Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

Kamuda Güvencesizleştirme Operasyonu

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:10

Hükümetler açısından, iş emek düşmanı uygulamalara gelince, oldu bittiye getirmek kuraldır. Bunun en çarpıcı örneği, 1999 yılında yaşanmıştı. Marmara depreminden birkaç gün sonra emeklilik yaşını ve prim gün sayısını kademeli olarak yükselten düzenleme TBMM'de kabul edilmişti.

Sermayenin sözcülüğünü önceki partilerden devralan AKP, İsrail'in katliamının yankıları dünyada ve ülkemizde sürerken, gündemde Anayasa değişiklik paketinde memurlara tanınan toplu sözleşme hakkının niteliği tartışılırken, sermaye adına bir gol daha atmaya hazırlanıyor.

Patronların krizi fırsat sayarak yoğunlaştırdıkları güvencesizleştirme uygulamalarını, AKP hükümeti 1,3 milyon memurun iş güvencesini ortadan kaldıracak bir düzenleme ile tamamlamaya çalışıyor.

Başbakanlıkta bulunduğu iddia edilen 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklikler öngören düzenleme, 1,3 milyon memuru sözleşmeli hale getirmeyi ve bu kadroların sözleşmelerinin yenilenmesini amirlerinin inisiyatifine bırakıyor.

Başbakanlıktaki tasarı, hükümetin daha önce çeşitli yasa değişiklikleri ve yeni yasalarla gündeme getirdiği Kamu Reformunun, kamu personel rejimini ilgilendiren ayağını oluşturuyor.

Güvencesizleştirme, devletin istihdam politikasının temel özelliklerinden birisi haline getirilmeye çalışılıyordu. Son düzenleme, memurların da güvencesizleştirme operasyonundan nasiplerini alacaklarını gösteriyor.

AKP hükümeti, kamu istihdamında güvencesizleştirmeyi yaygınlaştırmaya niyetli olduğunu ayan beyan ortaya koymuştu.

Krizin en sıcak günlerinde açıklanan ve aslında sermayeye birer kaynak aktarma mekanizması kuran paketlerden birisinde istihdamın artırılmasına dönük önlemler açıklanmıştı. Krizin yarattığı yıkımın etkisiyle çok tartışıl(a)madı. Hükümet o pakette, 120 bin kişiye devlette “geçici istihdam” olanağı sunacağını duyurmuştu. En fazla asgari ücretle çalışması öngörülen, çalışma biçimleri ve sürelerinin İŞ-KUR tarafından belirleneceği belirtilen söz konusu istihdam, güvencesizliği meşrulaştırıyordu.

Çok geçmeden TEKEL işçilerinin onurlu mücadelesi, kamu istihdamında 4-C gerçeğini ülke gündemine taşıdı. Kamuda 4-C statüsünün en önemli özelliği, iş güvencesinin bulunmaması. Hükümet yetkilileri, direniş boyunca defalarca bu statünün kaldırılmasının mümkün olmadığını hatta yeni istihdam olanakları yaratmak adına yaygınlaştırılacağını açıklamışlardı.

Son olarak, kamuda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personeli ilgilendiren düzenlemelerin “müjdesi” verildi. Bu hafta basına yansıyan yeni düzenlemeler, kamu istihdamının en büyük bölmesini oluşturan memurları ilgilendiriyor.

Önümüzdeki günlerde TBMM'ye sunulması beklenen kanun değişikliği tasarısı ile kamuda genel müdür yardımcılıkları, şube müdürleri kadrosu kaldırılırken genel müdür, altında daire başkanları ve uzmanların bulunacağı yeni bir yapılanma öngörülüyor. Bunlar dışındaki personel ise sözleşmeli hale getiriliyor. Sözleşmenin yenilenip yenilenmemesine ise performans, yeterlilik ve disiplin gibi kriterler dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeyle karar veriliyor.

Yani yeni düzenleme yalnızca güvencesizleştirme saldırısını içermiyor. Kamuda kadrolaşmanın önü alabildiğine açılırken, biat kültürü de hakim kılınıyor.

Memur konfederasyonlarının görüşüne başvurulmadan hazırlanan değişiklik taslağının tüm ayrıntıları için tasarının TBMM'ye intikal etmesi beklenecek gibi görünüyor. Çünkü, değişiklikler sendikalardan kaçırılmaya çalışılıyor. Konfederasyonlar da gündemi basından izliyorlar...

İşin bir başka boyutu da var.

Ülkemizde memurlara ilişkin toplumsal algı, 90'lı yıllar boyunca memurların temel hak ve özgürlüklerine ilişkin verdikleri mücadele ile değişmiş, örgütlenme hakkını kazanan memurlar, “kamu emekçisi” olarak anılmaya başlanmıştı. AKP hükümeti, son düzenlemeler ile kamu emekçilerinin bu kazanımlarını geri almaya ve onları yeniden birer “memur” haline getirmeyi hedefliyor.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları