Aşkın Süzük
Petrolde organize işler
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56
Aşkın Süzük'ün “Petrolde organize işler” başlıklı yazısı 22 Mayıs 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
1954 yılından bu yana Türkiye’de petrol sektörünü düzenleyen kanun 2013 yılında bir yenisi ile değiştirilmek isteniyor. 2007 yılında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in vetosu nedeniyle başarısız olan ilk denemenin ardından Türk Petrol Kanunu Tasarısı için TBMM’de eller yeniden kalkacak.
Hükümet tasarı konusunda oldukça ısrarcı. Ama araya ABD ziyareti girdi...
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinde öne çıkan konu kuşkusuz Suriye idi. Hükümetin başta ABD olmak üzere Türkiye’nin müttefiklerini Suriye’ye müdahaleye çağıran kışkırtıcı politikalarına ayar verildi.
Reyhanlı’daki patlamalar Suriye meselesinde denklemin değiştiğini gösteren acı bir işaret olmuştu. Ancak hükümet, Suriye politikasını bir bölge tasavvuru içerisine yerleştirmiş ve hassas çizgilerle belirlemişti.
Irak ve özelde Kuzey Irak’taki gelişmeler, Ortadoğu’daki yeni istikrarsızlık dalgası ve “Arap Baharı” rüzgarı, bu tasavvuru şekillendirmişti. İçeride ise Kürt Sorunu ile ilgili hamle de yine bu bütün ile ilişkiliydi.
Suriye konusunda ayar yiyen Başbakan’ın, bölge tasavvurunun çökmesini göze alamadığı için buna itiraz edemediği anlaşılıyor.
AKP hükümetinin bölgeye ilişkin politikalarının ayaklarından birisi olan enerji konusu ise ABD ziyaretinde masadaydı. Hükümete bu başlıkta da bir ayar verildiği açıkça görülüyor. Başbakan ayardan haberdar olacak ki, uçmadan hemen önce “Kendi petrol şirketimiz Exxon Mobil ile anlaşma yapmış durumda” açıklaması yapmış, ABD’ye elinde çiçekle gitmişti.
Kısacası, Kuzey Irak’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının bir “Osmanlı rüyası” ile “Büyük Türkiye”ye bağlanması isteği, ABD’nin petrol lobisine çarptı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun fantazilerini besleyen bu kaynakların Türkiye’ye bırakılmayacağını söylemek için alim olmaya gerek yok.
ABD heyetinde yer alan Enerji Bakanı Taner Yıldız kapalı kapılar ardında temaslarını sürdürürken Kuzey Irak’tan Türkiye’ye, ikisi petrol biri de doğalgaz olmak üzere üç yeni boru hattının inşa edileceği yönündeki haber basına düştü.
Kuzey Irak’ta petrol çıkaran Exxon ile anlaşma yapan devlet şirketimizin TPIC olduğu biliniyor. Kamu petrol şirketi TPAO’nun bir iştiraki olan TPIC, 2012’nin son günlerinde bu şirketten kopartılmış ve ülkemizdeki boru hatlarını işleten BOTAŞ’a devredilmişti. Bu operasyonun, Kuzey Irak’la ilgili olduğunu daha önce de belirtmiştim.
ABD merkezli petrol tekeli Exxon’un TPIC ile Kuzey Irak’ın enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılması amacıyla anlaşma yaptığı görülüyor. Exxon petrolü çıkaracak, boru hattını yapan küçük ortak taşıyacak.
Aynı günlerde, Kuzey Irak’ın en büyük petrol üreticilerinden biri haline gelen Genel Energy’nin sahibi Mehmet Emin Karamehmet’in etrafındaki çemberin daraltılması ve şirketlerine el konulması bir tesadüf olarak değerlendirilemez.
Ve geliyoruz, TBMM’de görüşülmesi ABD ziyareti nedeniyle ertelenen Türk Petrol Kanunu Tasarısı’na... Bu tasarının temel amacı kamu petrol şirketi TPAO’nun ayrıcalıklarını ve haklarını iptal etmek, petrol sektöründe arama ve üretim faaliyetlerini tümüyle serbestleştirmek. Yerli ve yabancı sermayeye teşvik ve kolaylıklar getirilirken petrol sahaları petrol tekellerine altın tepside sunuluyor.
Bugün görüşülmesi beklenen tasarı kabul edilirse aynı amaç doğrultusunda hükümetin dış misyonları için artık hantal olarak değerlendirilen TPAO’nun yeniden yapılandırılmasına sıra gelecek. Özelleştirilmesi gündeme alınacak.
Kısacası ABD’nin ve petrol tekellerinin Irak’taki çıkarları için hükümet, ülkemizin petrol sektörünü ve kamu petrol şirketini yeniden yapılandırmak için kolları sıvadı. ABD ve petrol tekelleri böyle istiyor, dış politikadaki acz bunu dayatıyor. Hükümetin acelesi var.