Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

İşçinin Yeni Yıl Hediyesi

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:03

Türkiye yeni yıla, binlerce TEKEL işçisinin ekmek ve onur kavgası sürerken girecek. İşçi, AKP'ye yeni yıl hediyesini 2009'un son bir ayında hazırladı. TEKEL işçisi ise takdim edecek.

Yılın son bir ayına işçi eylemleri damgasını vurdu. Kamu emekçilerinin 25 Kasım'da gerçekleştirdiği grevi, İstanbul itfaiye işçilerinin inatçı mücadelesi, demiryolu çalışanlarının işten uzaklaştırılan arkadaşları için yaptığı dayanışma grevi ve nihayet TEKEL işçilerinin büyük direnişi...

Kamu emekçileri, 25 Kasım Grevi ile AKP'nin yandaş Memur-Sen ile toplu görüşme adıyla oynadığı çadır tiyatrosunu deşifre etmekle kalmadılar, hükümetin “demokratikleşme” adımlarının sınıfsal içeriğini de gözler önüne serdiler. Sivilleşirken demokratikleşen ülkede, kamu emekçilerine toplu sözleşme yapma yetkisi tanınmıyordu! AKP hükümetinin tüm tehditlerine rağmen, hayatı durdular...

Sayıları 900'e ulaşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı itfaiyeciler, taşeronlaşmanın sadece örgütsüzleştirmediğini aynı zamanda işsiz de bıraktığını Türkiye'ye duyurdular. Polisin itfaiyecilere uyguladığı şiddetin hikmeti, AKP'li belediyenin itfaiye hizmeti ihalesini adları Deniz Feneri yolsuzluğuna karışmış isimlere verildiğinin açıklanmasıyla ortaya çıktı.

Demiryolu çalışanları, grevin yasal bir prosedür olarak dahi uygulanmaz hale geldiği bir dönemde, önceki iş bırakma nedeniyle görevden uzaklaştırılan arkadaşları için greve çıktılar. Başbakanın belediye kadrosundan oluşturduğu TCDD yönetimi, 30 çalışanı daha görevden uzaklaştırarak eylemleri sindirebileceğini düşündü. BTS ve Türk Ulaşım-Sen'in kararlı duruşu, uzaklaştırılan toplam 46 çalışanın 41'ini geri döndürdü. Kalan 5 arkadaşları göreve iade edilmezse yeni eylemlilik süreci başlatacaklar.

İETT eski Genel Müdür Yardımcısı olan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, grev sırasında “Eylemciler serseri, memur değil” demişti. Şimdi “serseriler”i tek tek işe geri almak durumunda kalıyor.

Onurlu TEKEL işçileri ise AKP hükümetine 7 yıllık iktidarında görmediği bir ders verdiler. Başbakan Tayyip Erdoğan, TEKEL işçilerine domuz dedikçe battı, “yan gelip yatıyorlar” dedikçe bu sözü dönüp dolaşıp kendini vurdu. Tütün işçilerinin, ekmekleri ve çocukları için verdikleri kavga son yılların toplumsal meşruiyeti en yüksek işçi eylemi olarak tarihe yazıldı bile.

TEKEL direnişi, 2010 yılında emekçileri yeni kölelik uygulamalarını dayatmaya hazırlanan, kıdem tazminatını tasfiye etmeye çalışacak olan hükümetin tüm hesaplarını alt üst etti. TEKEL işçisi, AKP'nin tekerine çomak soktu...

Devirmekte olduğumuz 2009 yılının son bir ayında yoğunlaşan işçi eylemlilikleri tüm yukarıdakilerle birlikte, bir başka gerçeğe ışık tutuyor. AKP'yi geriletecek ve bu partinin sermaye yanlısı programını ıskartaya çıkaracak yegane güç, toplumsal meşruiyeti arkasına alan işçi mücadelesidir.

AKP'nin Aralık ayında belirginleşen paniğinin nedeni, hükümetin Kürt açılımında kontrolü kaybetme riskinin büyümesinin yanısıra, kazandıkları meşruiyetle halkın sorunlarına tercüman olan işçi eylemleridir. Halk, itiraz eden işçilere destek çıkmıştır.

AKP, bu panikle yitirdiği psikolojik üstünlüğünü, Arınç'a suikast iddiası ve TSK Karargâhında gerçekleştirilen aramalarla yeniden kazanmayı başarmıştır. Attığı adımların halk nezdinde sorgulanmasına tahammülü olmayan hükümet partisinin bu hamlesi, düzen içi güç dengelerinde yeni bir duruma işaret ederken panik halini üzerinden atarak emek düşmanı politikalarda da güç toplamasına yarayacaktır.

Şimdi memleketin, TEKEL işçilerinin eylemlilik sürecinden başlamak üzere hükümetin halk düşmanı politikalarına karşı yeni bir hamleye ihtiyacı var.

2009 yılının son bir ayı ve TEKEL işçilerinin onurlu mücadelesi, 2010 yılına ilişkin umutları bu açıdan artırıyor.

İyi yıllar...

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları