Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

AKP'nin Zam Politikası

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:59

AKP hükümetinin yedi yıllık döneminde zam politikalarını çok iyi belirledi. Kamu işçisine, emekçisine verilen ücret zamları hep bütçe kısıtları duvarına çarptı. Ama iş patronlara teşvik politikaları uyarınca sermayeye önemli kaynaklar seferber edilmesine gelince, bütçe açığı doğal sayıldı.

Patronların ödediği Kurumlar Vergisinin oranı düşürülürken, vatandaşın cebinden çıkan dolaylı vergilerin oranı sürekli artırıldı. Bu artışlar, yeni zamlar anlamına geldi. Hatırlanacaktır, son olarak akaryakıttan alınan ÖTV oranı artırılmıştı.

Elektriğe, doğal gaza zam yapıldığında, “emekçi dostu” Başbakanın ağzından “biz de istemezdik ama zorunluluktu” yollu demeçler döküldü.

AKP'nin atadığı YÖK Başkanı, harçlara zam “aslında eğitim paralı olmalı, harçlara yapılan zam az bile” anlamına gelen cümleler kurabildi.

Şimdi elektriğe yeniden zam yapılması gündemde...

Enerji KİT'lerinden TETAŞ, dün elektriğe yüzde 20 zam yapılması için EPDK'ya başvurdu. Bu zam talebi kabul edilirse ve hükümet de zammı onaylar ise elektrik faturaları 1 Ekim'den itibaren yeniden kabaracak. Halk elektriği yüzde 7 daha pahalı kullanmaya başlayacak. Hükümet, bu zammı Ekim'de ertelerse, birkaç ay sonra yeniden gündeme getirecek.

AKP hükümeti, elektrikte otomatik fiyatlandırma mekanizması kurdu. Buna göre, elektrik üretim maliyetlerine yansıyan her türlü artış, halkın kullandığı elektriğin fiyatına yansıtılmaya başlandı. Türkiye'de elektrik üretiminin neredeyse yarısı doğal gaz santrallerinden karşılanıyor. Elektriğin maliyetinde belirleyici unsurlardan biri, dışarıya bağımlı olduğumuz doğal gaz fiyatları olunca vatandaşa çıkan fatura kabarıyor.

Türkiye'de otomatik fiyatlandırma mekanizmasının bir başka boyutu ise enerji KİT'lerinin zararlarının da bir maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi. Yani enerji KİT'leri alacaklarını tahsil edemeyip borçlanmak zorunda kalırlarsa ve bu nedenle zarar ederlerse, fatura yine halka çıkıyor. BOTAŞ zarar edince doğal gaz fiyatlarına, doğal gaz fiyatları artınca ve elektrik KİT'leri zarar yazınca elektrik fiyatlarına zam yapılıyor. Bir zam zinciri oluşuyor. Enerji KİT'lerinin borçlarını tahsil etmeleri için gereken siyasi irade hükümet tarafından gösterilmiyor. Örneğin Ankara Belediyesi'nin BOTAŞ'a olan borçları konusunda adım atılmıyor, sonra da maliyetler nedeniyle bu zamlar zorunluluk deniyor.

İşin bir başka yönü daha var. Bilindiği gibi doğal gazda vanaların çoğunu Rusya tutuyor. Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile birçok enerji protokolüne imza atan AKP hükümetinin öncelikleri arasında doğal gaz fiyat pazarlığı nedense yok. “Güçlü Türkiye” söylemiyle bezenmiş dış politika açılımlarında, halkın ve memleketin doğrudan “ekonomik çıkarları”nı savunmak yer almıyor.

Elektrik üretiminde hala kamunun ağırlığı varken, maliyetler doğrudan halka yansıtılıyorsa “devlet ne iş yapıyor?” diye sorulmalı. Rusya, İran ve dahi kardeş ülke denilen Azerbaycan ile doğal gaz pazarlığı yapılamayıp bu ülkelerin sattığı pahalı doğal gazın acısı vatandaştan çıkıyorsa, “büyük dış politika” nidalarına gülünüp geçilmeli.

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları