Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Henüz bir zafer değil

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:11 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:11

Bazı tutuklular serbest bırakıldı. Berkin’in öldüğü gün. Bize ortada henüz bir zafer olmadığını -bunu “Silivri boşalınca sonuç alınmış demektir” diye düşünenler için yazıyorum- gösteren bir durum. Hayır, zafer falan yok. Ayrıca henüz Silivri boşalmadı ve KCK tutukluları da, diğer siyasi davalardan içeride tutulanlar da çıkmadı.
15 yaşında bir çocuk öldü. Katiline/katillerine nefes aldırmamak gerekiyor.

Ayrıca Erdoğan hala direniyor, seçimlerde bir şekilde yüzde 40 alırım diye düşünüyor. Sonra ne olacak? Hiç. Ama belli mi, olur sürekli AKP’ye alan açanlar yine ortalığa dökülüverir.

Açık değil mi? Kocasakal ve Feyzioğlu’nun konuşmalarına bakın, ayrımın derinliğini fark edeceksiniz. Güncel durumda hangi siyasi çizgiye yakın oldukları bizi ilgilendirmez. Nasıl durdukları önemli ve, hepsine geçmiş olsun, salıverilenlerin nasıl konumlanacakları da önemli olacak.

Galiba ülkenin çoğunluğu, ve siyaset erbabının da çoğunluğu, Erdoğan sonrası dönemin gelmekte olduğu kanısında birleşti ve yeni döneme yatırım yapmaya başladı. Yatırımlar nüanslarla ayrılıyor ama temel aynı: ‘Neo-CHP’ ve ‘Yeni-AKP’ el ele verir, geçmiş dönemin hesabı sorulmaz, bu dönemin kazanımları korunur, bir yol kazası oldu denir, devam edilir.

Tablo belli. Bu yatırımı yapanlar “aşırılıkları törpüleyip” benzer bir yolda ilerleneceğini düşünüyorlar. Belki de “kapitalizm bu ülkede böyledir” ve “ABD böyle istiyor” diye “yapısal” analizler bile yapıyorlardır.

Oysa ki böyle olmak zorunda değil. Ayrıca zaten muhtemelen gerçek “yapısal” durum bu değil. Mevcut strateji “yapısal” durumu yansıtıyorsa, destekleyenlere geçmiş olsun çünkü “kapitalizm bu ülkede böyledir” tezini 10 yıl daha ayakta tutmak için topraktan petrol fışkırması gerekiyor. Mevcut “yapısallık” iflasa gidiyor.

Şu 2 tez çok eski tezler. Tez 1: “Müşterilerin oy verdiği rant koalisyonuna demokrasi denir”. Tez 2: “Rant koalisyonunu oluşturacak, dinle, milliyetçilikle, bir tür ‘doğal ideolojiyle’ tutkallayıp kalıcılaştıracak girişimciler ekibine siyasi parti denir”.

Amerikan siyaset biliminde de, iktisat literatüründe de bu tezlerin pek çok versiyonu bulunabilir. Bu tezler siyaset denen alanı nitelemeye yetmez çünkü eksiktir ve, haliyle, yanlıştır. Bu tezlerde sınıf yok, devlet yok, tarih yok, coğrafya yok, kent yok, kadın yok, genç yok, halk yok... Sonuçta bu tezlerde siyaset yok.

Bu tezlerin doğal sonucu şudur: Oy verenler “rasyonel ahmaklardır”. Çıkarlarını düşündükleri oranda “rasyonel” sayılırlar, fakat burunlarının ucunu göremezler. Kısmen ve bazı dönemlerde geçerlidir, o kadar. Bu tezleri analiz diye ortaya sürmek tuhaf.

Henüz bir zafer değil. Konjonktürel bir zafer için bile AKP’nin sandığa gömülmesi, “paralel” vb ne varsa onunla birlikte kenara itilmesi, yıllardır verilen hasarı hızla tamir etmeye soyunacak kararlı insanların iradesinin belirleyici olması gerekir.

Gerçek zafer zaten sosyalizm demektir.

AKP’nin temsil ettiklerinin olsa olsa bir karış ilerisinde, verdiği hasarın getirdiği noktayı kabul ederek makyaj yapmayı “zafer” gibi sunmaya çalışacakların elinde bir restorasyonsa, 2014 yılının siyasi ikliminde, açıkça sağcılık ve hatta gericilik anlamına gelir.

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları