Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Sıradanlaşmanın utancıyla yaşamak

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10

Restorasyon-konsolidasyon-normalleşme. Aynı şey. Bunların ön koşulu sıradanlaşmadır. “Aragorn: Neden korkarsınız Leydim? Eowyn: Kafesten. Demir parmaklıkların arkasında yaşamaya yaşlılık seni alıştırana, yapacağını düşündüğün hiçbir önemli işi yapamayacağını kabul ettirene, hatırlayamayacak veya isteyemeyecek hale getirene kadar.” (İki Kule, Eowyn Aragorn’a ruhunu anlatıyor). Sıradanlaşma budur. Bunu kabul edenden hiçbir şey olmaz. Bu, insanın reddidir.

İnsanı reddeden bir sıradanlaşma yaşanıyor. İnsanı bitirecek bir “normalleşme” amaçlanıyor. Son 11 yılın, yani 12 Eylül sonrası geçen 34 yılın rezilliğinin daha da öteye geçen korkunç mantıksal sonucunun kabul edilmesi isteniyor. Restorasyon budur. İlla bir devrimi ya da karşı devrimi restore etmek gerekmez. Ondan daha azını da restore etmeyi deneyenler çıkar. Tamamlanamayan, tam beceremeden ifşa oldukları, karşı devrimi restore etmek isteyenler her partiden çıkabilir. Yarım porsiyon aydınlanmacılık, çeyrek porsiyon laiklik, emperyalizmi bir realite olarak kabul etmek, taşaronlaşmayı, dincileştirilmeyi, eğitimin bitişini, sağlığın ölümünü, kamunun çöküşünü restore etmeye soyunmak... Sıradanlaşmayı benimseyen yolun sonunda gericiliği de içine sindirebilir.

Bu işin sonunda ya çöken bir gücün can havliyle yaptığı saldırı başarılı olur ve diktatörlük kesinleşir. Orada kalmaz ama ilk sonuç bu olur. Ya da gitmektedir ve sermaye sınıfının büyük kazanımlarını tehlikeye atmayacak bir model değişimi yaşanması için herkes devreye girer. Kademeli bir tasfiyeye tanık oluyorsak, sonrasında ne olacağına dair bir proje akımı da tasarlanmış demektir. Burjuvazinin ortak aklını temsil edenler –başka burjuvazilerin aklını da içerebilir bu- bir karara varmışlar ya da varmak üzereler demektir.

Son 11 yılın getirdiklerinin çok azını törpüleyerek yeni bir denge aranacak ve bu yeni denge başka bir sermaye birikimi-büyüme modelini gündeme taşıyacak. Bunu taşıyacak siyasi güç de en azından kısmen farklılaşacak.

Biz bunu da kabul etmeyeceğiz.

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları