Atilla Özsever
‘Orta oyunu’: Yine fiyasko!
Yayın Tarihi: 27.08.2025 , 22:57 Güncelleme Tarihi: 28.08.2025 , 00:00
4 milyonu memur, 2,5 milyonu da memur emeklisi olan 6,5 milyonluk geniş bir kitlenin toplu sözleşme adı verilen “orta oyunu” nihayet sonlandı. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, önceki gün (26 Ağustos 2025) yapılan son toplantıda memur ve emeklileri için 2026 ve 2027 yılı zamlarını belirledi.
Bir ay önce başlayan toplu sözleşme görüşmeleri, uyuşmazlıkla sonuçlanınca konu hakem kuruluna gitti. Bu olayı “orta oyunu” diye nitelendirmemizin nedeni, toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde sendikaların grev hakkının bulunmaması, sürecin yasal anlamda bir aya sıkıştırılması ve sonunda uyuşmazlık olması halinde konunun hükümet temsilcilerinin ağırlıklı olduğu bir kurula gitmesidir.
Hakem kurulunun yapısı
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 11 üyesinin 6’sını doğrudan, 1’ini de dolaylı olarak Cumhurbaşkanı atıyor. 4 üye ise, memur konfederasyonları temsilcilerinden oluşuyor. Hakem Kurulu’nda, ülke düzeyindeki üye sayısına göre konfederasyonlar temsil ediliyor. Kurulda Memur-Sen 2, Türkiye Kamu-Sen 1, Birleşik Kamu-İş de 1 üye ile temsil edildi.
Görüldüğü gibi hakem kurulunda hükümet çok ağırlıklı. Şimdiye kadar da hakem kurulunun aldığı kararlar, hükümetin talepleri doğrultusunda oldu. Ayrıca bu kurulun kararları kesindir, zorunlu tahkim denilen grev, yargıya başvurma dahil hiçbir hak arama yolu yoktur.
Sadece yüzde 1’lik artış
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, milyonlarca memur ve memur emeklisi için AKP Hükümeti’nin 2026 yılı için önerdiği zam teklifini aynen kabul etti. Buna göre maaşlara 2026 için yüzde 11 + 7’lik bir artış yapılacak.
2027 için de hükümetin teklifi ilk altı ay için sadece 1 puan artırılarak yüzde 5 ve ikinci altı ay için de yüzde 4 belirlendi. 2026’da da taban aylığına bin lira zam yapıldı.
Hedef enflasyonun da altında
Merkez Bankası’nın bile 2026 için öngördüğü hedef enflasyon yüzde 16, 2027 için de yüzde 9’dur. AKP Hükümeti’nin 2026 için verdiği yüzde 11+7’lik zam, kümülatif (birikimli) olarak yüzde 18,8’e gelse de 12 aylık ortalama olarak yüzde 14,9’a denk düşmektedir. (Bunun aritmetik hesabını 21 Ağustos 2025 tarihli “Memur gücünü gösteremiyor” başlıklı yazımızda yapmıştık).
2027 yılı için verilen yüzde 5 + 4’lik artış da birikimli olarak yüzde 9’a gelse de 12 aylık ortalama olarak yüzde 7’ye denk düşüyor.
(Hesabı da şöyle: Örneğin 100 lira üzerinden ilk altı ay için yüzde 5’lik zamla ücret 105 TL x 6 ay = 630 TL, ikinci altı ay için de 105 TL x yüzde 4 = 109,2 TL x 6 ay = 655,2 TL’dir. Her ikisinin toplamı 630 TL + 655,2 TL = 1.285,2 TL. Bu bir yıllık toplamı 12 aya böldüğümüzde; 1.285,2/ 12 = 107,1 TL ediyor. Yani aylık ortalamada yüzde 7,1’lik bir artış yapılmış oluyor).
Burada da görüldüğü gibi AKP Hükümeti’nin memur ve emeklilerine 2026 yılı için verdiği ortalama zam, yüzde 14,9 olurken Merkez Bankası’nın öngördüğü yüzde 16’lık enflasyon hedefinin bile altındadır. Keza 2027 için verilen ortalama yüzde 7’lik zam da, yüzde 9’luk hedef enflasyonun yine altında bulunuyor.
Göstermelik çekilme
Hakem Kurulu’nda ortaya konan teklifin ardından Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen, kuruldan çekildiklerini açıkladılar. Oysa Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, henüz ilk toplantısını yapmadan memur konfederasyonları temsilcileri toplantıya katılmamış olsaydı kurul yasal olarak toplanamayacaktı.
Çünkü yasada, hakem kurulunun toplanması için en az 8 üyenin toplantıya katılması öngörülüyor. Sendika temsilcileri katılmazsa kurul toplanıp karar alamıyor. Nitekim Birleşik Kamu-İş temsilcisi, kurul kararlarına başından itibaren katılmadı.
Memur-Sen AKP, Türkiye Kamu-Sen de MHP yanlısı olarak gözüküyor. Cumhurbaşkanı ile çatışmamak için toplantılara başlangıcından itibaren katıldılar. Memur-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Yalçın da, kuruldan son anda çekildiğini açıklarken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı değil Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hedef aldı. Oysa kurulun çoğunluğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan belirliyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Gamze Taşçıer de, hem hakem kurulunu hem de kurula üye gönderen sendikaları eleştirdi. Taşcıer, “Kamu-Sen ve Memur-Sen sözde hakeme başvurmayıp özde kurula üye göndererek iktidarın sergilediği orta oyunun parçası oldular.
Hakem kurulunun insan onuruna yakışmayan son 'sadaka' teklifinin ardından masadan çekildiklerini beyan etmişler. Lütfetmişler. Bu 'sözde' çıkışları, milyonların ekmeğine sahip çıkmadıkları gerçeğini değiştirmeyecek” şeklinde yazılı açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı sorumlu
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım da, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, Memur-Sen ve Kamu-Sen'in masadan çekilmesinin hukuken hiçbir anlamı olmadığını belirterek "25 milyonu aç ve yoksul bırakan hakem heyetini atayan Cumhurbaşkanı'dır" ifadesini kullandı.
Hakem Kurulu kararlarına herhangi bir itiraz olmadığı için karar, dünkü (27 Ağustos 2025) Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Halen 50 bin 502 lira olan en düşük memur aylığı, Ocak 2026’da taban aylığına bin liralık ilave ve yüzde 11’lik artışla 57 bin 168 TL olacak. Türk-İş’in Temmuz 2025 itibariyle açıkladığı yoksulluk sınırı ise 86 bin 68 TL. Memura tam bir sefalet ücreti dayatılmış oluyor.
O nedenle önümüzdeki süreçte kamu çalışanlarının sendikalarını iyi değerlendirip hükümet yanlısı sendikalar yerine emeğin haklarını gerçekten savunan ve aynı zamanda demokratik işleyişe önem veren, kitle örgütü tanımına uygun bir anlayışa sahip sendikalara gönül vermesi, onları yeniden inşa etmesi gerekli gözüküyor.
Keza işçisi, memuru, tüm çalışanları ve emeklisiyle birlikte birleşik bir mücadelenin örülmesi de önem kazanıyor…