Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aşkın Süzük

1 Mayıs’a çağrı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55

Aşkın Süzük'ün "1 Mayıs’a çağrı" başlıklı yazısı 1 Mayıs Çarşammba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

1889 yılında II. Enternasyonal’in işçilerin mücadele, birlik ve dayanışma günü olarak ilan etmesinden bu yana 1 Mayıs, tüm dünyada sınıf mücadelesinin siyasal ihtiyaçları doğrultusunda güncel taleplerin ve sloganların haykırıldığı, emeğin kurtuluşu için siyasi mesajların verildiği bir gün oldu.

İşçi sınıfının yüzyılı aşkın bir süredir oluşturduğu gelenek, sermayenin ve siyasi temsilcilerinin emek düşmanı saldırılarına karşı 1 Mayıs’ı aynı zamanda bir meydan okuma günü haline getirdi.

Yılın 365 gününe yayılan mücadelenin, 1 Mayıs’ta bir meydan okumaya dönüşmesi ise kitlesel, mesajını net bir şekilde veren ve emek düşmanı tescilli siyasi iktidarın mevcut yönelimlerini mutlaka karşıya alan gösteri ve mitingler düzenlenmesiyle mümkündür.

Tam da bu nedenle bu yıl, Türkiye’nin içine sokulduğu piyasacı, gerici ve işbirlikçi dönüşüm sürecini karşıya almayı, bu süreci deşifre etmeyi temel eksene almayan bir 1 Mayıs sönük kalmaya mahkum olacaktır.

1 Mayıs’ı “meydan tartışması”na sıkıştırarak meydan okunamayacağı da bilinmelidir.

Ne yazık ki, konfederasyonlar 1 Mayıs’ı İstanbul’da meydan inatlaşmasına kilitleyerek kitleselliği, işçi sınıfının sözünü örgütlü bir 1 Mayıs çalışmasıyla kitlelere ulaştırmayı ve 1 Mayıs günü tüm Türkiye’ye sınıfın mesajını sunmayı tercih etmediler.

Son birkaç güne kadar meydan belirsizliği sürmekte, birçok sendika üyesi işçi 1 Mayıs’ı nerede ve nasıl kutlayacağını bilmemekteydi.
Medya, konfederasyonların son dakikaya kadar Başbakan dahil yetkililerle yaptıkları görüşmelere odaklandı. 1 Mayıs’ta Taksim diyen konfederasyonlar, “meydan handikapı”nı aşmak için gösterdikleri çabayı Taksim’deki buluşmanın içeriğini ve taleplerini kendi üyelerine aktarmak için harcamadılar. Bu durum, İstanbul’da Taksim diyen Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESK’in sözlerini ortaklaştıramaması nedeniyle kamuoyuna dönük çalışmalarda da belirsizlik doğurdu. Ortaklaşılan konu, Taksim Meydanı ısrarı ve son ana kadar Taksim’in Valilik tarafından 1 Mayıs’a açılması için yetkililerle temasın sürdürülmesi idi.

1 Mayıs’ı bu belirsizliklere bırakırsanız, Başbakan Erdoğan da dün sendikaları kompleksli ilan edip 30 yıl aradan sonra Taksim’i 1 Mayıs’a kendilerinin açtığını rahat rahat söyleyebilir. AKP karşıtlığını da meydan konusunda farklı düşünmeye indirgeyiverir.

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ın hak etmediği bu tablo, reddedilmelidir.

Reddedenler, bağımsız bir ülke, aydınlanma, enternasyonalizm, eşitlik ve özgürlük için 1 Mayıs’ta Kadıköy’de olacaklarını ilan ettiler. 1 Mayıs’ta Kadıköy’de, siyasi iktidarın kirli yönelimlerine ve AKP’nin tasarladığı Türkiye’ye itiraz eden işçilerin, kadınların ve gençlerin kürsüleri kurulacak.
Reddedenler, haftasonu Barış Derneği’nin düzenlediği Uluslararası Barış Konferansı’nda ve Antakya Buluşması’nda da deşifre edilen Suriye’ye dönük emperyalist provokasyonlara karşı ise Hatay’da olacaklar. İzmir’de ve Dersim’de, Türkiye AKP Anayasası’na sığmaz diyecekler.

Bu sesi güçlendirmek, tarihsel ve siyasal anlamına yakışır bir içerikle kutlamak için 1 Mayıs’a!

Meydan tartışmasına takılmadan meydan okumak için 1 Mayıs’a!

Aşkın Süzük 'ın Son Yazıları