Aşkın Süzük
AKP istihdam stratejisi belirlerse...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:10
Hükümetin gündeminde işsizlik var. İşsizliğin düşürülmesi amacıyla hazırlandığı iddia edilen Ulusal İstihdam Stratejisi'ne (UİS) Temmuz ayında son hali verilerek kamuoyuna açıklanacak.
Hükümet, kamu emekçilerini güvencesizleştiren ve kamuda esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasını esas alan 657 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıda olduğu gibi gizli kapaklı bir çalışma yapmıyor. Söz konusu stratejinin hazırlanması için hem sermaye örgütlerinin hem de işçi konfederasyonlarının görüşlerine başvurdu.
“Sosyal taraflar”ın stratejinin belirlenmesine katkı koymasına çaba gösteren AKP hükümeti, belli ki, büyük bir saldırıya hazırlanıyor.
Nitekim, görüşe sunulan başlıklar, yeni saldırı dalgasının çerçevesini çiziyor. İşçi ve işveren konfederasyonlarından, hazırlanan stratejiye ilişkin genel değerlendirmenin dışında, işgücü piyasasının esnekleştirilmesi, güvenceli esneklik, kıdem tazminatı, İşsizlik Sigortası Fonu, esnek çalışma modelleri, fazla çalışma süreleri, özel istihdam büroları-geçici iş ilişkisi ve bölgesel asgari ücret konularında görüşleri isteniyor.
AKP hükümeti, programının önemli saldırı başlıklarını oluşturan konuların tümünü birden gündeme getiriyor. Bir kısmını “sosyal taraf”ların görüşleri doğrultusunda geri çekecektir. Pazarlık payı olarak değerlendirilmeli.
Görüşe sunulan UİS taslağında, yapısal işsizliğin yüzde 10 düzeyinde olduğu tespit edilip, “işsizliğin kader olduğu” yazıyor. İşsizlikle mücadele adı altında, sermaye üzerindeki vergi ve sigorta primi yükleri hafifletilmeye çalışılıyor. Patronlara yeni kaynak aktarma mekanizmaları tarif ediliyor.
Stratejide seçim öncesi dönemde, kısa vadede istihdam olanaklarının artırılmasına dönük bazı düzenlemeler de unutulmamış. Kriz sonrasında kamu sektöründe güvencesiz, geçici istihdam uygulamaları ile iş olanakları yaratılmaya çalışılmıştı. Strateji, bu uygulamaların bir yıl daha uzatılmasını da öngörüyor. Valiliklerin kriz döneminde ağaç dikme gibi faaliyetlerde istihdam ettiği geçici işçiler, seçimlere kadar bu işi yapmaya devam edebilecek.
Ayrıca, AKP hükümetinin söz konusu stratejiyi kamuoyuna duyurmak için Temmuz ayını seçmesi tesadüf değil. TEKEL direnişinin etkisinin dağılması beklendi. 1 Mayıs'ın eylemlerinin içeriği ve etkileri gözlendi. Sonrasında konfederasyonlar arasında yaşanan çatlak bir veri oluşturdu. Son olarak, 26 Mayıs'ta ortaya çıkan manzara hükümetin elini güçlendirdi...
Temmuz ayında UİS kamuoyuna açıklandığında, bazı konfederasyonların “genel grev” nedeni saydığı kıdem tazminatının düzenlenmesi, kamu ve özel sektörde işgücünün esnekleştirilmesi, 4-C'yi solda sıfır bırakacak yeni istihdam biçimleri, özel istihdam büroları, kiralık işçilik, bölgesel asgari ücret gibi birçok başlık, hükümet tarafından bir eylem planı olarak gündeme getirilmiş olacak.
Bu takdirde, yaz ayları sendikalar ve tüm emekten yana güçler açısından oldukça sıcak geçecek. Emeğe dönük bu yeni saldırılara karşı mücadelenin yükseltilmesi ile yaz aylarının daha da sıcaklaşması beklenir.
İşsizlikle mücadele adı altında gündeme getirilecek başlıklara ilişkin ciddi bir direnç örülmediği durumda ise Türkiye, emek açısından uzun, kara bir kışa teslim olabilir.