Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

TEKEL İşçisi Yol Gösteriyor

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:02 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:02

Binlerce TEKEL işçisinin onurlu eylemi 9. gününde Ankara'da devam ediyor. Şehrin dondurucu soğuğuna ve AKP hükümetinin direnişi tüm kırma çabalarına rağmen.

Eyleme AKP hükümetinin tepkisi, bilindik manzaraların oluşmasına neden olmuştu. Hükümet emek düşmanı refleksini, geçtiğimiz hafta sokakta hakkını arayan TEKEL işçisine sert bir polis müdahalesi gerçekleştirerek gösterdi.

Tutmadı. Aksine, Türkiye'nin dört bir yanından yeni TEKEL işçileri arkadaşlarının başlattığı eyleme katılmak için Ankara'ya geldiler. Direniş güçlendi.

Ardından hükümet Bakanlarıyla masabaşında bir hamle yapmaya çalıştı. İşçilere toplantıda rüşvet teklif edildi. Durumlarında düzeltme yapılacağı garantisi verilirken, işçiden “sessizce” evlere dönmesi istendi. “Eylemin kazanımla sonuçlandığı” görüntüsü oluşmasına izin verilemezdi, işçiler evlerine döndükten sonra gerekli düzenlemeler yapılacaktı.

Bu da tutmadı. Hükümetin eylemi sönümlendirmek için rüşvet önermesine, TEKEL işçileri yine bir hamleyle karşılık verdiler. Ankara'ya yeni işçiler geldi. Yaprak Tütün İşletmelerinin ve diğer TEKEL tesislerinin olduğu kentlerde, işçilerin aileleri eylem yapmaya başladılar.

AKP hükümetinin işçilere rüşvet teklif edip, eylemi sona erdirmeye çalışması son kozu olarak değerlendirilmemelidir. Ancak, ortada yalın bir gerçek var. Hükümet, 8. yılına giren icraat dönemi boyunca gösterdiği emek düşmanı yüzü ve sendikal süreçlerde masabaşında “lütfeden” tavrı ile bu kez sonuç alamamıştır. AKP baltayı taşa vurmuştur.

TEKEL işçileri, Ankara'nın soğuğunda “ölmek var dönmek yok” diyerek artık Türkiye'nin vicdanına da sesleniyorlar...

TEKEL işçilerinin eyleminde hükümetin çekindiği, artık toplumsallaşan ve bu anlamıyla 70 milyonun gözünde meşrulaşan bir işçi eyleminin “somut kazanım” ile başarıya ulaşacak olmasıdır. Aynı zamanda, emek düşmanı politikalarını tavizsiz uygulayarak sermayenin programını hayata geçiren AKP bir geri adım atmış olacaktır.

Bu, 2010 yılında özelleştirmelerde gaza basacak ve sermayenin talep ettiği esnekleştirme düzenlemelerini hayata geçirmeye çalışacak olan hükümet için yeni yılda maça 1-0 yenik başlamak anlamına gelecektir.

Bu nedenle, kıdem tazminatının fona devredilerek tasfiyesine, Özel İstihdam Büroları ile ilgili düzenlemeye ve şekerde, elektrikte özelleştirmelere karşı yükseltilecek mücadelenin kaderi, TEKEL işçilerinin eyleminde yazılmaktadır. TEKEL işçileri kazanırsa, işçi sınıfı ve memleket de kazanacaktır.

TEKEL işçilerinin kararlılığı, AKP hükümetinin meşruiyet yitirme telaşını artırırken emekten yana güçlere de tarihi bir sorumluluk yüklüyor.

Bu sorumluluktan sendikaların payına düşen kısım, Türkiye'de sendikal mücadelenin geleceğini dolayısıyla kendi varlık koşullarını da doğrudan belirleyecek.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları