Aşkın Süzük
İşçinin Parasıyla Sömürü Nasıl Artırılır?
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Hükümet bugüne kadar, krize çare olarak lanse ettiği beş ayrı paket açıklamıştı. Yeni iki paketi ise geçtiğimiz hafta Başbakan Tayyip Erdoğan, tüm Türkiye'ye duyurdu. Paketlerden biri ekonomiyi canlandırmak amacıyla teşvik sistemini düzenlerken, diğeri kriz koşullarında istihdamın artırılmasını hedefliyor.
Teşvik Paketi istihdamı dolaylı, İstihdam Paketi ise doğrudan artıracakmış...
Teşvik paketinde, yeni yatırımlarda ya da yaratılacak ek istihdamda işçinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinde sermaye payının asgari ücret üzerinden 2-7 yıl arasında değişen sürelerle devlet tarafından üstlenilmesi öngörülüyor.
Teşvik paketindeki bir diğer düzenleme ise kriz döneminde işsiz kalmış İŞ-KUR'a kayıtlı işsizlerin işe alınması durumunda SGK primlerinin yine devlet tarafından üstlenilmesi.
Evet, bu düzenlemeler, patronu teşvik etmektedir. Ama neye? Kıdemli ve yüksek ücretli işçiyi işten çıkarmaya, yerine asgari ücretten işçi almaya... Krizde işçiyi kapının önüne koyan patron ödüllendirilmiştir.
Gelelim İstihdam Paketine...
Daha önce hükümet tarafından 500 bin kişiye "devlette geçici istihdam" sağlanacağı duyurulmuştu. Bu rakam açıklanan İstihdam Paketinde 120 bine çekildi. Alınacak işçiler okul ve hastanelerin badanası, ağaçlandırma ve çevre temizliği gibi işlerde çalıştırılacaklar. İstihdam çoğunlukla Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde yaratılacak.
Hükümet, söz konusu işlerin geçici olacağını ve çalışma biçimlerinin daha sonra İŞ-KUR tarafından belirleneceğini baştan ilan etti.
Asgari ücretli günlük net 2,7 TL kazanıyor, devlette istihdam edileceklerin ücreti ise en fazla bu asgari ücret düzeyinde olabilecek. Kaç ay ve günde kaç saat süreyle çalıştırılacakları ise belirsiz. İŞ-KUR'un bu konuda yapacağı çalışma beklenecek.
İstihdam paketinde, doğrudan istihdam yaratmaya dönük tek düzenleme bu...
Diğer istihdam teşvikleri ise hükümetin kriz koşullarında sermayeden daha yaratıcı olabileceğinin birer kanıtı. Hükümet, pakette işsizleri işe almadan da sömürmenin yolunu bulmuş.
200 bin işsize 2009 yılında günlük 15 TL ödenerek mesleki eğitim verilecek. İşsizler, haftasonu demeden "eğitilseler" bile asgari ücret kadar alamayacaklar. Bu eğitimin, çoğunlukla uygulamalı olacağı da unutulmamalı.
Meslek lisesi, dengi ve üstü eğitim kurumlarından mezun olanlar ise iş tecrübesi kazansınlar diye staj yapacaklar. 100 bin işsiz, staj yaptırılarak ucuz işgücü haline getirilecek. Gündeliği yine 15 TL'den.
Tüm bu düzenlemeler ile hükümet, istihdamı teşvik adı altında, zaten yaşayabilmek için yetersiz olan asgari ücreti de ortadan kaldırmıştır. Asgari ücretin altında çalıştırma uygulaması alabildiğine yaygınlaşacaktır. Patronların fiilen başvurdukları uygulama, istihdam yaratma gerekçesiyle "resmen" meşrulaştırılmıştır.
Üstelik devletin doğrudan yaratacağı istihdamın daha çok, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde olacağı belirtilerek, bölgesel asgari ücret sistemine de geçiş yapılmıştır.
Yalnızca bu da değil.
Devlet kamuda geçici, güvencesiz ve esnek çalışma ilişkisini "hayırlı" bir amaçla gündeme getirmiştir. Sermayenin emek sömürüsünü artırmak için başvurduğu yöntemler, şimdi devletin istihdam biçimlerini de belirlemeye başlayacaktır.
Başbakan Erdoğan paketi açıklarken, istihdamı ne şekilde artıracaklarını anlattıktan sonra bir başka noktanın daha altını çizdi. "Geçici süreli çalışma" sistemini geliştireceklerini ve bu doğrultuda yarı-zamanlı çalışma esaslarının belirlendiğini söyledi. Sosyal güvenlik ve ücret ödemeleri özel istihdam büroları tarafından karşılanmak üzere, patronların yarı-zamanlı işçi çalıştırabileceklerini belirtti. Erdoğan, AKP'nin esnek, atipik çalışma biçimlerinin yaygınlaşması için yoğun bir mesai harcamakta olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu.
Burada duralım ve kritik soruyu soralım.
Aslında neye teşvik olduğu anlatılan bu düzenlemeler için hangi kaynak kullanılacak? İşsizlik Sigortası Fonu! İşçilerden işsiz kaldıklarında yararlanmaları için kesilen primlerle oluşturulan fon. Hükümetin işçinin, emekçinin parasıyla şu yaptıklarına bakın...
Türkiye'nin ucuz işgücü cehennemi haline getirilmesi operasyonunda kritik adımlar atılıyor. AKP hükümeti ve sermaye, kriz sonrasında Türkiye'yi Avrupa'nın ve Atlantik ötesinin Çin'i haline getirmeye kararlı.
Ülkemiz emek üzerindeki tahakkümün bu kadar açıktan artırıldığı günleri 12 Eylül sonrasında yaşamıştı. Bugün AKP hükümeti, cuntanın zorla yaptığını, gündeme "güzellikle" getiriyor. Hem de işçinin parasıyla...