Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

Metalde asgari ücret faktörü

155 bin metal işçisini ilgilendiren toplu sözleşme süreci başladı. Sendikalar tekliflerini işveren sendikası MESS’e ilettiler. Türk Metal yüzde 35, Birleşik Metal-İş ise yüzde 58,5 oranında bir teklif yaptı. Yeni asgari ücretin de yılbaşında yüzde 18-20 dolayında artması bekleniyor. Asgari ücretteki artış, MESS sözleşmesini doğrudan etkileyecek.

Yayın Tarihi: 24.09.2025 , 23:37 Güncelleme Tarihi: 25.09.2025 , 11:35

Metal sektöründe Eylül 2025 – Eylül 2027 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi süreci başladı. Yetkili sendikalar, işveren sendikası MESS’e ( Metal Sanayicileri Sendikası) tekliflerini ilettiler.

Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası, ilk altı ay için sosyal haklar hariç yüzde 35 oranında bir teklifte bulundu, sosyal haklarla bu oran yüzde 38,97’yi buluyor. DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası ise, sosyal haklar hariç ilk altı ay için yüzde 58,5 oranında bir teklif verdi.

Yasal mevzuata göre işveren sendikası teklifleri bir ay içinde değerlendiriyor, sonrasında da görüşmeler başlıyor. Birleşik Metal-İş, MESS ile ilk görüşmesini 13 Ekim 2025 günü yapacak. Türk Metal’in de 15 Ekim’de görüşmesi bekleniyor.

Yine mevzuata göre toplu müzakere süresi 60 gün sürüyor, sonunda ya anlaşma oluyor ya da anlaşma olmazsa uyuşmazlık süreci başlıyor. Uyuşmazlık süreci dikkate alındığında toplu sözleşme sürecinin Aralık 2025 sonuna kadar sarkması mümkün gözüküyor.

Yeni asgari ücretin belirlenmesi de 31 Aralık 2025 günü itibariyle gerçekleşecek. Bu çerçevede asgari ücretin de metal sözleşmesinde önemli bir belirleyici olacağı ifade ediliyor.

Çetin pazarlık

Metal sektöründe halen ortalama net ücret ikramiye dahil 55 bin 511 liradır. Bu ücret, 90 bin liralık yoksulluk sınırının yarısı kadardır. O nedenle özellikle Birleşik Metal-İş, yüzde 58,5 zamla metal işkolundaki ortalama ücretin 84 bin 666 liraya yükseltilerek yoksulluk sınırı civarındaki bir ücrete denk gelmesini talep ediyor.

Öte yandan şu andaki 55 bin 511 liralık ortalama ücret, 22 bin 104 liralık asgari ücretin 2,5 katıdır. Yeni asgari ücretin de yılbaşında yüzde 18-20 oranında artması beklenmektedir. Bu durumda asgari ücret 26 bin 500 lira dolayına gelebilecektir.

Sendikaların yoksulluk sınırı düzeyindeki 90 bin liralık teklifleriyle metal sektöründeki ortalama bir ücret, asgari ücretin üç katını geçmiş olacaktır. Kuşkusuz AKP Hükümeti ve işveren sendikası MESS böyle bir artışa karşıdır. O nedenle metal sektörünü çetin bir pazarlık bekliyor.

Belirleyici üç faktör

Asgari ücret zammının düşük tutulması, metal sektöründeki pazarlıkta işverenler açısından sözleşme zammının da düşük tutulmasında önemli bir etki yapacaktır.

Asgari ücret başta olmak üzere MESS sözleşmesini, 6 aylık (Temmuz – Aralık 2025) enflasyon oranı ile döviz kurlarındaki değişim de etkilemektedir. Sözleşme zammında bu üç faktörün son derece belirleyici olacağı gözüyor.

Bu arada MESS sözleşmesini etkileyebilecek diğer faktörler de 600 bin işçinin kamu sözleşmesiyle memurlara yapılan zamlardır. Kamu işçisinin ücretlerine 2025 yılının ilk 6 ayı için yüzde 24, ikinci 6 ayı için yüzde 11, üçüncü 6 ay için yüzde 10, dördüncü 6 ay için de yüzde 6 oranında bir zam yapılmıştı.

6,5 milyon memur ve memur emeklisi maaşlarına da 2026 yılında yüzde 11+7, 2027 yılında ise yüzde 5+4 oranında zam yapılacak. Hem kamu işçileri, hem de memurlar, “sefalet zammı” ile karşı karşıya kalmışlardı.

Tüm bu faktörler, MESS sözleşmesinin zorlu geçeceğini gösteriyor. Halen metal sektöründe toplu iş sözleşmesi kapsamında toplam 155 bin işçi bulunuyor. Türk Metal Sendikası’nın MESS’e bağlı 196 fabrikada 140 bin 722, Birleşik Metal-İş’in 43 fabrikada 11 bin, Hak-İş’e bağlı Özçelik Sendikası’nın da 3 fabrikada 2.500 üyesi var.

20 bin işçi çıkarıldı

MESS yönetimi, sektörün krizde olduğunu, varlık yokluk savaşımı verdiklerini iddia etmektedir. Mayıs 2025’te yapılan bir toplantıda MESS yöneticileri, 2023-2025 yıllarını kapsayan geçmiş sözleşme döneminde 20 bin çalışanın işten çıkarıldığını hatırlatmışlardı. Yani beyaz yakalı çalışanlarla birlikte 200 bin çalışanın 20 bini işten çıkarılmıştı. Yeni dönemde de böyle bir riskin olabileceği öne sürülüyor.

İşverenler, pazarlık masasında yüksek ücret talebi karşısında işten çıkarmaların artacağını yerlerine asgari ücretli işçi alınacağı tehdidini öne sürmektedirler. İşverenler, sektördeki yüksek ücretler karşısında uluslararası piyasada rekabet güçlerinin azalacağı iddiasını ortaya koyuyorlar.

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar ise, sefalet ücretine razı olmayacaklarını ve alın terlerinin karşılığını almak için ne pahasına olursa olsun mücadele edeceklerini belirtti. Atar, “Hakkımızı almak için grev başta olmak üzere tüm mücadele yöntemlerimizi kullanmaya hazırız” dedi.

‘Krizin sorumlu sermaye’

Ayni zamanda DİSK Genel Başkan Yardımcısı olan Özkan Atar, işverenlerin yakınmalarına karşılık da şunları söyledi:

“Ekonomi yönetiminin yoksuldan alıp zengine aktaran, sermayeyi kollayan politikaları sonucu ortaya çıkan krizin yükü işçilere ödetilemez. Bizler sorumlusu olmadığımız bir şeyin sonuçlarını yüklenemeyiz.

Kriz, kapitalizmin doğasında var. Patronlar her zaman ve sürekli yüksek oranlarda kâr elde etmeyebilirler. Bazen kâr oranlarında dalgalanmalar olabilir. Halkın deyimi ile ‘kârdan zarar’ edebilirler.”

[email protected]

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları