Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

26 Temmuz: Küba Devrimi’nin miladı

Bundan tam 72 yıl önce bugün, Fidel Castro ve arkadaşları Moncado kışlasına bir baskın düzenledi. Eylem başarısız oldu ancak Castro ve arkadaşları yılmadı. Kendilerine “26 Temmuz Hareketi” adını verdiler. Bu eylemden beş buçuk yıl sonra 1 Ocak 1959’da da Küba Devrimi başarıya ulaştı…

Yayın Tarihi: 25.07.2025 , 21:36 Güncelleme Tarihi: 26.07.2025 , 00:00

26 Temmuz 1953, yani bundan tam 72 yıl önce bugün, Fidel Castro ve arkadaşları Küba’nın Santiago kentinde bulunan Moncado kışlasına bir baskın düzenledi. Castro’nun yönetimindeki grup, kışladaki silahları ele geçirip halka dağıttıktan sonra savaşa başlayacaktı.

Fidel, baskın öncesi 100’ü aşkın kişiye hitaben “Arkadaşlar birkaç saat sonra ya yenecek ya da yenileceksiniz. Ama ne olursa olsun mücadelemiz sonunda başarıya ulaşacaktır” şeklinde bir konuşma yaptı.

Kışla baskını başarısız oldu, çıkan çatışmada ölenlerin sayısı fazla değildi ancak baskına katılanların büyük bir bölümü daha sonra işkenceyle öldürüldü. Fidel ve 18 arkadaşı, dağlara kaçmayı başardıysa da bir süre sonra yakalanıp tutuklandı.

Fidel Castro, mahkemede “Tarih beni haklı bulacaktır” şeklindeki ünlü savunmasını yaptı. Aslında bu söylev, savunmadan çok bir devrim programı niteliğini taşıyordu.

Baskın sonrasında Fidel’in kardeşi Raul Castro’nun deyişiyle Monkadistalar, mahkemeye çıkarılıp çeşitli cezalara çarptırıldı. Fidel Castro, lider konumunda olduğu için 15 yıl, Raul ve arkadaşları ise 13 yıllık bir ceza aldılar.

fidel
Fidel (en sağ başta) ve tutuklanan arkadaşları

26 Temmuz Marşı

Cezaevindeki vakitlerini kitap okuyarak geçiren Monkadistalar, yönetime ya da işbirlikçilere 26 Temmuz Marşı’yla şöyle sesleniyorlardı:

Bizler bir ideale yürüyoruz,
Sonu bize zafer getirecek bir yolda,
Barış için, refah için
Ve elbette özgürlük uğrunda!

Küba diktatörü Batista, mahkeme kararından iki yıla yakın bir zaman geçtikten sonra bir seçim kararı aldı. Batista, dünyanın gözünde meşru bir görüntü sağlamak amacıyla siyasi mahkumlar için de bir af yasası hazırlattı.

Monkadistalar’ın da bu af yasasından yararlanabilmesi için silahlı mücadeleden vazgeçtiklerine dair bir açıklama yapmaları istendi. Castro ve arkadaşları açık ve kesin bir dille, “Hayır, onurumuzu kaybetmektense hapiste kalmayı tercih ederiz” dediler.

Diktatör Batista, Fidel’in bu açıklamasının Küba’nın en çok okunan bir dergisinde de yer alması üzerine meşruiyet kazanmak için önerdiği tekliften vazgeçti ve yurt dışına sürgün şartıyla 22 ay sonra Monkadistaları serbest bıraktı.

cb
Moncado kışlası baskınının 14. Yıldönümünde Küba’da yayınlanan bir afiş

Hareketin adı

15 Mayıs 1955 tarihinde cezaevinden çıkan Monkadistalar, kendilerine bundan böyle “26 Temmuz Hareketi” adını verdiler. Fidel ve arkadaşları, daha sonra Meksika’ya geçti.

Meksika’da Ernesto Che Guevara ile tanışan Fidel Castro, Granma gemisi ile 25 Ekim 1956 günü Küba’ya çıkartma yapmak için bu ülkeden ayrılacaktı. Granma gemisinde 82 gerilla ile birlikte silah, mühimmat ve erzak bulunuyordu.

Granma binbir tehlikeyi atlattıktan sonra 2 Aralık 1956 günü Küba kıyılarına yanaştı. Gemi yolculuğu sonrasında bitkin bir durumda olan Fidel ve arkadaşları, Batista güçlerinin beklenmedik bir saldırısına uğradı.

Che’nin kararı

Granma’da hekim olarak bulunan Che Guevara şöyle bir ikilemle karşı karşıya kaldı: “Hekimlik yemini mi, devrimcilik mi?” Gerisini Che’den dinleyelim:

“Önümde ilaç dolu bir çanta ile kurşun dolu küçük bir sandık vardı. İkisini birden taşımak olanaksızdı. Kararımı o anda verdim; çantayı bırakıp küçük sandığı üstlendim”.

Granma’ya saldırı sonrasında 82 kişilik gruptan ancak 10 kişi savaşa devam edecek durumdaydı. Küba kıyılarına çıkartma yapan bu grup daha sonra Sierra Maestra dağlarına sığındı.

Castro, dağa tırmanırken gördüğü ilk köylüye “Sierra Maestra’da mıyız?” diye sordu. Köylü, “Evet” deyince, Fidel, “Öyleyse devrimi kazandık” diye haykırdı…

Sierra Maestra’daki çatışma

Bu grup daha sonra Sierra Maestra dağlarında gerilla savaşı başlattı. Küba Devrimi’nde daha çok orta sınıf aydınlarının gerilla savaşında etkili olduğu dikkati çekiyordu. Bu arada belli bir köylü desteği de sağlanmıştı.

Gerilla hareketi, zaman içersinde giderek daha sağlam bir tabana oturuyordu. Batista hükümeti, Sierra Maestra’daki gerilla güçlerine karşı saldırıya geçti. 300 gerillanın üstüne 10 bin dolayında asker gönderildi.

1958 Haziranı’nda başlayıp temmuzun sonuna kadar süren savaş, bir ölüm kalım mücadelesiydi. Batista’nın ordusu, bu savaştan yenik çıktı. Komutanların beceriksizliği, yiyecek sıkıntısı, köylülerin diktatörün ordusuna karşı kin ve öfkesi, gerillaların ise yüksek moral gücü, Fidel’in askeri yeteneği, savaşın kazanılmasında belirleyici oldu.

Bu arada yenilginin asıl nedeni ise, 10 bin askerin 300 gerillaya karşı gerektiği gibi savaşmaya niyetli olmamasıydı…

26tem
Kışlanın baskın sonrası görüntüsü.

Batista rejiminin çöküşü

Daha sonraki günlerde Fidel ve gerilla ordusu, Küba’nın başkenti Havana’ya doğru ilerlemeye başladı. Fidel, Küba halkına altı gün boyunca hayatı felç edecek bir genel grev çağrısı yaptı. Artık Batista rejimi çökmüştü, diktatör de yurt dışına kaçmıştı.

Devrimin başarıya ulaşmasında diktatör Batista’nın yoğun sömürü sistemi, yolsuzluklar ve ahlaki çöküntünün de etkisi oldu, diktatöre yönelik toplumsal destek iyice zayıflamıştı.

Çürümüş Batista rejimi, son zamanlarda ABD tarafından da yeterince onay görmüyordu. Küba’nın mafya gangsterliğinin merkezi olması ve “Karayiplerin genelevi” olarak bilinmesi de toplumsal çürümeye ve Batista’nın itibar kaybetmesine yol açıyordu.

Castro ve arkadaşları, Batista’nın ordusundan sayısal yönden ve askeri araç, gereç açısından daha az güçlü olmalarına karşın moral üstünlüğe ve halkın desteğine sahipti.

Havana’ya varış

Fidel Castro ve Kübalı gerillalardan oluşan devrimci ordu, 1 Ocak 1959’da Havana’ya girdiğinde halk kesiminin ve hemen, hemen tüm sosyal sınıfların desteğine sahipti. O gün, Fidel’in devrimci taburları genel grevden de yararlanarak hiçbir engelle karşılaşmadan Havana’ya girdi.  

Görüldüğü gibi Moncado Kışlası eylemi, Küba Devrimi için bir “milat”, bir başlangıç sayılır. Bu eylemden tam 5 yıl, 5 ay ve 5 gün sonra “Devrim Bayrağı” Havana’ya “dikilmiştir”…

Moncado baskını ve sonrasından çıkarılan sonuç; Fidel ve arkadaşlarının devrime olan yüksek inancı, mücadele kararlılığı, uygulanan strateji, rejimin çürümesi ve halkın desteğinin sağlanması gibi faktörlerin önemli olduğudur.

Devrimcilerin, komünistlerin en zor koşullarda bile umutsuzluğa kapılmadan hatırlaması dileğiyle…


Yararlanılan Kaynaklar:

Devrimler ve Karşı Devrimler Ansiklopedisi, Gelişim Yayınları, 1975.
Nikolay Leonav: Raul Castro, Devrime Adanmış Bir Yaşam, Yazılama Yayınevi, 2016.
Chris Harman: Halkların Dünya Tarihi, Yordam Kitap, 2009.

[email protected]

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları