Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Adınız Devrim!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:47

İnsanlık nöbetçilerim! ODTÜ’nün aydınlık yüzlü gençleri! Karanlığa teslim olmayan yüzleriniz, Prometheus Efsanesini anımsatıyor. Zeus’un zalimliklerine çok kızan ama ondan korkarak köleliği kabul edip boyun eğenlere daha çok kızan Prometheus’u…

Herkesten kuşkulanan Zeus, insanlar tahtını ele geçirmesin diye birçok önlemler almış. Bütün besinleri toprağın altına saklamış, insanlar bulamasın diye… Ve en önemli silah olan bilgi ateşini de onlardan saklamış. İnsanların bilgilenip ona karşı ayaklanmasını engellemek için…

Prometheus, bilgi ateşini insanlara götürmeye karar vermiş. Zalim Zeus’la ancak böyle baş edileceğini bildiği için… Bunun ağır bir suç olduğunu bilse de bir sabah yanına ateşe çok benzeyen “narteks” çiçeğini alıp yola çıkmış. Tanrılar katında, İda dağında ateşin yanına ulaşmış, nöbetçiler uyuyormuş. Gizlice bilgi ateşini alıp, yerine narteksi koymuş ve insanlığa bilgi ateşini getirmiş. Artık bu ateşi korumak ve büyütmek insanların göreviymiş.

Zeus bunu görünce çıldırmış. Prometheus’u bir dağa zincirlemiş. Ona korkunç bir ceza vermiş. Her gün bir kartal gelip Prometheus’un karaciğerini yer, o gece yeniden karaciğeri oluşurmuş Prometheus’un. Yenilenen karaciğer de, kartalın ertesi günkü yemeği olurmuş. Bu bitmeyecek bir işkenceymiş. Prometheus, sakinmiş çünkü insanların bilgi ateşini büyütüp, onu kurtaracaklarını biliyormuş.

ODTÜ’nün Prometheusları! Ürküyorlar gözünüzdeki ateşten, ürküyorlar gözükara cesaretinizden… Öyle böyle değil, Zeus’u çok kızdırdınız çok… Zincirlemek istiyor sizi… Ciğerinizi yese doymaz o kadar kızdırdınız onu. Suçunuz büyük! İnsan olmak… “İnsan olmak suçu suçların en güzeli, en iyisi, en haklısı, en doğrusu olmalı… Ve herkes o suçu ömrü boyunca işlemeli…” Siz de bugün “Suçlu! Ayağa kalk” diyen Zeus’a karşı Devrim Stadyumuna "ODTÜ Ayakta!" yazarak yanıt vereceksiniz. İnsan olma suçunu işlemeye devam edeceksiniz. Sadece size saldıranlara değil, Zeus’un yandaşı Rektörlere de insanlık dersi vereceksiniz.

“Bir bilim yuvasında 3600 polisin işi ne?” diye soramayanlar, bugün vicdan değil koltuk borcunu ödüyorlar. Zeus onlara, onlar Zeus’a yaslandıkça vicdanları gibi gözleri de kararıyor. Türbancılar, medreseciler, işletmeciler, ÖGB’ciler bahçesinde “Devrim” yazan ODTÜ’den korkuyorlar. Bilmezler onlar, okumuş insanın halkına karşı sorumluluğunu, bilim insanının çağına ve topluma karşı görevini… Bildikleri tek iş, zalim Zeus’a boyun eğip hizaya geçmek… İstiyorlar ki, diğerleri de böyle olsun, muktedirin iktidarına biat etsin. Ama, sökmez ODTÜ teslim olmaz! ODTÜ ayakta, AKP’ye direniyor! Onlar AKP’nin, biz sizin yanındayız.

Ne Zeuslar geldi geçti, ODTÜ'den "Devrim"i silemedi. O ‘Devrim’i 68’de ODTÜ’lü ağabeyleriniz Hüseyin İnan, Taylan Özgür, Alpaslan Özdoğan ve Mustafa Yalçıner yazdı. 12 Martta denediler silmeyi, yeni ODTÜ’lüler bir kez daha yazdı, bu defa talaş ve zift karışımını yakarak… Daha canlı, daha kalıcı… O “Devrim” yazısı hep birilerini kızdırdı. Ama, hiç silemediler. Nice saldırı yaşadı ODTÜ bu yüzden…

Öğretim üyelerinin evleri de bombalandı, kampus içinde terör de estirdiler. Ama başaramadılar. Sonunda kazanan, direnen ODTÜ'lüler oldu, “Devrim” yazısı yakıldı hep… Stattaki yazı o kadar çok yakıldı ki, betona işledi “Devrim” harfleri. Yazıyı yok etmek için üstünü boyadılar, yağmur yağdığında o boyalar yine aktı, “Devrim” çıktı ortaya!

1990 yılında bir kez daha yakıldığında ateş yazının üstünde yeniden göklere yükseldi. Bu son yakılış üniversite yönetimini telaşlandırdı, tümüyle oradan kaldırılması tartışılırken sonunda, ODTÜ'nün bir simgesi olduğu ve yok edilmesinin bir anlamı olmayacağı kabul edildi. Yazı orada bırakıldı, ama bir daha yakılmadı da… 1993 Mayısı ODTÜ şenliklerine bir saat kala bu kez stadyumun içinde mumlarla yazıldı “Devrim” yazısı…

Şimdi o Devrim Stadı’na bugün “ODTÜ ayakta!” yazacaksınız, halkın sanatçılarıyla birlikte… ODTÜ AKP’ye direniyor, diyeceksiniz. Ateşle ateş buluşacak, yanacak!

Samsun’un Havza ilçesine bağlı bir köy var. Yahyalar köyü… Herkesin adı aynıdır o köyde… Bütün erkekleri Yahya, bütün kadınlarının adı da Satı’dır. Uzun Yahya, kısa Yahya, Gıdak Yahya, Kara Yahya, Cemil’in Yahya, Cılda Yahya, Yahya oğlu Yahya… Sizin adınız gibi… Bütün erkeklerinizin adı Devrim, bütün kadınlarınızın adı Devrim’dir. Hüseyin Devrim, Taylan Devrim, Alpaslan Devrim, Mustafa Devrim, Eylem Devrim, Deniz Devrim, devrim oğlu devrim!

Adınız Devrim! Yakarsınız isyan ateşini emperyalistin, işbirlikçinin füzesine, yalanına, talanına karşı! Her yer ODTÜ, her yer direniş!.
[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları