Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

Mutlak butlan ve işçi sınıfı

CHP ile ilgili mutlak butlan kararı, esas itibariyle seçme ve seçilme hakkına, demokratik süreçlere bir saldırıdır. Peki, bu süreçte özellikle işçi sınıfının durumu, tavrı nedir?

Yayın Tarihi: 10.06.2026 , 23:34 Güncelleme Tarihi: 11.06.2026 , 00:01

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararıyla özünde seçme, seçilme hakkına, demokratik süreçlere bir müdahale, bir saldırı söz konusudur. AKP iktidarı, ülkeyi daha karanlık, daha otoriter, faşizan bir sürece doğru sürüklemek istemekte, bu sürecin kurumsal adımları atılmaktadır.

Peki, bu süreçte özellikle işçi sınıfının durumu, tavrı nedir? Daha baskıcı, faşizan bir sürecin aslında sendikal hakları da kapsayacak şekilde gelişmesi ve demokrasi kırıntılarının da tamamen ortadan kalktığı bir ortama sürükleniş söz konusu iken işçiler ne yapabilir, bu durumun ne kadar farkındalar?

İşte bu ve benzeri soruları, hem Türk-İş hem de DİSK’ten mücadeleci iki sendika şube başkanı ile konuştuk. Şube başkanları işçi tabanına daha yakın oldukları için görüş ve değerlendirmeleri önemliydi.

Görüşlerini aldığımız sendikacılar: Türk-İş’e bağlı Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak ile DİSK Birleşik Metal-İş Gebze 2 No.lu Şube Başkanı Necmettin Aydın’dı. Necmettin Aydın, aynı zamanda Gebze Sendikalar Birliği’nin de dönem sözcüsü konumundadır.    

Seçim hakkına müdahale

Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, işçilerin genelde mutlak butlan kararına karşı olumlu bir bakışlarının olmadığını söyledi. Deneyimli bir sendikacı ve aynı zamanda makine mühendisi olan Hasan Atak, görüşünü şöyle açıkladı:

“AKP döneminde işe giren arkadaşlar da bu sürece olumlu bakmıyor, siyasetin yargıya müdahalesine karşı çıkıyorlar. Sonuçta sendika seçimlerine de bir müdahalenin olabileceğine işaret ediyorlar.

İşçide yargıya güven iyice azaldı ancak sınıfsal açıdan tam bir bilinçlenme yok, bu sürecin sendikal haklar ve demokrasi açısından neye yol açacağı konusunda net bir fikre sahip değiller”.

Hasan Atak, “Çoğu arkadaşımız, daha çok geçim derdiyle ilgili. Keza AKP’nin bu tavrı onları ürkütüyor, ‘işten atılmayalım, hapse girmeyelim’ gibi düşüncelere sahipler” diye konuştu. 

Temsilciler duyarlı

Birleşik Metal-İş Gebze 2 No.lu Şube Başkanı Necmettin Aydın da işyeri temsilcileri ve duyarlı işçiler dışında genel kitlenin büyük bir kısmının butlan olayı ile ilgilenmediğini söyledi. Necmettin Aydın, işçinin daha çok geçim derdiyle ilgili olduğunu belirtti. Aydın şöyle konuştu:

Temsilci arkadaşlarımızda daha baskıcı bir ortamın gelişeceği düşüncesi var. Ama genel kitle, butlan olayının CHP’nin iç meselesi olduğu görüşünde. O nedenle işçi pek harekete geçmek istemiyor.

Ülke sorunlarından ziyade toplu sözleşme döneminde ücret meselesiyle ilgileri var. Şu an için eylem yapma konusunda pek düşünceleri yok, ‘başıma bir iş gelir’ diye korkuyorlar. Fabrikalarda özellikle tarikatlar da etkili. İşçi sokak eylemlerinden kaçınıyor”.

Şube Başkanı Aydın, “Bizim işçilerimiz sendikalı olduğu için nispeten genele göre ücretleri daha iyi. Çevremizde kapanan fabrikalar var, o nedenle işçi, işsiz kalmaktan da korkuyor. Bu nedenle harekete geçmek istemiyor” dedi.

'Genel greve uzak'

Birleşik Metal-İş Şube Başkanı Aydın, aynı zamanda Gebze Sendikalar Birliği’nin dönem sözcüsü olduğundan bu konudaki sorumuzu da şöyle yanıtladı:

“Birliğimizde butlan kararına karşı ciddi bir tepki gözükmüyor, CHP’nin iç meselesi olarak bakılıyor. Bu süreç sonrasında ülke düzeyindeki miting ve eylemlerde ‘genel grev, genel direniş’ diye sloganlar atıldı ama bizim işçi kitlesinde genel grev yönünde bir düşünce yok”. 

37 yıllık bir geçmişi bulunan Gebze Sendikalar Birliği, ülkenin en eski yerel emekçi kuruluşudur. Bünyesinde Türk-İş, Hak-İş, DİSK gibi işçi konfederasyonlarının yanı sıra KESK ve Birleşik Kamu-İş gibi memur konfederasyonlarına üye yerel sendika şubeleri vardır. Ayrıca mimar ve mühendis odalarının temsilciliği de bu birlik bünyesinde bulunuyor.

Gebze Sendikalar Birliği, 1989 Bahar Eylemleri sürecinde oluşmuştur. Sözcüsü Necmettin Aydın’ın ifadesiyle ancak 1989’daki gibi kamu sözleşmelerinin çıkmaza girmesi ve düşük ücret baskısına karşı eyleme geçebileceği yönünde bir kanaat var.

Türk-İş sessiz

Üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük işçi kuruluşu olan Türk-İş’in mutlak butlan kararına karşı herhangi bir çıkışı olmadı. Türk-İş üst yönetiminin bu tavrı, “AKP iktidarına tamamen teslim olmuş” şeklinde değerlendiriliyor.

Bu arada CHP yönetiminin zaman zaman Türk-İş’e destek vermesi de eleştiriliyor. Sendikal bürokrasi, mücadeleci sendikacılığın önünde büyük bir engel. Yine de iş, yani mücadele, öncü kadrolara, işyeri temsilcilerine, şube yönetimlerine düşüyor.

Öte yandan fabrika işçilerinin ağırlıklı olduğu mavi yakalı işçi kesimi, genelde butlan kararını benimsememesine rağmen demokrasinin tamamen ortadan kalkacağı bir sürecin fazla farkında olmaksızın bir hareketsizlik içinde bulunuyor. Oysa fabrika işçilerinin genel grev anlamında üretimden gelen güçlerini kullanması, demokrasi mücadelesinde çok daha fazla etkili olur.

Beyaz yakalıların, gençlerin ve emeklilerin ağırlıkta olduğu kesimin ise, mitinglere, eylemlere katılımlarda görüldüğü gibi daha mücadeleci bir tavrın içinde bulunduğu dikkati çekiyor. 

Kuşkusuz mavi yakalı, beyaz yakalı demeden tüm işçi sınıfının ve emek kesiminin faşizan sürece karşı demokrasi mücadelesinde birlikte hareket etmesi çok daha fazla önem kazanıyor. Ne diyelim, yine de umudu kaybetmeden şairin (Nâzım Hikmet’in) sözleriyle “Sen bakma havanın durgunluğuna / Derya dediğin uyur uyur, uyanır”…

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları