Tunç Sipahi
Soma’dan sonra ne söylenir?
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:14 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:14
Gazete tüm sayfalarında gereken her şeyi ifade edecektir. Ne yazayım?
Sosyalistlerin ağırlığının olmadığı bir ülkede vicdan olmaz.
Solun nüfuz edemediği bölgelerde neyin, neden olduğu, olanların asla kader olmadığı, açık ve gözle görülebilen nedenlerinin olduğu nasıl anlaşılacak? Basit nedensellik bağlantıları nasıl anlatılacak?
Öyle şeyler söylemeliyiz ki... Ama en başta aklımıza kazınanı söylemeliyiz. En çok inandıklarımızı önce söylemeliyiz. Belki önce en çok kızdıklarımızı, öfkemizi, isyanımızı söylemeliyiz. Ama amaca uygun bir tarzda.
Yerel siyasette, belediyecilikte bile asıl belirleyici ulusal düzey. Siyaseti yerellikte taşıyanların kimlikleri elbette çok önemli. Fakat siyaseti yerellikte taşıyanlar yerel siyaseti taşımıyorlar genel siyaseti taşıyorlar.
Herkes merkeze bakar: Fransa’da Paris, Türkiyede İstanbul. Ve herkes merkezi mesaja bakar.
Merkezi söz önemli. Yerel taşıyıcılar merkezi söze kendi renklerini zaten katarlar.
İnsanlar “ne, nasıl yapılacak ve hangi güçle?” sorularına yanıt verecek organize bir yapı ve güven duyabilecekleri bir siyasi akıl ararlar.
Arayana buldurmalı, aramayana aratmalıyız.
İnsan gerçeğin nasıl kaybolduğunu, bir rezillik deryasında boğulduğumuzu gördükçe, zaten böyle olduğunu bilse de, utanç duyuyor.
Böyle bir sermaye partisi görülmedi. Böylesine fütursuzluk, böylesinde hadsizlik, böylesine insanı hiçe saymak duyulmadı.
Vampir kapitalizmi, kan imparatorluğu...
Bu ülkenin sosyalizmi anlatan ve yücelten sosyalistlere ihtiyacı var. Ve sadece onlara ihtiyacı var.
Kalplere ve zihinlere ulaşmanın bir yolunu bulmamız gerek.