Atilla Özsever
Aile hekimine çifte eziyet!
Yayın Tarihi: 31.08.2025 , 22:46 Güncelleme Tarihi: 01.09.2025 , 00:01
Sağlık Bakanlığı tarafından 25 Temmuz 2025 tarihinden itibaren uygulamaya konulan yeni sistemle hastanelerdeki uzman doktorlardan randevu alınması, aile hekimlerinin görevi haline geldi. Yurttaşlar, hastanelerden randevu almakta güçlükle karşılaşırsa aile hekimlerine başvurarak bu randevuları alabilecekler.
Bu durum aile hekimleri örgütlerinin tepkisine yol açtı. Sağlık örgütleri yöneticileri, aile hekimlerinin günde zaten 70-80 dolayında hastaya baktığını, bunun yanı sıra randevu sekreterliği yapmak suretiyle de iş yüklerinin daha da artığını belirttiler.
Öte yandan 1 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliği göre, altı ay Aile Sağlık Merkez’lerine (ASM) gelmeyen hastalar nedeniyle aile hekimleri ve hemşirelerinin ücretlerinden kesinti yapılıyor.
Tabip odaları ve sağlık sendikaları bu yönetmeliği “Eziyet yönetmeliği” olarak nitelendiriyorlar. Sağlık örgütleri, “Böyle bir durumda hekimlerden 15-20 bin lira, hemşirelerden de 8-10 bin lira arası ücret kesintisi gerçekleşiyor. Bizler hiçbir şikayeti olmayan vatandaşı, nasıl Aile Sağlık Merkezleri’ne getirteceğiz?” diye soruyorlar.
Aile hekimleri, bu “eziyetin” üstüne şimdi de “sevk memurluğu eziyeti geldi” diyorlar.
Şiddet olayları artabilir
Aile hekimleri, mevcut sistemde zaten gerekli hallerde hastanın uzman hekime yönlendirmesinde katkı sağlıyorlardı. Şimdi hekimin inisiyatifi olmaksızın hastanın talebi üzerine randevu almak zorunda kalıyorlar, bu durum da zaman zaman hekim-hasta gerginliğine yol açıyor.
Eğer aile hekimleri, uygun görmeyip sevk yapılmayacağını bildirdiğinde hastanın tepkisine ve şiddet olaylarına kadar varacak sorunlara neden olabiliyor.
Aslında yurttaşların doğrudan doğruya MHRS (Merkezi Hekim Randevu sistemi) kanalı ile hastanelerden de randevu alması geçerli bir durum. Ancak aile hekimleri, yurttaşların bu işle uğraşmayıp randevu işini kendileri üzerinden gerçekleştirmek istediklerini ifade ettiler.
Hekimler dertli
Kadıköy bölgesindeki bir ASM’de (Aile Sağlığı Merkezi) görüştüğümüz aile hekimleri de sorunlarını şöyle aktardılar:
“Kişiler hastanelerden randevu almakta sıkıntı yaşadıkları için hiç bu işle uğraşmaksızın yeni uygulama ile aile hekimlerine başvuruyorlar. Bu durum aile hekimlerinin iş yükünü artırıyor.
Aslında AKP iktidarı, hastanelerdeki uzman doktorlardan randevu alma işini aile hekimlerinin üzerine yıkarak seçimlerde vatandaşın oyunu almak istiyor.
Aile hekimleri normalde 1.500-1.800’lük bir nüfusa bakabilir, onların sağlık sorunlarıyla uğraşabilir. Şu anda bizim iş yükümüz 3.000’lik bir nüfus potansiyeline sahip.
Kadıköy bölgesindeki aile sağlık merkezlerinde hekimler, özellikle kış aylarında 70-80 kişinin muayenesini yapıyor. Türkiye ortalaması olarak bir hekim günde 100 kişiye bakabiliyor.
Altı ayda hastanın ASM’ye gelmemesi durumunda ve antibiyotik yazıldı diye aylık ücretlerimizden 18-20 bin lira dolayında bir kesinti yapılıyor.”
Bebek aşısı sorunu
Aile hekimlerinin hamile kadınlar ve yeni doğan bebeklerle ilgili sorumlulukları da var. Ancak kimi anneler, bebeklerine aşı yaptırmak istemiyorlar ya da geciktirmeyi arzu ediyorlar.
Bu durumda verilen bilgiye göre, hamilelere zamanında yapılmayan kontroller ve bebeklere de yine süresinde yapılmayan aşılar nedeniyle aile hekiminin aylığından 9.000 TL’lik bir kesinti gerçekleşiyor.
Hemşire maaşı, en düşük düzeyde
ASM’lerde çalışan hemşirelerin aylıklarında da aile hekimine yapılan kesintiyle bağlantılı olarak düşme söz konusu oluyor. Hemşireler, 43-45 bin liraya kadar aylıklarının düşüğünü belirttiler.
Bu durumda bir hemşire, 50 bin 530 lira olan en düşük memur aylığından bile daha düşük bir aylık almış oluyor.
‘Sevk memuru değiliz’
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir de, randevu sistemiyle ilgili olarak görüşünü şöyle açıkladı:
“Günlük yüksek polikliniklerinin iş yükü altında bulunan aile hekimlerine, şimdi bir de hastane randevu sistemindeki sıkışıklığın yükü aktarılmak isteniyor.
Bu durum sadece iş yükünü artırmakla kalmaz, aynı zamanda çocuk, gebe, yaşlı gibi koruyucu sağlık hizmeti verilmesi gereken grupların da ihmal edilmesine yol açar” (Simge Kansu, Gazete Kadıköy, 14 Ağustos 2025).
Aile hekimlerinin sırtında çok fazla sorumluluk olduğunu belirten Dr. Nehir, “Aile hekimlerinin asli görevi; koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmektir. Aile hekimleri ayrıca kronik hastalıkların takibini yapıyor ve poliklinik hizmeti de sunmaya devam ediyor.
Ancak tüm sevk işlemlerinin aile hekimliği üzerinden yürütülecek bir sistemde mesleki nosyonumuz zedelenir ve hekimin bağımsız karar verme yetisi ortadan kalkar. Biz sevk memurluğu değil, hekimlik yapmak istiyoruz.” diye konuştu.