak henüz Gül'den bir yanıt gelmemiştir.
Sayın Aydın, bu ara futbol maçlarına merak saran Gül'den bir açıklama beklerken, çiçeği burnunda Rektör Akan hala ziyaretçilerini ağırlamakla meşgul... Kimler ziyaret edip başarı dilek ve temennisinde bulunmadı ki... Bütün AKP'li belediye başkanları, AKP milletvekilleri, Eğitim-Bir-Sen, işadamları... Ziyaretçilerin rektörle birlikte basına verdiği demeçlerdeki ortak akıl, artık üniversitede yepyeni bir dönemin başladığıdır.
Bu demeçlerden iki örnek size... Eğitim- Bir-Sen Başkanı Macit: "Hüseyin Akan nihayet OMÜ Rektörü olmuştur. Üniversite camiası ve tüm Samsunumuz için hayırlı olsun. OMÜ ve Samsun için Akan, bir şanstır. OMÜ, artık gerçek mecrasına girerek siyasi polemiklerden uzak, ehliyetli ellerde bir bilim ve üretim merkezi olacak.
AKP Samsun Milletvekili Suat Kılıç, "Otel işlemeciliği yapan değil, şehirdeki reel sektörle ve sanayicilerle kucaklaşan bir üniversite istiyoruz. OMÜ'nün ideolojik yaklaşımların değil, bilimsel aklın üstün tutulduğu bir üniversite yapısına kavuşması en büyük arzumuzdur. Tek akıl değil, ortak akıl en üstün akıldır."
Yeni rektörün "Üniversitenin siyasetle uğraşmasını istemiyorum" sözleri işte bu ortak aklın ürünüdür. Bu demeçlere baktıkça "Dersini almış da ediyor ezber" türküsünü söylemek geliyor içimizden... Demokrasi diye diye başımıza çorap örenler, şimdi de siyaset istemeyiz diye diye nelere imza atacaklar, hep birlikte göreceğiz. Zaten birer ticarethane gibi işletilen, kamusallığı yok edilen üniversitelerin emanet edildiği yeni rektörlerle bilimsellikten ve özerklikten uzaklaştıkça hangi karanlık ellere teslim olacaklarını görmek için müneccim olmak gerekmiyor.
Bir gazeteci, Demirel'e Yunanistan'ın Ege'yi bir Yunan gölüne çevirdiğini söyleyince Demirel, "Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl değildir" demişti bir zamanlar... OMÜ'lü genç arkadaşım Tacim de bugünlerde bu fıkrayı şöyle anlatıyor:
Demirel'e sormuşlar
- Sayın Demirel, AKP'nin OMÜ'yü bilimsellikten ve özerklikten uzaklaştırdığı söyleniyor, ne diyorsunuz?
- OMÜ bilimsel bir üniversite değildir.
- OMÜ özerk bir üniversite de değildir
- Binaenaleyh, OMÜ bir üniversite değildir.