Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Her kuşak önce çocuk olur

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:14 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:14

Küçüktük. Amerikan emperyalizmi diye bir şey duyduk evde. Herkes konuşuyordu. Vietnam. Aklımıza kazındı.

Sonra matemler başladı. Mahir, Deniz. Bakkaldaydık. O zamanlar süper market yoktu. “Anarşistler asıldı” dedi birisi. “Onlar vatansever” dedik, ya da her ne dediysek onu dedik. Ama şunu dedik, o açık: “Onlar sizin sandığınız gibi değil”. Biz haklıydık onlar haksızdı. Bundan emindik. Kuşağımız bundan emindi.

O sırada Z’yi gördük. Kadıköy’de Opera sineması önünde, ailecek gittiğimiz sinema kuyruğunda. O zamanlar öyleydi. Dağlar Kızı Reyhan filmi için Feza sinemasında -Altıyol Boğa’dan 200 metre aşağısı- kuyruğa girerdi o kuşak. Girerdik. Z gazete satıyordu. İlkokulda sınıf arkadaşımızdı. Olabilir.

O zaman sınıf nedir, anladık. Bir saniyede.

Ve Vietnam’la birleştirdik. Bir ayda.

Ve bir daha eskisi gibi olmadık. Olamadık. Bütün “entelektüelliğimiz” o ilk anı değiştiremedi.

Değiştirmesini istedik mi? Hayır. Değiştirdiğine inandık mı? Hayır. Değiştirir mi? Hayır.

Bazı şeyler değişmez ve değişmemelidir.

Bazı şeylerin değişmeyeceğinden herkes emin olsun.

“Bazı şeyleri kalbinde değiştiremeyecek” insanların bir bölümünün, her koşulda, siyasi aklı oluşturduğunu da herkes anlasın.

Anlamamak vakit, dünyaya yanlış yerden bakmak enerji kaybettirir.

Gelelim organik aydın eksikliğine ve yapılabileceklere. Doğrudur, eksiktir. Ama yaratamazsınız. Güçle, iktidarla, zamanla, gelenekle yaratılır. Eldeki malzeme azdır ve üstelik gerçekten de sosyalistlere enerji aktaracak bir ara katman yoktur.

Sosyalistlerin sabırla dinleyecekleri ve işlemeye çalışacakları, onları en azından dinleyecek bir ara katman var ama.

Yapılması gereken budur. Hem... Söz ve eylem. Bunlar o kadar farklı mıdır?

Eylemin sözü vardır denebilir. Eylemler sözden etkilidir denebilir deniyor da. Ama eylemler sözün açtığı yolda, dünyayı anlamlandırdığımız sembolik alanda işlerler. O anlam zihinlere kazınmadan eylemler de, yere çarptıklarında çok ses çıkarmalarının dışında, belleğe kazınmazlar.

Fazla yükselen “ateşler, (yüksekten bırakılan) taşların yere düşecekleri kadar kesinlikle düşerler” (Althusser).

Eylemler ait oldukları mana dünyasını insanların evrensel algı sembollerinin ta kendisi kılamadıkları sürece unutulurlar.

“Önce kelam vardı.” Ve elbette: “Dünle beraber gitti, cancağızım ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Yeni şeyleri yeni insanlara söylemek lazım.

Sosyalizmi savunan sosyalistler sözlerini, daha önce olduğundan daha fazla, gençlere ve kadınlara söylemek durumundalar. İnsana saldırıdan en fazla zarar görenlere ve göreceklere..

Sınıf nedir anlayanlar var, bir saniyede. Anti-emperyalizmle birleştirenler var, bir ayda.

Azdır, ama vardır. Kuşağımız şahittir. Olur.

Laiklik, Aydınlanma ve Özgürlük ise insanın doğasında var. Ve insan en doğal haklarına saldırıldığında cevap verir, itiraz eder. Etti de. Bu kadarı, daha da kolay, daha da doğal, daha organik.

“Önce kelam vardı”. Tamam. Burada anlaştığımızı düşünmek istiyorum.

Peki ne söylemeliyiz?

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları