Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

Enerjide stratejik işbirliği

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:46

Aşkın Süzük'ün “Enerjide stratejik işbirliği” başlıklı köşe yazısı 12 Aralık 2012 Çarşanma tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “ateş almaya mı geldi” deyiminin rahatlıkla kullanılabileceği kısa Türkiye ziyareti üzerine çok yazılıp çizildi. Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya’ya ayar verdiği bile iddia edildi. Rusya’nın hafta sonu Suriye ile ilgili pozisyonunun değişmediğini açıklamasıyla, kimin kime ayar verdiği ortaya çıkmış oldu. Ziyaretin diğer önemli boyutunun ise enerji konusu olacağı biliniyordu. Yine iddia oydu ki, ziyaretle iki ülke enerji alanında stratejik işbirliğinde önemli adımlar atmıştı.

Ziyaretten birkaç gün sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın Güney Akım Gaz Boru Hattı inşaatının Rusya’nın Anapa kentindeki törenine katılması, enerjide işbirliğinin mahiyetini göstermeye yetti.

Avrupa’nın doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Rusya, yaşlı kıtaya gaz satışında tek transit ülke olan Ukrayna’yı bypass etmek istiyor. Yani bir açıdan Ukrayna’ya bağımlılığını ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ayrıca, AB’nin doğalgazda Rusya’ya bağımlılığını azaltmak için gündeme getirdiği Nabucco ile Azeri gazını Avrupa’ya taşıyacak Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) projelerini etkisizleştirmek istiyor.

Güney Akım ile Rusya, bu iki amacına ulaşmak için stratejik bir adım atmış oldu. Avrupa Komisyonu’nun enerjiden sorumlu üyesinin katılmayı reddettiği açılış törenine, Taner Yıldız koşa koşa gitti.

Güney Akım’ın rakibi Nabucco ve TANAP’ın resmi ortağı olan Türkiye’nin törende bakan seviyesinde temsil edilmesi, AKP hükümetinin enerji politikalarında ipleri Rusya’ya teslim ettiğini tescilledi. Güney Akım’ın Karadeniz’de Türkiye karasularından geçmesine göz yumulması da aynı nedenden. Yani ortada enerjide stratejik işbirliği değil, tek taraflı bağımlılık var. Putin’in ziyareti, Türkiye’nin bağımlılığına yeni bir ilmek daha ekledi.

AKP’ye haksızlık etmeyelim, Türkiye’nin Rusya’ya bağımlılığında 1990’lı yıllarda izlenen yanlış enerji politikalarının payı büyük. Ancak AKP hükümeti, özelleştirmeler ve piyasacı açılımlarıyla bu bağımlılığı her geçen gün perçinliyor. Dahası, bu bağımlılığı enerji alanında yeni rant mekanizmaları yaratarak siyasi ranta da dönüştürmek istiyor.

Hükümet, enerjide bağımlılığın had safhada olduğu doğalgazda, bu bağımlılığı azaltmaya dönük önlemler almak yerine, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda değişiklik yaparak sektörde serbestleşmede yeni bir hamleye hazırlanıyor.

Rusya doğalgazda devlet şirketi Gazprom’u dış siyasette önemli bir araç olarak kullanır ve giderek güçlendirirken, AKP hükümeti kamu şirketi BOTAŞ’ı parçalayıp özelleştirmeyi hedefliyor.

Rusya, Gazprom’un gaz ihracatındaki tekel konumunu korurken, AKP hükümeti BOTAŞ’ın doğalgaz ithalatındaki yüzde 80’in üzerindeki payının yüzde 20’ye düşürülmesine ve gaz ithalatı için daha fazla özel şirketin piyasaya girmesine çalışıyor.

Önceki yıllarda Rusya ile imzalanan doğalgaz alım sözleşmelerinin süresi dolarken, Gazprom artık tek ve güçlü bir alıcı olan BOTAŞ ile değil, irili ufaklı birçok özel şirketle masaya oturacak. İstediği şirketle anlaşacak, şartları bütünüyle kendisi belirleyecek. Türkiye’nin gaz ithalatında pazarlık gücü zayıflayacak. BOTAŞ’ın devreden çıkmasıyla, devletin doğalgazda fiyatları sübvanse etme şansı kalmayacak, bugünkü zamları dahi mumla arar hale geleceğiz.

Ötesinde Gazprom’un ülkemizde şirket kurup, ihtiyacımız olan gazı yine kendi şirketleri eliyle satmasının önü zaten açık. Nitekim Gazprom, halen Rusya’dan gaz ithal eden ve küçük ortağı Ali Şen olan Boshporus Gaz’ın yüzde 71’lik hissesine sahip.

Tüm bu sakıncalar ortadayken, doğalgazda tamamen Rusya’nın borusunun öteceği bir piyasa yaratacak düzenlemelerde ısrar edilmesinin takdirini okura bırakıyorum.

Ancak... Hal böyleyken, 4646 sayılı Yasa’da öngörülen değişikliklerden birisinin, gaz ithalatı işine girmek için gerekli lisans başvurularına getirilen “Bakanlık görüşü” kriteri olması tesadüf müdür?

Hacmi 20 milyar dolara yaklaşan gaz ticaretinden pay kapmak isteyen şirketlerin musluğun başını tutan Rus devlet şirketi dışında, hükümetten de icazet alması gerekecek. Gazprom ile pürüz yaşanırsa, hükümet devreye girecek. Doğalgazda yeni bir tezgah kurulurken, resmi ortağı olduğumuz boru hattı projelerine alternatif Güney Akım’ın Rusya’daki törenine tabii ki Enerji Bakanı da gidecek!

Rusya ile enerjide stratejik işbirliği mi demiştiniz?

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları