Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

AKP’nin gözü hep ‘kıdemde’

Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) Nisan 2026’dan itibaren TES’in (Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi) uygulamaya geçeceği belirtiliyor. AKP, TES adı altında fonda biriken paraların kıdem tazminatına mahsup edilerek 90 yıllık hakkın tasfiyesini amaçlıyor.

Yayın Tarihi: 17.09.2025 , 21:59 Güncelleme Tarihi: 18.09.2025 , 00:00

2026 ile 2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), 7 Eylül 2025 tarihli resmi gazetenin mükerrer sayısında yayınlandı.

OVP’de 2026’nın ikinci çeyreğinde, yani Nisan 2026’da TES’in (Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi) uygulamaya geçeceği belirtiliyor. TES’de çalışanların ücretinden zorunlu olarak her ay yüzde 3 oranında bir kesinti yapılacak. İşverenden de yüzde 3’lük bir katkı düşünülüyor. Devlet katkısının da yüzde 30 olacağı ifade ediliyor.

Yine OVP’de bireysel (özel) emeklilik sistemlerinin teşvik edileceği belirtiliyor. AKP iktidarının daha önceki OVP’lerinde de ifade edildiği gibi bu tamamlayıcı emeklilik sisteminin bir fon olarak kullanılacağı belirtilirken arka planda kıdem tazminatının bu fonla ilişkilendirilerek tasfiyesi amaçlanıyor.

Yani, tamamlayıcı emeklilik sisteminde kıdem tazminatının bireysel fona devriyle birlikte işveren katkısı da dikkate alınarak oluşan birikimin çalışana en az 10 yıl sonra ya da emekliliğinde ödenmesi öngörülüyor.

Oysa mevcut uygulamada, işverenin işçiyi işten çıkarması halinde kıdem tazminatının ödenmesi zorunluluğu var. Ayrıca askerlik, evlenme gibi hallerde de çalışana kıdem tazminatı ödeniyor. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi yürürlüğe girerse bu haklar da tamamen ortadan kalkmış olacak.

Yüzde 3 zorunlu kesinti

Yeni sistemde çalışan maaşlarından her ay yüzde 3 oranında bir kesinti yapılacak ve bu tutar TES fonuna aktarılacak. Düzenlemede, sistemin zorunlu olacağı ve çalışanlara cayma hakkı tanınmayacağı ifade ediliyor. Kıdem tazminatı ödemesi de TES’e aktarılmış olacak.

Çalışanların TES’te biriken tutarlara erişebilmesi için en az 10 yıl sistemde kalmaları gerekecek. Bu tutar çalışanın adına TES hesabına yatırılacak ve emeklilik döneminde toplu para ya da maaş olarak geri ödenecek. Emeklilik hakkının kullanılması için belirlenen yaş şartı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak öngörülüyor.

Mevcut kıdem tazminatı uygulamasında her yıla çalışanın bir aylık maaşı tutarında tazminat ödenmesi öngörüldüğünden işverenler, bu bağlamda yüzde 8,33 oranında (100/12= 8,33) bir yükümlülüğe sahip bulunuyorlar.

Yeni tamamlayıcı emeklilik sisteminde kıdem tazminatının bireysel fona devriyle birlikte işverenlerin katkısı yüzde 3 olarak hesaplanırsa çalışandan da yüzde 3’luk bir kesinti yapılırsa tazminat miktarı düşmüş olacak ya da aradaki farkı devlet karşılayacak.

Oysa mevcut uygulamada kıdem tazminatı için işçiden bir kesinti yapılmazken her yıla bir maaş açısından yüzde 8,33’lük miktarı karşılama zorunluluğu tamamen işverene aittir.

İkinci maaş aldatmacası

2026-2028 Orta Vadeli Program (OVP) ile yeniden gündeme getirilen TES, AKP iktidarı tarafından ‘ek emeklilik geliri’ ya da emeklilikte “ikinci maaş” olarak ifade edilse de aslında bu düzenleme kamusal emeklilik sisteminin çökertilip kıdem tazminatının tasfiyesi anlamına geliyor.

AKP yanlısı Sabah Gazetesi, asgari ücretle çalışan bir kişinin yeni sistemde 25 yıl kalması halinde emekli maaşına TES sayesinde 300 ila 566 lira arasında ek gelir ekleneceğini yazdı. Yani aslında “ikinci maaş” bile komik bir para.

Yine Sabah’ın haberine göre, 60 yaşını doldurmamış olanlar ise ilk konut alımı, evlilik, ağır hastalık ve işsiz kalma gibi durumlarda birikimlerinin yüzde 10’una kadar çekim yapabilecek.

Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, ikinci emekli maaşı iddialarının bir aldatmaca olduğunu belirterek “Bütün işaretler TES için kaynak olarak kıdem tazminatına göz dikildiğini gösteriyor. Kıdem tazminatının tamamı veya bir bölümü bireysel bir fona aktarılarak TES için kullanılacak. Böylece yıllardır kurulamayan kıdem tazminatı fonu gerçekleşecek ve bu tazminat tasfiye edilmiş olacak” şeklinde görüşünü açıkladı.

90 yıllık hakka saldırı

Kıdem tazminatı, 1936 tarihli İş Kanunu ile çalışma hayatına girdi. 2026 yılında tasfiyesi düşünüldüğüne göre tam 90 yıllık bir hak. Kıdem tazminatının AKP iktidarı döneminde çeşitli vesilelerle tasfiye edilmesi amaçlandı, sendikaların tepkisiyle geri çekildi.

AKP bir yandan kıdem tazminatına hak kazanmak için belirsiz süreli hizmet akdi uygulamasını belirli süreli hizmet akdine dönüştürerek işverenlerin ödememesi yönünde çaba harcarken diğer yandan da kıdem tazminatı tavanını düşürerek eritme yoluna gidiyor. Şimdi de tamamen ortadan kaldırılması için yasal bir kılıf hazırlanıyor.

İktidarın bir gerekçesi de kıdem tazminatını alamayan işçi oranının yüksekliği yönündedir. Bunun için yapılması gereken basittir. Mevcut yasaya “İflas nedeniyle ödenmeyen kıdem tazminatını devletin ödemesi ve işverenden haciz yoluyla tahsili sağlanmalıdır” şeklinde bir madde koyarak işçinin kıdem tazminatı alacağı bir güvenceye kavuşturulabilir.

Öte yandan kıdem tazminatı ödemeyen işverenlere de yasal olarak ağır yaptırımlar getirilebilir.

Görüldüğü gibi AKP’nin “kıdem tazminatına çökme planı”nı geçersiz kılmak için öncelikle emek örgütlerinin, sendikaların uyanık olması ve en fazla üyesi bulunan Türk-İş’in genel kurullarında aldığı karar gereği hareket etmesi gerekir.

Türk-İş’in genel kurul kararı şöyledir: “Kıdem tazminatının fona devredilmesi, süresinin azaltılması gibi bu hakkın tasfiyesine ya da zayıflatılmasına yönelik her türlü girişim karşında Türk-İş’in cevabı, genel grev olacaktır”…

[email protected]

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları