Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

Hükümetin 'Tek Paket' Kozu

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:01

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sendikalar Kanunu'nda “köklü” değişiklikleri öngören yeni bir yasa taslağını sendikalara nihayet geçen hafta gönderdi. Hatırlanacağı gibi, bu taslağın bir bölümü basına sızdırılmış ve tartışma yaratmıştı.

Sendikal alanı ve faaliyetleri baştan aşağı değiştirecek hükümler içeren yeni taslak, yine geçen hafta gerçekleştirilen Üçlü Danışma Kurulu'nda ele alındı. Şimdi başta işçi ve işveren konfederasyonları olmak üzere taraflar yasa taslağı üzerine çalışmalarını sürdürüyorlar. 25 Kasım'da yapılacak toplantıda taslak yeniden değerlendirilecek.

Taslak mevcut haliyle kabul edildiği takdirde, Türkiye'de 1950'lerden bu yana oluşan sendikal yapıların tümü ortadan kalkacak ve aynı anda sendikal özgürlüklerde ilerleme sağlanmadığı durumda yerine daha cılız ve tümüyle kontrol edilebilir sendikal yapılar ortaya çıkacak.

Taslağın ayrıntıları üzerinde haftaya duracağımızı belirtip, bir soru soralım. Niye yeni bir taslak gündeme geldi?

Daha önce bu köşede üzerinde durulmuştu. Yeni taslak kıdem tazminatı ve özel istihdam büroları düzenlemelerine itiraz eden sendikalara gözdağı vermek için gündeme getirildi. Sendikalar razı edilmeye çalışılıyor.

İşçilerin elindeki son kazanımlara büyük bir taarruz anlamına gelen bu düzenlemeler konusunda, sermaye örgütleri ile hükümet cephesinden ortak ses yükseliyor. Uyumlu ve birlikte hareket ediyorlar.

Türkiye'de farklı işveren kesimlerini temsil eden patronların üç örgütü TOBB, TÜSİAD ve TİSK, yeni Sendikalar Kanunu taslağının sendikalara ulaştırılmasından iki gün önce ortak bir toplantı yaptılar. Toplantı sonrasında “Kıdem Tazminatı Çalışma Raporu” hazırlandı. Raporda özetle, kıdem ve ihbar tazminatı sisteminin işverene daha az yük olacak şekilde değiştirilmesi talep ediliyor. 30 gün üzerinden kıdem tazminatının dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmadığı görüşü savunuluyor.

Sermaye örgütlerinin kıdem tazminatı ile ilgili tespit ve taleplerinde bir yenilik yok. Ancak, aynı toplantıda, bir konunun altını kalınca çizdiler. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nda yapılması düşünülen değişiklikler ile kıdem tazminatı düzenlemesinin “tek bir paket” olarak ele alınmasını istiyorlar.

Üç sermaye örgütünün ortak talebi, gündemde hiç yok iken niye yepyeni bir Sendikalar Kanunu taslağının hazırlandığını açıkça gösteriyor. 2821 ve 2822 Sayılı kanunlar bugüne kadar, sermayenin ayak diremesi nedeniyle değiştirilemiyordu. Üstelik bu ayak direme, sendikal özgürlükleri genişletmeyen ve yasakları devam ettiren yasa taslaklarına rağmen gerçekleşmişti. Patronlar, üyelikte noter şartının kaldırılması gibi sendikaların lehine kısmi değişikliklere bile tahammül edemiyorlardı.

Şimdi öne sürdükleri yeni bir koşulları var: Sendikal alana ilişkin kanunlarla birlikte kıdem tazminatı da yeniden ele alınmalı... Hükümet de bu mesajı almış görünüyor. Nitekim, Üçlü Danışma Kurulu toplantısının sonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de, sorunlara bir bütünlük içerisinde baktıklarını, sorunları tek tek ele almak taraftarı olmadıklarını belirtti.

İşçi konfederasyonlarında ise şimdilik sessizlik hakim. Patronların ortak tavrına rağmen, kıdem tazminatı düzenlemesine karşı ortak güçlü bir irade ortaya çıkmış değil. Aksine Hak-İş, kıdem tazminatında düzenlemeye gidilmesini savunuyor.

Sendikaları şapkalarını önlerine koyacakları, işçileri ise ellerinde kalan son kazanımları savunmak zorunda olacakları kritik aylar bekliyor.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları