Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Sen kalbimize seslen

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:08 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:08

“Sol kazanamaz” Bu sözü duyduğumda bazılarınız doğmamıştınız. Ben çok duydum. Olabilir. Ama yeter ki sen kalbimize seslen. Hiçbirimiz mantıksız insanlar değiliz. Hatta mantığımız biraz fazla ağır basıyor olabilir. O yüzden, sen yeter ki kalbimize dokun. Hepimiz Rosa Luxemburg’u unutamayacak kadar yakınımızda tutarız. Her şeyi unutsak şunu unutur mu yürek: “Proletarya için tarih tek doğru öğretmen, devrim ise en iyi okuldur”. Onun için sen ısıtacağımız yüreğimizin sıcağına gel. Komünistler insandır, tarifi biz veriyoruz. Bunu unutma ve öyle gel. Hepimiz öyle gelelim.

Başkaları da varmış, sorsan onlar da sosyalistmiş. Neler de diyorlarmış? İşçi sınıfı eskimiş bir kavrammış. Artık sol yüzünü kent yoksullarına dönmeliymiş. Zaten isyanlar kentli isyanlarmış. Orta sınıf hoşnutsuzmuş -kim onlar? Haziran, gayrı memnun orta sınıfın marifetiymiş. Çok da fazla bir beklenti oluşturmamak lazımmış. İsyan dediğin neymiş, zaten sönmüş değil miymiş? Doğru okumak lazımmış. Hadi be!

Siz bizimle alay mı ediyorsunuz? Siz Haziran direnişini ağaç ve park için sokağa çıkıveren “tuzu kuruların” siyaset dışı, marjinal, anlık bir tepkisi mi sandınız? Siz hayatını kaybedenlerin, sakat kalanların sizin fantazileriniz için mi orada olduğunu, her Soros çocuğunun “solculuk” adına pazarlayacağı sıradan boş laflar için mi bedel ödediğini sanıyorsunuz? Merak etmeyin, sosyalistler neyi nasıl “okumak” gerektiğini bilirler. Gezi’ye katılan bazıları kendilerini önemsemesinler: Haziran Türkiye çapındaydı ve bugün de öyle. “Tuzu kuru” olan sizsiniz: Haydi uğurlar olsun.

Siz Tekel direnişiyle başlayan, ODTÜ’yle devam eden, Hatay’da çığlık çığlığa haykıran isyanın, Reyhanlı’yı kana bulayan vicdansızlığa karşı çıkışın Haziran’da onura dönüştüğünü bile anlayamayanlarsınız. Siz Fenerbahçe taraftarının neden Ali İsmail Korkmaz heykeli dikmek istediğini de anlayamazsınız.

Siz 2013’te grevci işçi sayısının ne kadar arttığını, direnişlerin dur durak bilmediğini, işçilerin, memurların, öğretmenlerin, doktorların, emeklilerin gerici, hırsız, namussuzlara olan nefretinin durdurulamadığını da görmediniz mi? Siz kadınların bu kadın düşmanı mağara devri adamlarından nasıl nefret ettiğini hiç mi anlamadınız? Siz “çocuk gelinlerin” sessizce göçüp gittiğini mi zannedersiniz? Siz gençliğin ti’ye bile almadığı diktatörü artık hedefe oturtmaya tenezzül dahi etmediğini farketmediniz mi? Bitti artık. İnsanlar dinlemiyor bile: Herkes kanal değiştiriyor, radyosunu kapatıyor. Dinleyenler sadece “onlar”.

Ya diğerleri? Kirden arınmaları nasıl olacak? Bu utanmazlar, bu oportünist ötesi sol dışı üç kağıtçılar... siz daha kaç kişiyi kandıracaksınız? Sizi sol dışı ilan etmemizin üzerinden 35 yıl geçti. Tanımayanları, bilmeyenleri, Türkiye sosyalizminin iç kültürüne yabancı olanları, iyi niyetlileri ara sıra kandırabilirsiniz. Ama biter. Sizde de ahlak yok, sizde de inanç yok. Kalplere siz seslenemezsiniz.

Halkın nefreti sınıfın kini değilse nedir?

Sosyalist gibi sosyalist olanların yanında halkla beraber davranmayan solcu değildir. Sosyalist gibi sosyalist olmayanlar bu ülkenin sol geleceğini kurmaya talip olamaz.
Biz bunları biliyoruz. Sen de biliyorsun. Öyleyse yaklaş. Koşmasan da olur: Ama artık adımlarını sıklaştır. Hazırız. Ama yeter ki sen kalbimize seslen.

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları