Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

İşçiden Açılıma Destek

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:59

“5921 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından haftabaşında onaylandı.

Üç ayrı kanunda değişiklik yapılmasını öngören kanun, daha çok “kiralık işçi” uygulamasını yasal hale getirmesi nedeniyle tartışılmıştı. Gül de, daha önce yasayı özel istihdam bürolarına ilişkin düzenlemeyi içeren kısmı nedeniyle veto etmişti.

Kanun TBMM Başkanı'nın belirlendiği hafta, olağanüstü oturumla toplanan Meclis'te kabul edilerek tekrar Cumhurbaşkanı'na gönderildi. Değişiklik bu kez iki kanun ile sınırlanmıştı. Ve nihayet, Çankaya'da yasa onaylandı. Yasanın son halinden, özel istihdam bürolarına ilişkin bölüm çıkarıldı. “Modern kölelik” düzenlemesi Ekim ayında gündeme yeniden gelecek.

Ancak onaylanan kanun da, ertelenen düzenleme kadar önemli. İşsizlik Sigortası Fonu, amacı dışında kullanıma açıldı.

Patronlara kriz döneminde uygulanacak istihdam teşvikleri için gerekli kaynak fondan karşılanacak.

Ayrıca hükümet, fonun nema gelirlerinin 2010 yılında dörtte üçü, 2011 ve 2012'de dörtte birini bütçeye aktaracak. Temmuz ayı sonu itibariyle 42 milyar 215 milyon TL'ye ulaşan fonun, bugüne kadar elde ettiği faiz gelirinin 27 milyar 195 milyon TL olduğu göz önüne alınırsa ciddi bir meblağın bütçeye aktarılacağı anlaşılabilir.

Hükümet fonun bütçeye aktarılan nema gelirini ise GAP'ta kullanacağını açıkladı. “Kürt Açılımı”nın ekonomik boyutunun da olacağını her fırsatta açıklayan hükümet, bölgeye kamu yatırımını bu şekilde artırma olanağını yaratmış oldu!

Bir diğer deyişle, ayrıntıları henüz belli olmayan ama sermayenin ve emperyalizmin fazlasıyla nemalanacağı kesin olan “Kürt Açılımı”na, işçiye ait işsizlik fonundan nema desteği geldi.

Bu süreçte, bir araya nadir olarak gelebilen üç işçi konfederasyonu Türk-İş, DİSK ve Hak-İş birlikte hareket ederek hükümet ve Cumhurbaşkanı nezdinde “lobi” faaliyeti yürüttüler. Görüşmeler yaptılar. Son olarak, Gül'ün yasayı veto etmesi için ortak bir mektup kaleme aldılar. Çaba, “kiralik işçi” düzenlemesinin Ekim'e ertelenmesi dışında sonuç vermedi.

Vermeyeceğini sendikalar dahil herkes biliyordu. Çünkü sendikalara “pazarlık gücü” veren, grev silahı ve hükümetin emek düşmanı uygulamalarını deşifre edebileceği işçi eylemleridir. Bu unsurları taşımayan ya da işaret etmeyen hiçbir sendikal faaliyet, sermaye ve hükümet nezdinde dikkate alınmayacaktır.

Konfederasyonlardan zaman zaman, özel istihdam bürolarına ilişkin düzenlemenin grev nedeni sayılacağı açıklamaları gelmişti. Aynı kararlılık, İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına karşı gösterilmedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın görüştüğü işçi konfederasyonlarından “Kürt Açılımı” için aldığı açık destek, böyle bir “örtük” destek ile güçlenmiş oldu.

Dün de, Türk-İş'in CHP'ye Gül tarafından onaylanan yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşımasını talep ettiği medyaya yansıdı. Sendikalar, emek düşmanı uygulamalara zemin hazırlayan yasal değişikliklere işçi eylemleriyle yanıt veremeyince, emek örgütü görüntüsünden “baskı grubu” niteliğine bürünüyor. Üye sayısı düştüğü için zaten kan kaybetmekte olan sendikalar, kendilerine dayatılan bu rolü kabul ederek daha fazla etkisizleşiyor.

Eğer konu lobi faaliyeti veya mektup ise sermayedarların sözü, sermayenin sözcüsü olan hükümet nezdinde haliyle daha makbûldür. TİSK bu ayın başında Çalışma Bakanlığı'na yazdığı mektupta Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu ile Sendikalar Kanunu'nda yapılması düşünülen değişikliklerle birlikte mevcut kıdem tazminatı sisteminde değişikliğin birlikte ele alınmasını talep etti.

Sonbaharda özel istihdam bürolarına ilişkin düzenleme ve kıdem tazminatı sisteminde değişiklik gündeme gelecek. Konfederasyonlar bu iki saldırıya karşı koyabilmek için itirazlarını yine mektup yazarak ifade edeceklerse, şimdiden mektubu kaleme almaya başlamalılar. Saldırının boyutu düşünülürse, mektubun da uzun olması beklenir.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları