Aşkın Süzük
Kadınların itirazı var
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52
Aşkır Süzük'ün “Kadınların itirazı var” başlıklı yazısı 06 Mart 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
8 Mart Cuma gününden başlayarak hafta sonu, çeşitli eylem ve etkinliklerle Dünya Emekçi Kadınlar Günü tüm dünyada ve Türkiye’de kutlanacak.
8 Mart, Clara Zetkin’in 1910 yılında II. Enternasyonal Kongresi’nde bugünün Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kutlanması teklifinin kabul edilmesinin ardından dünyada kadınların birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Zetkin bu teklifinde, New York’ta kadın dokuma işçilerinin düşük ücretler ve kötü çalışma koşullarını protesto etmek için 8 Mart 1857’de yaptığı kitlesel yürüyüşten feyz almıştı.
İlerleyen yıllarda, emekçi kadınların hakları ve daha iyi bir yaşam için verdiği mücadele, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin en önemli bileşeni haline geldi. Ülkemizde de ilk 8 Mart kutlaması, 1921 yılında Ankara’da gerçekleştirildi.
1975 yılında Birleşmiş Milletler, 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etti. Günün ismindeki “emekçi” ifadesinin düşürülmesi, çeşitli alanlarda ortak sorunlar yaşayan tüm kadınların kapsanacağı varsayımıyla kadın hareketi tarafından da kabul gördü. Ancak mesele, elbette günün ismi değildi, 8 Mart kapitalist sistem tarafından meşrulaştırıldıkça, kadın sorunlarının daha fazla konuşulduğu ama kadınların mücadelesinin geri plana itildiği bir gün halini aldı.
Konunun bu boyutu, toplumsal, ideolojik ve kültürel olarak yeni referanslarla şekillendirilen bugünün Türkiyesi’nde tali bir tartışmadır. Çünkü, toplumsal yaşamda inisiyatif alan, sorunlarını tartışan, örgütlenen, hakları için mücadele eden kadın kimliği ile ülkemizde on yıldır iktidarda olan AKP’nin toplum ve kadın tasavvuru arasında bir kan uyuşmazlığı bulunuyor.
Türkiye’de kadınlar, öncelikle işsiz bırakılıyorlar. Resmi işsizlik oranı Kasım 2012’de yüzde 9,4 iken, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 17,5’e, kadınlarda ise yüzde 24,2’ye çıkıyor. Çalışmak için işgücüne dahil olan her dört kadından birisi işsiz durumda.
İş bulabilen şanslı kadınlar ise erkeklere göre daha düşük ücretle, güvencesiz ve kayıtdışı olarak istihdam ediliyorlar. Atipik ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, kadınların kötü çalışma koşullarında çalıştırılmasını kolaylaştırıyor. Mevsimlik çalışanların, yüzde 82’si kadın.
Kadınların çok büyük bir kısmı ise çalışmıyor, iş aramıyor. Ülkemizde işgücüne dahil olmayan 27,2 milyonluk nüfusun, 19,5 milyon kişi ile yüzde 72’si kadınlardan oluşuyor. Ev hanımlarının sayısı 11,7 milyona ulaşıyor.
Hükümetin geçtiğimiz günlerde, iş ve aile yaşamının uyumlulaştırılması gerekçesiyle ve kadınların daha fazla doğurabilmesi için yeniden gündeme getirdiği düzenlemeler bu tabloyu destekleyecek. Kadına, “çalışma doğur, ille de çalışmak istersen esnek çalış” denecek. Gerici ve piyasacı bu saldırılar, çalışma yaşamında kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikleri derinleştirirken, daha fazla kadının eve hapsolmasına neden olacak. Yeni anayasa çalışmalarından tutun, toplumsal yaşamı ilgilendiren tüm yasal düzenlemeler aynı ruhla şekillendiriliyor.
Geçen yıl kürtaj düzenlemesine karşı çıkan kadınlar, sokulmak istendikleri kalıba sığmayacaklarını ilan etmişlerdi. Son yıllarda emek mücadelesinde öne çıkan tüm işçi direnişlerinde de kadınlar en öndeydi. Hey Tekstil, Kampana Deri, Savranoğlu, Billur Tuz, Berikap, Konveyör, İsmaco, Roseteks, Desa ve DHL direnişlerinde kadınlar mücadeleye ve sendikal dayanışmaya öncülük yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Şişecam direnişi, eşleriyle birlikte direnen kadınlar olmasaydı başarıya ulaşamazdı. İşten atılmalara ve grev yasağına karşı 282 gündür direnen THY işçileri içerisinde yine kadınlar başı çekiyor.
Kısacası, kadınlar itiraz ediyor. Hakları için mücadele ediyor.
Kadınların birlik, mücadele ve dayanışma günü 8 Mart kutlu olsun.
Not: Hem evde hem işte çalışan kadının dergisi Petrol-İş Kadın, 10 yaşına girdi. İtiraz eden, mücadele eden kadınların sesini duyuran ve alanında tek olan dergiye emek verenleri kutluyorum. Petrol-İş Kadın’a nice on yıllar diliyorum.