Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Tarihin 
‘açık’ ve ‘kapalı’ gözleri

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:14 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:14

Başlık Vilfredo Pareto’nun “L’ofelimita nei cicli non chiusi” başlıklı makalesinden mülhemdir (Pareto, 1906: 15-30). “Gözleri fal taşı gibi açık” bir birikim çevriminde tarih gerçek anlamda önemsizdir. Çevrim sadece takvim zamanının fonksiyonudur. Böylece oyun oyuncuların stratejik davranışlarını önemli ölçüde göz ardı eder.

Analitik anlatının tarihçinin ve/veya sosyal bilimcinin zanaatıyla sanılandan daha fazla örtüşebileceğini düşünmek için nedenler var. Sosyal disiplinlerde sürekli karşımıza çıkan kavramların bir kısmına göz atarsak şöyle bir liste elde edebiliriz: Evrim-devrim, süreklilik-kopuş, trend-salınım, bizzat trendin olasılığa tabi oluşu, tarihi sabitler ve değişmezlik-değişim veya başlangıç değerlerini muhafaza eden sistemler/saklamayan sistemler, üst-alt-tam belirleme, nedensellik-korelasyon, ortak trend/beraber evrilme, uzun dönemli ilişki-kısa dönemli ilişki, türev, doğrusallık-doğrusal olmama, basitlik-kompleks olma, kaos, patika bağımlılığı, lokal-global, optimal-optimal olmayan, rasyonel-irrasyonel-sınırlı rasyonel, tek nedenlilik/çok nedenlilik, parametrik-stratejik, denge-dengesizlik, kırılma/kavşak değiştirme noktası, dengenin tekliği/dengenin çokluğu, dengenin varlığı/yokluğu, dengenin kararlılığı/kararsızlığı vb...

Bu kavramlar açıkça matematiğin, dinamik sistemlerin ve matematiksel iktisadın diliyle örtüşüyor. Dolayısıyla “tarih ve diferansiyel denklemlerden” bahsedilmesi sadece retorik bir gönderme değil. Tarih ve sosyal bilimlerde kullanılan kavramların ve metaforların büyük ölçüde sistem bilimleri/doğa bilimleri/karar teorisi kavramlarıyla örtüşmesi Batı’nın entelektüel tarihi ve Aydınlanma göz önüne alındığında hiç de şaşırtıcı olmuyor.

Örnek olarak ünlü tarihçi Postan’ın bir önermesini gösterebiliriz. Hatcher & Bailey (2001) Postan’ın tarihi verileri yorumlama sorununu “genel trend ve lokal (yerel, kısmi) salınmaları (trend etrafında olasılığa bağlı değişmeler)” birbirinden ayırma sorunu olarak gördüğünü yazıyor. Ayrıca Postan “lokal nedenler çok büyük sıklıkla genel nedenlerin lokal etkileridir” şeklinde bir görüş de bildiriyor, lokal-global, trend-salınım ve buradan türetilebilecek diğer matematiksel kavramların metaforik kullanımına başvuruyor. Örnekler kolaylıkla çoğaltılabilir.

Tarihi, dengelerin parçalandığı bir dinamik, patikaların çatallaştığı bir yol, doğrusal olmamanın yaşattığı ani kavşak değiştirmelerin olmadığı bir süreç olarak görmek kaçınılmaz olarak ya tarihe doğrusal bir trend vermek veya tarihi durağan varsaymak alternatiflerinden birine götürecektir. Tarih entegralinin başlangıç ve sonuç durumlarının –sonlu zaman varsayılırsa- aradaki patikadan bağımsız olmasıysa tarihi bir nevi paranteze almak şeklinde yorumlanabilir.

Tarih kaostan yoksun bırakılırken, zaman, tarihi süreçte muhafaza edilen bir tarihi özün kendisini, muhtemelen doğrusal bir trend ile, açığa vuruşundan ibaret oluyor. Mesela kapalı bir çevrim dengesi patikadan bağımsızdır ve ilgili mekanik sistemlerde enerjinin sakınımına denktir.

Tarihin böyle görülmesi, yani Markov stratejileriyle oynanan bir oyun olması örneğin Le Roy Ladurie’nin feodal ekonomiyi kendi kendisini düzelten bir ekosistem, durgun tarih, iki fazlı hareket olarak betimleyen formüllerine uygun bir imge yaratıyor. Buradaki denge kavramı demografik ekol Ortodoksluğunun tek bir temel –indirgenemez- faktörle ateşlenen bin yıllık durgun Avrupa imgesinin formel karşılığıdır. Her alt oyun tutarlıdır ve mükemmeldir, sınıfların davranışları zaman-tutarlı ve güvenilirdir. Eylemler cari dönemde gözlemlenebiliyorsa, öngörüde bulunmak da zor değildir.

Buradan çıkan sonuç bazı tarihi ekosistemlerin dışsal bir şok olmadan dönüşüme uğramalarının zor olabileceği düşüncesidir. Mesela, lortların gelenek tarafından takdis edilmiş normları aşarak, örf ve adetleri çiğneyerek, serfleri bu kadar baskı altına almaya çalışmalarının nedenleri ne olabilirdi?

Modern siyasi tarihte de benzeri durumlar aranırsa bulunabilir. Denge modeli bu noktada suskundur. Burada söylenen şey ilgili nedenlerin bulunamayacağı değildir. Sadece, bu nedenler ancak tarihi bir anlatıyla ortaya konabilir.

Bu bakışta lordun ve serfin sınıf savaşı kendi kendisini düzelten bir sürecin üzerinde, yine ve sadece kendi kendisini düzeltmesi halinde tek ve optimal bir dengeye götürebilecek olan, bir stratejik aksesuardır.

Peki böyle midir?

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları