Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

8 Mart’ınız kutlu olsun…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:05

KENTİN SESİ - SAMSUN Yazıları

Tütün kokan elleriyle Zehra giriyor düşüme… Tutup ellerimi, gülümsüyor bana… “Korkma, bak ben korktum mu hiç?” diyor. “Anlat onları, o tütün işçilerini… Onların kadınlarını, erkeklerini, çocuklarını, düşlerini… Büyük direnişlerini anlat.”

Birlikte bakıyoruz direnişteki tütün işçilerinin yüzlerine... “Bu yüzler sana ışık olsun, başla artık” diyor tüm sevecenliğiyle düşümde… Zehra Kosova’yı bilirler mi acaba onlar diye soracak oluyorum, kızıyor bana… “Bunun ne önemi var ki? Bu direniş yüzlerce Zehra’ya gebe…”

“Samsun’da tütün işçileri arasında iyi bir örgütlenmemiz vardı. Biz de kısa sürede buradaki arkadaşları tanıma imkânı bulduk, birlikte toplantılar yaptık, tütün işçilerinin sorunlarını çözme yolunda mücadele ettik…”

Zehra Kosova… Beni kendisine çeken birçok nedenden birisiydi, Zehra’nın 1937’de Samsun’da TEKEL’in tütün depolarında çalışmış olması… Yaşadığım bu kentte aynı süreçte, anneannem ve dedemin de tütün işçisi olması, belki de aynı depolarda çalıştıkları düşüncesi bile beni sonsuz heyecanlandırır.

Tütün işçilerinin birliği mücadelesine ömrünü vermiş bu güzel, bu yiğit kadını anmadan, onu ve mücadelesini selamlamadan, bugün işleri ve hakları için birleşip direnen kadın tütün işçileri anlatılabilir mi?

Tütün işçilerinin örgütçüsü, direnişçi Zehra Kosova sosyalizm özlemini, “Hayatım boyunca bir gün denizin durulacağını, fırtınanın dineceğini, benim gibi milyonlarca insanın sakin ve rahat bir hayata ulaşacağını düşündüm. İnsanların ezilmeyeceği, sömürülmeyeceği bir dünyanın özlemiyle yaşadım.” sözleriyle anlatır. Onun ve bizim özlemimiz, yiğit TEKEL işçilerinin direnişine önsöz olsun.

Kosova, “Henüz küçük bir çocukken bizi Yunanistan'dan getiren vapurun güvertesinden Ege'nin dalgalarını seyrederken, hayatın dalgalarının beni de bindiğimiz vapur gibi sallayacağını hiç düşünmezdim” demişti. Şimdi o hayatın dalgaları yiğit TEKEL işçisi kadınları sarsıyor.
İşte o kadınlardan biri Hatice… “Bafra’da yürüyüş var” haberini benden aldığında oraya gelen TEKEL işçisi kadınlardan biri… İki bacısı, anası ve çocuklarla… Bacılarından biri de kendisi gibi TEKEL işçisi… “Yürüyoruz, yürüyoruz yan yana, güzel günler adına/ kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz.”

Sonra 19 Mayıs ilçesine gidiyoruz, TEKEL işçilerinin eşleri kadınlar bekliyor bizi… Ankara’yı anlat, direniş çadırlarınızı diyoruz. Ve kadınları… “Bu direnişte kadınlar yeri geldi, erkeklerden daha dirençli çıktı. Kadınlar hep öndeydi, ilk saldırıya uğrayan da kadınlar oldu” diye coşkuyla anlatıyor Samsun TEKEL işçisi Hatice… Kendisi gibi TEKEL işçisi kocasıyla birlikte işsiz kalmış ama 4-C idam fermanına imza atmamış.

“Tütün işçiliğini çok basit sanıyorlar. Biz kadınlar 50-60 derece sıcaklıkta çalışıyorduk. Astım, guatr olduk, belimiz, boynumuz sağlam değil. 40 kiloluk denkler kaldırıp taşıdık. Yan gelip yatmadık. Bu mücadelede hep beraberiz.” diyerek bitiriyor sözlerini…

Sonra TEKEL işçisi Hava konuşmak istiyor. “Bu direnişe kadar çok korktuk, sustuk. Çok geç kaldık, işimizi kaybettik. Yarın daha gecikirsek çocuklarımızın geleceğini kaybedeceğiz. Dimdik mücadeleye devam etmeliyiz. Çalışıyorduk, ekmeğimizi elimizden aldılar. Kimsenin ummadığı direnişte iki arkadaşımızı kaybettik” diyor.

O kaybedilen iki arkadaşın adını bir de Samsun’daki yürüyüşte andık. Funda Kartal ölümsüzdür, Hamdullah Uysal onurumuzdur sloganlarını atarken… 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Samsun Kadın Platformu mor fularlarıyla Samsun Kadın Buluşması pankartı arkasında yürüyüş öncesi bekleşirken geldi kadını ve erkeğiyle TEKEL işçileri, ellerinde “TEKEL İşçisi Emekçi Kadınlarımızın Onurlu Direnişlerinde Yanlarındayız” pankartıyla…

Mor fularlı kadınlar itiraz etti, “Erkekler gelmesin, girmesinler aramıza demiştik. TEKEL işçilerine söyle, kortejin en arkasında yürüsünler.” “Ben 78 gün boyunca kadın işçilerle birlikte omuz omuza direnen erkek TEKEL işçilerinin neden bu yürüyüşte olmaması gerektiğini onlara anlatamam. Gidin siz anlatın kendilerine” diyebildim sadece…

Bu arada işçiler çoktan karşı kaldırıma geçmiş… Gençlerden biri seslendi: “Abla işçiler seni çağırıyor!” Gittim yanlarına… “Biz ekmeğimizin derdine düşmüşüz. Platformun kararına saygılıyız ama Ankara’da direnirken kadın erkek birlikteydik, 8 Mart’ta da birlikte olacağız” dediler, o kortejin arkasında da yürümediler.

İşte o anda koptu TEKEL işçisi Arzu, mor fularlı kortejden… İşçilerin açtığı “TEKEL işçisi emekçi kadınlarımızın onurlu direnişlerinde yanlarındayız” pankartının tuttu bir ucundan…

Pankartın diğer ucundaki TEKEL işçisi Osman’la yan yana yürüdü TEKEL işçisi Arzu…

Ve başladı işçilerin korteji slogan atmaya… Funda Kartal ölümsüzdür, Hamdullah Uysal onurumuzdur, Kadın erkek el ele mücadeleye…

“Yürürken biz, yürürken, erkekler için de savaşırız/

Çünkü kadınların çocuklarıdır onlar ve biz analık ederiz yine onlara”

Ne mutlu ki TEKEL işçileri, eşleri, anneleri, kardeşleri haklarını arıyor. Ne mutlu ki işçi sınıfı öldü safsatasının esamesi okunmuyor. Ne mutlu ki kadını eve kapatmaya çalışan AKP iktidarına ağzının payını, işçisiyle, eşiyle, annesiyle, kardeşiyle TEKEL direnişinin kadınları veriyor. Bu direniş yüzlerce Zehra’ya gebe…

Yürürken biz, yürürken, daha güzel günleri getiririz/Kadınların yükselişi insan soyunun yükselişi demektir/Köle gibi çalışma ve aylaklık yok, on kişinin çalışıp bir kişinin yattığı/ Paylaşalım yaşamın görkemini: Ekmek ve güller, ekmek ve güller.

8 Mart tüm dünyada emekçi kadınların günüdür. Emekçi kadınların yoksulluğa, sömürüye, haksızlığa son vermek için ayağa kalktığı gündür. TEKEL işçisi kadınlar, hakkını yedirmemek için ayağa kalkanların kazanacağını bir kez daha gösterdiler. Ayağa kalkan, ileriye doğru yol alan TEKEL direnişinin kadınları hepimize örnek olsun. 8 Mart’ınız kutlu olsun!..

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları