Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

İktidarın gazı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:02 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:02

İktidarın Gezi Direnişi’nin en sıcak günlerinde iki yıllık stoğunu yirmi günde harcadığı biber gazından bahsetmeyeceğim. Yazmak anlamsız, okuyan değil soluyan bilir.

Bugün bir başka gazdan, doğalgazdan ve hükümetin bu gaza verdiği ehemmiyetten bahsedeceğiz. Aslına bakılırsa Türkiye, enerji politikasını uzun süredir tek kaynağa ve tek kaynak ülkeye bağımlılık yaratacak şekilde kurguladı. Enerjide ve doğalgazda yanlış politikalar AKP iktidarı ile başlamadı.

Ancak doğalgaz pazarı 20 milyar dolar düzeyinde, çok büyük bir pazar. Anlayacağınız “akçeli” iş. Dolayısıyla iktidarın bu işin peşinden koşması, bu yanlışta ısrar etmesinin duygusal nedenleri olmalı.

Nitekim doğalgazda mevzuat değişikliği gündemde. Gazetelere “yoksula bedava doğalgaz” başlıklarıyla yansıdı. Hükümet yeni bir kanun değişikliğini, bu kez bedava doğalgaz makyajıyla geçirecek diyorduk ki, Enerji Bakanı Taner Yıldız’dan düzeltme geldi. “Yoksullara kömür gibi doğalgaz yardımı düşünmüyoruz” dedi. Fakat görünen o ki, bir sübvansiyon sistemi getirilecek, bundan yoksulların değil, doğalgaz tüketen sanayicinin, sermayedarın yararlanacağı açık.

Haberlerde Enerji Bakanlığı’nın hazırladığı Doğalgaz Piyasası Yasa Tasarısı’ndan bahsediliyor. Başbakanlığa gönderilmiş. Burada kastedilen, ilgili yasada değişiklik yapılması olmalı. Çünkü Türkiye’de zaten 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu var. Bu kanun, Kemal Derviş’in, 2001 krizinin ardından jet hızıyla yasalaştırdığı meşhur paketin içinde yer alıyordu. Doğalgaz piyasasında özelleştirme ve serbestleştirme öngörüyordu. Bu doğrultuda kanun yürürlüğe girdikten sonra, önce BOTAŞ’a bağlı doğalgaz dağıtım şirketleri Bursagaz ve Esgaz, 2004 yılında özelleştirildi.

Kanunun bir başka hedefi serbestleştirme yani BOTAŞ’ın doğalgaz ithalat (alım) kontratlarının özel sektöre devriydi. BOTAŞ’ın payının yüzde 20’nin altına indirilmesi amaçlanıyordu. Ayrıca BOTAŞ’ın özelleştirilmesi gündeme getiriliyordu. Yıllar içerisinde özel sektöre kontrat devri sınırlı kaldı, BOTAŞ’ın piyasada hakimiyeti sürüyor. Kamu şirketinin özelleştirilmesi için yeniden yapılandırılması çalışmaları ise gerçekleştirilemedi.

Hükümet doğalgaza bu kadar önem verirken, 4646 sayılı Kanun’da değişiklik yapılarak yukarıdaki hedeflerin tazelenmemesi ve bu hedefler doğrultusunda yeni bir hamle yapılmaması düşünülemezdi. Bir süredir, hükümet ve bürokratları bir değişiklik tasarısına ilişkin hazırlık yapıyorlardı.

İşte haberlerle kamuoyuna yansıyan bu tasarı.

Türkiye, doğalgazda yüzde 98 oranında dışa bağımlı. Tüketilen doğalgazın yarısından fazlasını Rusya’dan satın alıyoruz. İran ve Azerbaycan diğer kaynak ülkeler. Bu üç ülkenin toplam payı yüzde 86’yı buluyor. Kalan kısım ise Cezayir’den ve Nijerya’dan LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ve spot piyasadan alımlarla karşılanıyor.

Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacı sürekli artıyor. İran’dan alımların zorunlu olarak azaltılacak olması, dış siyasette kaygan zeminin kaynak çeşitliliğine gidilmesi zorunluluğunu yaratması vb. nedenler, doğalgaz ticaretinde yeni bir döneme işaret ediyor. Yeni ve büyük anlaşmalar yapılabilir. Aynı şekilde, içeride ise doğalgaz piyasasının düzenlenmesi, BOTAŞ’ın payı azaltılırken, yeni sermaye grupları için pazarın hazırlanması gerekiyor.

2012 ve 2013 yılında doğalgaz ticareti yapmak için çok sayıda yeni şirket ve ortaklık kuruldu. Bu şirketlerin büyük bir bölümü iktidara yakın grupların kontrolünde. Onlar da yeni döneme hazırlanıyor.

Anlayacağınız kurtlar sofrasında yeni bir öğün vakti. Bu sofra kurulurken “yoksula bedava doğalgaz” makyajının akacağıysa baştan belli.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları