Aşkın Süzük
'Krize Karşı Acele Esneyin'
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:58 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:58
Yasama, 30 Haziran'da tatile girmişti. 1 Ekim'e kadar milletvekilleri, ellerini yeni yasal düzenlemeler için kaldırıp indirmeyecekler.
Ancak Meclisin 4-5 Ağustos'ta yeni başkanını seçmek için, iki günlüğüne toplanması da kararlaştırılmıştı.
Meclisin özel gündemle toplanmasından hemen önce, sadece Zaman Gazetesi'nde bir “kulis haberi” yer aldı. Haberde, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasal değişikliğin Meclis gündemine gelebileceği belirtiliyordu.
Haberin kaynağı ise bizzat Çalışma Bakanı Ömer Dinçer. Bakan, “Öyle bir ihtimalin varlığını belirtmeliyim. Öyle bir ihtimal nedeniyle sendikalarımızdan görüş aldık” demiş.
AKP hükümeti, kiralık işçi dönemini başlatacak ve “kölelik düzenini” meşrulaştıracak bu yasal değişikliği çok önemsiyor. O kadar ki, üç aylık yasama tatilinin sona ermesi beklenmeden, Meclis'in olağanüstü bir gündemle açık olduğu iki günde, yasayı gündeme koymayı düşünebiliyor.
Hükümetin acelesi var. Çünkü, krizi istihdamı daha fazla esnekleştirebilmek için bir fırsat olarak gören sermaye ısrar ediyor.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK), Şubat ayında yayınladığı “Küresel Krize Karşı Alınması Gereken Tedbirler” başlıklı öneri paketinde açık açık yazılmıştı:
- Belirli süreli iş sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin sınırlamalar kaldırılmalıdır.
- Özellikle kriz döneminde istihdamı koruyacak bir mekanizma olarak Özel İstihdam Büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisine imkan tanınmalıdır.
- Çalışılan süreye göre ücret ödeme sistemine geçilmelidir.
- Kıdem tazminatı sorununa çözüm bulunmalıdır.
TİSK'in dile getirdiği bu talepleri görev bilen hükümet, istihdamın daha fazla esnekleştirilmesi için elinden gelen gayreti gösteriyor.
Hatırlanacağı gibi, “5920 sayılı İş Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da özel istihdam bürolarına ilişkin kısım, 9 Temmuz'da Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmişti. Ancak vetonun gerekçesinde, yasal düzenlemenin sakıncalarından çok niye gerekli olduğuna işaret ediliyordu.
Veto gerekçesinde, “kiralık işçiler” ile ilgili düzenlemenin, AB'ye uyum çalışmaları doğrultusunda zorunlu olduğu belirtiliyordu. Düzenlemenin iş piyasasını esnekleştireceğinin altı çizilmişti.
Yine veto gerekçesinde, Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından 22 Ekim 2008'de onaylanan 2008/104/EC sayılı “Geçici İstihdam Büroları Direktifi”ne uyum sağlamayan ülkelere karşı yaptırım uygulanabileceği de ifade edilmişti.
AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Gül tarafından, özel istihdam bürolarına ilişkin düzenlemenin meşrulaştırılmasında temel argüman olan bu direktif AP tarafından, dünya krizinin derinleştiği bir dönemde onaylandı. Direktif, istihdam kadar çalışanların her türlü güvencesinin de esnekleştirilmesini öngörüyor.
Zaman Gazetesi'nin haberine yeniden dönersek...
Çalışma Bakanı'nın ağzından, sendikalara da yasal değişikliğin yeniden Meclis'e intikal edeceği bilgisi verildiği belirtiliyor. Sendikaların hassasiyetlerinin göz önüne alındığı söyleniyor. Sendikaların düzenlemeye ilişkin tavırlarının esneyip esnemediğini önümüzdeki günlerde anlayacağız.
Yasanın ilk halinde, özel istihdam bürolarına bağlı çalışacak işçilerin haklarına ve korunmasına ilişkin düzenlemelerin ayrıntıları sonradan çıkarılacak yönetmeliklere bırakılmıştı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün vetosunun ardından değişenin yalnızca, yönetmeliklere bırakılması düşünülen bu hususların yasaya dahil edilmesi olduğu anlaşılıyor.
Modern kölelik düzenine geçilmesinin ardından, kölelerin nasıl ve hangi şartlarda çalışacaklarının daha ayrıntılı olarak düzenlenmesinin ne önemi var?
İşçiye kocaman bir pranga vurulduktan sonra, pranganın ne kadar gevşetileceğinin ne önemi var?