Aşkın Süzük
OVP ve Sendikalar Kanunu Taslağı
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:00
Hazırlıkları bir türlü tamamlanamayan Orta Vadeli Program (OVP) iki hafta önce açıklandı. Program, 2010-2012 yılları için ekonomik hedefleri ve politikaları içeriyor. Doğal olarak, emeği ve emekçileri yakından ilgilendiriyor.
Emekçileri ve sendikaları ilgilendiren bir başka gelişme ise aynı günlerde tartışılmaya başlandı. Ekonomik programın kamuoyuna duyurulmasından önce, Eylül ayı başında yapılan Üçlü Danışma Kurulu toplantısında işçi ve işveren temsilcilerine yeni bir “Sendikalar Kanunu Taslağı” hakkında bilgi verildi. Daha sonra ise toplantıda işçi temsilcisi olan konfederasyon başkanlarına verilmemiş olan söz konusu taslağın bazı bölümleri, basına yansıdı.
Önce OVP'ye göz atalım.
OVP'nin “Temel Amaç ve Reform Alanları” bölümünde planın makroekonomik hedeflerine zemin oluşturacak temel politikalar ve önlemler sıralanmış. Her biri ayrı bir yazıyı hak edecek ölçüde önemli bu önlemler, hükümetin emeğe saldırı politikalarının da yol haritasını çiziyor. Bu anlamıyla, yenilik yok... Yeni olan, programın sınıfsal karakterinin son derece açık olmasıdır.
AKP hükümeti, kriz sürecinde sermaye örgütlerinin yaptığı önerilerin tamamına programda yer vermiştir. Sermaye sözcülerinin programda vaadedilenlerden daha fazlasını talep etmelerini ise programın uygulanmasını garantiye alma çabası olarak okuyabiliriz.
Programın içerdiği politikalar ve öngördüğü uygulamalar ile
- Kamu Yönetimi Reformuna ivme kazandırılacak.
- Yerel yönetimlerin hizmet alanlarının piyasaya daha fazla açılması sağlanarak, yerelleşmenin finansmanı sağlanmış olacak. Hukuki dayanağı tartışmalı olan Kalkınma Ajansları tam kapasite faaliyete geçirilecek.
- Başta sağlık alanında olmak üzere sosyal harcamalarda, emekçiler aleyhine, sermaye lehine “etkinleştirmeye” gidilecek.
- Sermayenin eğitim politikalarını doğrudan belirlemesinin mekanizmaları yaratılacak.
- Esnek çalışma modelleri yaygınlaştırılacak.
- Yatırımların finansmanında özel-kamu işbirliği modellerinin kullanımı yaygınlaştırılarak, sermayeye doğrudan kaynak aktarılması kolaylaştırılacak.
Programın mürekkebi kurumadan, yukarıdaki başlıklara ilişkin gündemler olgunlaşmaya başladı. Meslek Yüksek Okulları yönetimlerine sermaye temsilcilerinin dahil olacağı açıklandı. Sağlık harcamalarının çok yüksek olduğu gerçeği, SGK Genel Müdürü tarafından kamuoyunun dikkatine sunuldu. Yeni yasama döneminin açılması ile birlikte, kıdem tazminatı sisteminin değiştirilmesi ve işçi kiralanmasının önünü açacak Özel İstihdam Büroları düzenlemesinin gündeme getirileceğini biliyoruz.
Gelelim diğer gelişmeye... Hükümetin 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu'nun yerine koymak istediği yeni yasa taslağına.
Taslak, konunun muhataplarına verilmiş değil. Sendikalar, içeriğinden Üçlü Danışma Kurulu'nda hükümetin sunduğu kadarıyla ve basına yansımış kısmıyla haberdarlar.
Hak-İş Başkanı Salim Uslu'yu bile çileden çıkaran ve başkana “Bu yapılan sosyal cinayettir” dedirten yeni taslak basına yansıdığı kadarıyla, sendikal alandaki statükoyu baştan aşağı değiştirecek yönler taşıyor. Sendika yöneticilerinin maaşına sınır getiriliyor, aidatların “gönüllülük” esasına göre üyelerden sendikalar tarafından toplanması öngörülüyor.
Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadan, 12 Eylül'ün bile dokunamadığı check-off sisteminin kaldırılması, yani aidatların sendikalar tarafından toplanmaya başlanması, Türkiye'de sendikaların kurumsal ve mali açıdan iplerinin çekilmesi anlamına geliyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in gelen tepkiler üzerine “yeni bir taslak yok” açıklaması yapması, durumu değiştirmiyor. Bakanın Üçlü Danışma Kurulu toplantısında işçi konfederasyonları başkanlarına dağıtmaya gerek bile görmediği taslağı, AKP hükümetinin sendikalara yeni bir tehdidi olarak okumak yanlış olmaz.
Hükümet, kıdem tazminatını kaldırmayı, “kiralık işçilik” ile ilgili düzenlemeyi ve OVP'de açıkca yazılan diğer esneklik uygulamalarını hayata geçirmeye çalıştığı bir sırada, sendikal alana ilişkin yasal değişiklikleri gündeme getiriyor.
Zamanlama, AKP hükümetinin taktik dehasına işaret ediyor. Hükümet, sendikalara ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyor.