Sayfa yolu
İzmir'i vuran depremin üzerinden bir yıl geçti: 'Değişen bir şey yok, evimizi istiyoruz'
Yayın Tarihi: 30.10.2021 , 12:57 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
30 Ekim 2020'de Ege Denizi'nde Seferihisar açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem İzmir’de büyük bir yıkıma neden oldu. Deprem İzmir merkezine yaklaşık 70 km mesafedeki Sisam Adası açıklarında olmasına rağmen özellikle Bayraklı ve Bornova ilçelerinde çok sayıda bina hasar aldı.
Bayraklı'da 12 bina tamamen veya kısmen göçtü. 117 kişi yaşamını yitirdi, en az 1032 kişi yaralandı. Yaşamını yitiren yurttaşlardan biri Seferihisar'daki tsunamide boğularak, biri ise Bayraklı'da çalıştığı gökdelen inşaatından düşerek öldü. Yağcıoğlu, Yılmaz Erberk, Barış sitesi (B ve D Blok), Emrah Apartmanı, Rızabey Apartmanı, Karagül Apartmanı, Doğanlar Apartman ve Cumhuriyet Sitesi (A blok) yıkıldı.
Deprem nedeniyle Sisam adasında ise 2 kişi yaşamını yitirdi.
Hasarlı kamu binaları uzun süre kullanıldı
Depremin ardından Bayraklı ve Bornova'da binlerce kişi evsiz kaldı. Başka ilçeleri de vuran deprem sonrası Konak, Karşıyaka, Çiğli, Buca ilçelerinde de bazı evler hasar aldı. Ev ve işyerleri tahliye edildi. Okullar, hastaneler, belediyeler hasar gördü. Hasarlı kamu binalarında uzun süre hizmet verilmeye devam edildi. İzmir Büyükşehir Belediye binası yıkılmak üzere boşaltıldı.
Depremin ardından çok sayıda apartman görevlisi hem evsiz hem de işsiz kaldı.
'Rıza Bey apartmanı park yapılsın'
En çok yurttaşın yaşamını yitirdiği Rıza Bey Apartmanı sakinleri eylem yaptı. Depremzedeler apartmanın bulunduğu bölgenin park yapılmasını istedi. Önce park için söz verildi ancak yetkililer bölgeye apartman inşasına başladı. İnşaatın önüne bakanlık küçük bir alana "anıt" yapılacağını söylese de, depremzedeler hem bu duruma hem de yapılan apartmanın kubbeli mimarisine tepkili.
Afet koordinasyonu sağlanamadı
Depremden hemen sonra Bayraklı'da yaşananlar yurttaşların tepkisine neden oldu. Bölgede afet koordinasyonu sağlanamadı. Sağlıklı gıdaya erişemeyen, soğukta çadırlarda eksik malzemeyle kalan yurttaşlar örgütlenerek kendi yaralarını sardı. Türkiye Komünist Partisi, İzmir'deki depremin ardından bir açıklama yayımladı, kriz masası oluşturduğunu duyurdu. Bayraklı Semt Evi öncülüğünde bölgede yurttaşlara, giyim, çadır, yatak, gıda erişimi sağlanırken, başta kronik hasta, yaşlı ve çocuklar olmak üzere çadır kentteki kalanlara sağlık taraması yapıldı.
Depremin ardından pek çok ilden gönderilen yardım kolilerinin depolarda aylarca saklanarak Ramazan kolisine dönüştürüldüğü ortaya çıktı.
Düşük kalite beton kullanıldığı ortaya çıktı
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nin yanı sıra TÜBİTAK'tan uzmanların yer aldığı bilirkişi raporuna göre binalarda düşük kalite beton kullanıldığı, projelendirme hataları yapıldığı ve standartlara uygun olmayan malzeme kullanıldığı tespit edildi.
O dönemki adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, herhangi bir çalışma yapmadan birkaç gün içerisinde "ne yapılacağına" ilişkin sözlü taahhütler yaptı. Hızla zemin+5 kat imara izin verileceği belirtildi, rezerv alan belirlendi. İzmir Şehir Plancıları Odası duruma tepki gösterdi ve jeolojik sıkıntıların olduğu bir alanda zemin etüdü çalışması yapılmaksızın alınan kararları eleştirdi. Rezerv alan ilan edilen bölgedeki yapılaşmanın sıkıntı yaratacağına dikkat çekildi.
Yeşil alanlar imara açıldı
Aktif fayların olduğu bölgedeki İzmir'de geçen sürede kentleşme adına da ne yazık ki pek bir adım atılamadı. Aksine İzmir için yaşamsal öneme sahip yeşil alanlar, depremzedelere kalıcı konut bahanesiyle orman alanı dışına çıkarıldı. Yeşil alanlar "depremzedeler için" denilerek imara açıldı.
Bakanlık tarafından TOKİ eliyle depremzedelere kalıcı konut yapılması için heyelen bölgesi seçildi. Bakanlığın rezerv alan ilan ettiği bölge aynı zamanda 1995 yılında yaşanan sel felaketinde onlarca yurttaşın yaşamını yitirmesinin ardından "erozyonu önleme bölgesi" ilan edilip ağaçlandırılmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Bayraklı’da ağır ve orta hasarlı yapılar ile diğer riskli binaların dönüşümü için aldığı "emsal artışı kararı" tepkilere neden oldu.
Davalar devam ediyor
Yücel Yılmaz Apartmanı'nda oturan depremzedelere Bakanlığın 'ağır hasarlı' deyip yıktığı bina için DASK 'az hasarlı' diyerek düşük tadilat ödemesi yaptı.
Yıkılan bazı apartmanların müteahhitleri hakkındaki soruşturma ve dava süreçleri de devam ediyor. Rıza Bey Apartmanı sorumlularının yargılandığı davanın Eylül ayındaki ikinci duruşmasında ara karar açıklandı. Tutuklu sanıklardan statik-betonarme proje müellifi "Binanın üzerinde projesine uygun olmadan yapılan, binaya ek yükler getiren balkon kapatmaların olduğunu gördüm. Bunlar tehlikeli olabilir. Ciddi inşaat hataları var" dedi.
32 kişinin yaşamını yitirdiği Emrah Apartmanı'nın müteahhidi Hayati Uzun'un oğlu Murat Bora Uzun hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Deprem bitti mi?
Bir yıl sonra Bayraklı'da deprem izleri hâlâ görülebiliyor. Her sokak başında hasar almış ya da yıkılmasına karar verilen binaların çatlakları duruyor.
Yıkımına henüz devam eden çok sayıda bina varken, etrafına şerit çekili yıkılmış ve hafriyatı kaldırılmayan pek çok yapı da mevcut.
Konteyner kentte yüzlerce kişi yaşıyor
Bölgede bir süre çadır kentlerde yaşamak zorunda kalan yurttaşların bir bölümü konteyner kente alınmıştı. Öte yandan Bayraklı'daki "Geçici Konaklama Merkezi" hâlâ kullanılıyor. Yaklaşık 800 kişi maalesef henüz evleri tamamlanmadığı için 1 yıldır konteynerlerde yaşıyor.
'Bir an önce evlerimizin yapılmasını istiyoruz'
Depremin vurduğu Cumhuriyet Sitesi'nde C Blok'ta yaşayan ve konteyner kentte kalmaya devam eden bir depremzede kendilerine evlerin ne zaman biteceğiyle ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini söylüyor.
"Bir an önce evlerimizin yapılmasını istiyoruz artık" diyen depremzede, aylar geçmesine rağmen pek bir şey değişmediğini ve iş bulamadığını anlatarak, "Önümüzü göremiyoruz" dedi:
"Konteyner kentte kalıyorum. Annem yüzde 90 engelli, onun emeklisiyle geçinmeye çalışıyoruz. Evlerin yapılmasını bekliyoruz hâlâ. Kimse hiçbir şey söylemiyor. Ödeme ne yapacağız onu da bilemiyoruz. Şimdi evimize geçerken borçlanacağız. İş, güç yok nasıl yapacağız bilmiyorum. İş arıyorum ama bulamıyorum. Önümüzü göremiyoruz.
Ben Cumhuriyet Sitesi C Blok'ta oturuyordum. 6 katlı ev 5 kat oldu. Metrekaresi azaldı, 120 metrekareden 75 metrekareye düştü. 3 oda 1 salondan 2 oda bir salona çevrildi. Kim nerede oturacak o da belli değil, kura ile belirlenecek diyorlar. Bir site grubumuz var ama herkes beklemede.
'Değişen bir şey yok'
Yaklaşık 1 yıldır konteyner kentteyiz. Ara ara yakınlarımızda kalıyoruz mecburen. Yazın çok sıcak oldu mesela. Klima lazım aslında. Eşyalarımızı alamadık evden. Sağdan soldan ödünç aldık. Depremden hemen sonra eşya yardımı için para verildi ama o verilen paralarla aynı eşyalar alınabilir mi hiç? Hem de böyle bir dönemde. Bir televizyon alsanız yardımın yarısı gidiyor zaten. Biz siteden çıktıktan sonra takılarımıza kadar teslim edileceği söylendi. Çelik kasasını bile alamadı daire sahibi, biz takıları nasıl alalım.
20 yıl çalışıp emek verip evimi, eşyalarımı almıştım. Üstümüzdekilerle çıktık o gece. Düşünün o durumda kalıyorsunuz, aylarca konteynerde yatıyorsunuz. 1 yıl geçti değişen bir şey yok. Bir an önce evlerimizin yapılmasını istiyoruz artık."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.










