Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

KESK Eyleme Çağırıyor

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:59

KESK dün tüm Türkiye'de 1 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Toplu görüşmelerin gündemini mali hakların oluşturduğu dünkü turunda, KESK sokaklardaydı. Kamu emekçileri, kriz sürecinde sermayeye aktarılan kaynakların kesilmesi, Kürt Sorunu'nun çözümü, kamusal hizmetlere daha fazla kaynak aktarılması talepleri ve grevli toplu sözleşme hakkı için iş bıraktılar.

Ancak toplu görüşmeler ve KESK'in eylemleri, açılamayan “açılımın” gölgesinde kaldı. Yaklaşık 2 milyon 200 bin kamu çalışanını ilgilendiren toplu görüşme süreci 15 Ağustos'ta başlamıştı. Mevzuat gereği, bu görüşmelerin 15 gün içerisinde sonuçlandırılması gerekiyor.

Toplu görüşme sisteminin kamu çalışanları konfederasyonlarının elini kolunu bağlayan yönü malûm. Grev hakkı olmayan bir toplu sözleşme, yani sadece toplu “görüşme” süreci. Toplu pazarlık masasına kamu emekçileri, grev silahından yoksun sadece görüşmek için oturuyor.

Hükümet, tıpkı kamu işçilerinin toplu sözleşme sürecinde olduğu gibi, belirlediği cüz'i zam oranlarıyla masaya oturacak. Hükümetin teklifinden önemsiz bir farkla, görüşmeler nihayetlendirilecek.

Örgütlenme hakkını bile “fiili ve meşru” bir mücadele süreci sonrasında kazanan kamu emekçilerinin toplu görüşme sürecinin handikaplarını aşamamaları, kamu emekçileri mücadelesinin geldiği nokta ile doğrudan ilişkili.

12 Eylül'ün yarattığı karanlığın ardından sınıf mücadelesinin ve sendikal hareketin yeniden toparlanmasında kamu emekçilerinin verdiği örgütlenme mücadelesi kritik bir yer tutuyor. Önce 1988'de Eğit-Der, ardından 1990'da Eğitim-İş'in kurulması ve 1994'e gelindiğinde sayısı 30'a ulaşan kamu emekçileri sendikalarının bir konfederasyon çatısı altında bir araya gelerek KESK'i kurmaları... Kamu emekçileri sendikalaşma hakkını verdikleri mücadele ile kazandılar. Kamu emekçilerinin örgütlenme mücadelesi, işçi hareketinin ivme kazandığı 1989 Bahar Eylemlilikleri ile başlayan sürecin en önemli bileşeni oldu.

Mavi yakalı işçilerden ekonomik olarak herhangi bir ayrıcalığı kalmayan kamu emekçilerini işçi sınfının bir parçası haline getiren de, ekonomik statülerindeki aşınma değil “fiili ve meşru” mücadeleleri olmuştu.

Ancak yıllar içinde durum değişti. Kamu emekçilerinin sınıf mücadelesindeki bu öncü rolü, ne yazık ki, kayboldu. Mücadelesi ivme yitirdi. KESK dışında kamu emekçilerini örgütleyen Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen gibi iki truva atının, yıllar içerisinde güçlenmesi ve bugün toplu görüşme masasında kamu çalışanlarını temsil eder duruma gelmeleri, bu ivme kaybı ile ilgili. Kamu emekçileri mücadelesinin ivme kaybetmesinden beslenen milliyetçi Kamu-Sen ile Hak-İş'in “memur versiyonu” Memur-Sen'in artık bizzat sendikal pratikleri, mücadeleyi etkisizleştiriyor.

Bu yıl toplu görüşmelerde heyet başkanlığı görevini, en fazla üyeye sahip Memur-Sen yürütüyor. Hizmet kollarında en fazla üye sayısına sahip olan sendikaların yetkili olduğu toplu görüşme sürecinde KESK, yalnızca kültür-sanat iş kolunda yetkili. Kamu-Sen, enerji, büro, bayındırlık, ulaşım, haber ve eğitim Memur-Sen ise belediye-özel idare, diyanet ve tarım-orman iş kollarında yetkili.

15 Ağustos'ta başlayan toplu görüşme sürecini, KESK ilk oturumda terketti. KESK'in çekilmesi, zaten doğası gereği “çadır tiyatrosu” niteliği taşıyan toplu görüşmeleri tümüyle anlamsızlaştırıyor. KESK de yıllardır toplu sözleşme hakkı talebiyle görüşmelerden çekilerek, bunu amaçlıyor. Ancak, neredeyse tüm hizmet kollarında yetkisini yitirmiş olan KESK'in görüşme masasından çekilmesi, ne yazık ki masada eksilmeye neden olmuyor... Prosedür, mevzuatın çizdiği çerçevede yerine getiriliyor.

KESK'in bu komediyi deşifre eden eylemlilik süreci, toplu görüşmelerin son günü olan 29 Ağustos'ta belli il merkezlerinde yapacağı kitlesel basın açıklamaları ile son bulacak. KESK üzerindeki tüm baskılara rağmen kamu emekçilerini ve emek güçlerini, sokağa eyleme çağırıyor.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları