Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tunç Sipahi

Ekonomide son durum: Doğru mesaj şu anda ne?

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:03

AKP ekonomik kriz nedeniyle oy kaybetmeyecek, çünkü durum 2009 yerel seçimleri öncesindeki gibi değil. O dönemde Lehman iflas etmiş ve dünya aniden tersyüz olmuştu. Reel sektörün çok ciddi etkilendiği, sanayi üretiminin rekor oranda düştüğü, işsizliğin fırladığı bir ortamda yerel seçimler olmuştu. Bir de patlayan ilk “açılım” ve Habur olayı vardı: AKP oy kaybetti. Şimdi bunlar yok. Zaten kriz beklemek ve bu nedenle oy kaybederler diye düşünmek ideolojik açıdan yenilgiyi kabul etmek demek. AKP ne yapmak istediği geniş kitleler tarafından anlaşıldığı ve programı siyasi açıdan kabul görmediği ölçüde oy kaybeder.

Şu anki durum “belirsizlik içinde ralli hazırlığı” durumu. Dünya ve mali piyasalar birkaç aylık vadede nereye dönüyor? ABD’de varlık alımları azaltılamıyor çünkü Bernanke konuştuktan sonra (a) Amerikan iş alemi -ağırlıklı KOBİ- belirsizlik arttı ve işimizi etkiliyor demekte. (b) Bizzat hükümet ve Fed belirsizlik kaynağı diyorlar. (c) İstihdam verileri aşağı yönlü revize ediliyor. Bernanke aslında erken konuşarak piyasa tepkisini öne çekti. Fed gerçekten eyleme geçince çok daha az etkisi olacak. Enflasyonda Fed hedefinin hayli altında seyrediliyor ve istihdamda momentum kaybı açık, büyüme beklentileri aşağı yönlü revize ediliyor. Fed’in hareket etmesinin önünde veri akışına dayalı engeller de var. 2014 ortasına kadar sürebilecek bir yeni dönem söz konusu olabilir. Yellen gelirse, çok temkinli hareket edecektir.

Ya Türkiye ekonomisi? İlginçtir, IMF yine IV. Madde konsültasyonu için geldi ve yine sert uyarılarla dolu bir rapor çıkacak: (a) IMF faizin 2 katı veya 2 katına yakın olması gerektiğini ima ediyor. Enflasyon, kredi büyümesi, cari açık pozitif reel politika faizi gerektiriyor demekte. Bu durumda %1 reel faiz dersek, politika faizinin %7.75-9.75 arasında olması gerektiğini söylemiş oluyor -enflasyonu beklenti veya cari enflasyon olarak alırsak iki uç bunlar oluyor. (b) IMF bankaların dış borçlanmasıyla döviz cinsi krediler arasında ilişki kuruyor. Döviz cinsi kredi büyümesi yavaşlamalı demekte. Öz kaynaklar artmıyor -bunun nedeni faizler arttığı için menkul kıymet cüzdanının özkaynaklara yansıyan değer kaybı. TL mevduat da kredi artışının çok altında desteklemiyor. Ama dış borçlanma tam hız devam ediyor. Son sendikasyon dönüşleri %95. İsteseler %100’ün üzerinde de borç döndürürler.

Bankalardaki döviz mevduatı hazirandan bu yana 14,5 milyara dolara yakın arttı. Bankaların merkez bankasında zorunlu karşılık+rezerv opsiyon mekanizması şeklinde park ettikleri miktar 62 milyar dolar. Hem yerli sanayici hem de yabancı yatırımcı açısından en önemli kaygı kurdaki oynaklığın hâlâ yüksek görülmesi. Evet, özel sektör çok fazla döviz borcu yüklendi. Ancak cari durumda kulaklardan döviz fışkırmasa da, döviz likiditesi sorunu yok. TL biraz daha değer kazanacak. Sınai üretimdeki aydan aya düzeltilmiş düşüş çok sert oldu. Fakat bu seri durağan bir seri görünümünde. Ortalamasına geri dönüyor, sürekli eksiye/artıya geçişlerle kendisini dengeliyor. Yani Eylül rakamı %3-3,5 artı olabilir.

Sol finansal ekonomiyle ilgilenmeli ve sol basında finans piyasaları da biraz daha “incelikli” yer almalı. Bu konuda yanlış mesaj verilmemeli. Uzun vadeli kırılganlıklar, Fed’in son duruşu geçerli olduğu sürece, kısa vadede kriz yaratmaz. Hatta tam tersi olabilir.

Tunç Sipahi 'ın Son Yazıları